13 Nisan 2016 Çarşamba

Plastikler, biyobozunurluk ve risk değerlendirmesi

Biyoplastikler: gerçekler ve algılar


Pazarda geçen 25 yıllık sürelerinden sonra, biyoplastikler hakkında çok fazla şey biliyoruz. Standartlar terimin adını kesinleştirdi, test metodları uygun geri kazanımlarını doğruladı ve bütün bularının ötesinde endüstri kullanılma amaçları ile ilgili açık sebepler ortaya koyabildi. Fakat bütün bu temellere rağmen, biyoplastiklerin gerçekten ne olduğuna dair bilgi sadece küçük bir uzman döngüsü içerisinde sıkışmış olarak kaldı ve kamuoyunun bu konu hakkında hala kafası karşık durumda. Bu şartlar altında, efsaneler ve yanlış bilgilerin de yayılma potansiyeli sonucunda bir dalgalanma etkisiyle biyoplastiklerin toplum tarafından bütün olarak kabul edilmesi de etkileniyor. Bazı konseptler çoğunlukla yanlış anlaşılıyor, örnek olarak biyo-esaslılık çoğu zaman biyobozunurluk ile eş anlamlı olarak görülebiliyor. Bu makalede biyoplastik terimi biyobozunur plastikleri kast ederek kullanılmaktadır. Ek olarak standartların varlığı yeterince değer görmüyor ki bazen ''biyobozunur'' kelimesi tırnak içinde yazılarak biyobozunurluğun henüz tam olarak gösterilmediği gibi imalarda bulunuluyor.

Biyoplastikler ve deniz ortamı


Biyoplastiklerle ilgili belirsizlik son olarak deniz atığı konusunda gündeme tekrar geldi. Denizlerdeki plastik atık sorunu yeni olmamakla beraber, özensiz atık yönetimi kürsel ölçekte, ciddi miktarda farkındalık, önleme ve geri kazanım programlarına yatırım yapılma ihtiyacına yol açıyor. Biyoplastikler de istenmeden de olsa bu tartışmanın içine çekilerek, kronik deniz kirliliği problemine hemen çare olurlar yanlış algısına sebep oldu. Bu bağlamda, biyoplastik endüstrisinin aşağıda sayılacak olan sebeplerden dolayı, biyobozunurluk özelliğini çevreye çöp atabilmek için yeşil ışık olarak görmediğini belirtmek gerekir.

Resim 1- Akvaryum içinde bozunurluğun test edilmesi

Resim 2 - Sediment içerisinde bozunurluğun test edilmesi

Biyobozunurluğun değeri


Ambalaj ve tüketici ürünleri kullanım döngülerinin sonunda bir geri kazanım potansiyeli barındırmak zorundadır. Bazı durumlarda, biyobozunurluk organik geri dönüşüm aracılığıyla bu geri kazanımı sağlamaktadır. Bu seçenek Ambalajla ilgili olan Avrupa Direktifinde de belirtilmiş ve ne zaman ambalaj mutfak atığı (biyoatık) ile birleşiyorsa bu özellik faydalı olmuştur. Fakat biyoplastik/biyoatık bileşimi kompost içinde geri dönüştürülebilir. CEN standardı olan EN13432 organik geri dönüşüm için uygun olan ambalajları tanımlar fakat denizler de dahil herhangi bir ortamda (doğal çevre ortamı) biyobozunurlukla ilgili bir iddiayı desteklemez. EN13432'nin kapsamı kristal şeffaflığında açıktır ve herhangi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemektedir.

Biyobozunur plastikler ve geri dönüşüm


Biyoplastiklerle ilgili herhangi bir tartışma başladığında gündeme gelen bir diğer konu da plastik geri dönüşümünün kontaminasyonu tehlikesidir. Daha şaşırtıcı olan ise, teknik olarak konuşulduğunda plastik geri dönüşümü aslında doğru kullanılmamaktadır çünkü plastik terimi kollektif bir terimdir ve birbiriyle uyumlu olmayan farklı malzemeleri kapsar ve her biri ancak ayrı geri dönüştürülebilir. Çapraz bulaşa geri dönüşüm için her zaman bir engel olmuştur (örneğin biyobozunur olmayan plastikler de biyoatıkların geri dönüşümüne engel teşkil eder). Ürünün kullanım döngüsü sonunun yönetimi de ürünün özelliğine ve atık çeşidine göre uygun olmalıdır. Eğer yerinde ayrı toplanma uygun bir şekilde yapılabilirse de biyoplastiklerin organik geri dönüşüm kapsamında geri kazanılabildiği ve uygun atık yönetimini teşvik ettiği görülmektedir.

Doğada biyobozunurluk


Yanlış yönlendiren iletişimlerden kaçınabilmek için biyobozunurluk terimini sadece ilgili bozunurluk ortamı (nerede)  ve koşullar (ne kadar ve ne sürede) ile birlikte ifade etmek doğru olacaktır. Tarımda yapılan testler toprağa özgü olup malç filmlerinin biyobozunurluklarına bu şekilde bakılır çünkü bu ortam mikrobiyolojik olarak kompost ortamından farklıdır. Benzer olarak, deniz ortamına özgü testler de geliştirilmektedir (Resim 1). FKuR firması biyobozunur film üretimi için uygun olan Bioflex grubu ürünlerini ASTM ve ISO test metodları ile test etmişlerdir (3,4) (Resim 2). Deniz tabanında yapılan testlerin sonucunda bir yıldan daha az sürede yüzde 90'dan fazla (selüloz ile oranlandığında ve mutlak olarak) biyobozunurluk (CO2 oluşumu şeklinde) ölçülmüştür. Milan'da bulunan Certiquality enstitüsü tarafından da bu sonuçlar onaylanarak Avrupa Komisyonunun pilot programı olan ETV (5) çerçevesinde olduğu görülmüştür.

Resim 3- Deniz çiftçiliğinde kullanılan filelerde
biyobozunurluk katma değer sağlayabilir.


Biyobozunurluk ve risk değerlendirmesi


Son olarak, bu umut vaadeden biyobozunurluk verilerini nasıl yorumlamamız gerekir? Genel manada, çevresel risk çevreye stres veren maddenin ortamdaki derişimine ve ortamda kalış süresine bağlıdır. Derişim ne kadar düşükse, ve kalış süresi ne kadar kısaysa o kadar iyidir. Biyoplastikler deniz ortamına girdikleri anda hemen ortadan kaybolmazlar. Fakat biyobozunurluk sayesinde ortama stres sağlayan maddenin kalış süresi azalmaktadır. Bu sebeple, okyanuslardaki plastik problemini sadece biyoplastiklere geçerek çözmek mümkün değildir. Diğer taraftan, kazayla ortama bulaşmanın kesin ve ya olası olduğu durumlarda biyobozunurluk riskin azaltılması konusunda rol oynayabilir. Denizde bulunan balık avlama aletleri gibi uzun süre boyunca yıpranıp denizde parçalarının kalması mümkün olan plastiklerin tamamen ve ya göreceli olarak hızlı bir şekilde biyobozunur olması bu sebepten uygun olacaktır. FKuR firmasının Bioflex ürün grubundaki gibi denizde biyobozunur olan malzemeler midye yetiştirmek için ağlar gibi deniz çiftçiliği uygulamalarında denizde biyobozunurluk özelliği umut vaadetmektedir.

Kaynaklar:
1) European Parliament and Council Directive 96/62/E0 of 20 December 1995 on packaging and packaging waste
2) EN 13432:2000 Packaging Requirements for packaging recoverable through composting and biodegradation. Test scheme and evaluation criteria for the final acceptance of packaging
3) ASTM D7991 - 15 Standard Test Method for Determining Aerobic Biodegradation of Plastics Buried in Sandy Marine Sediment Under Controlled Laboratory Conditions
4) ISO/DIS 19679 Plastics - Determination of aerobic biodegradation of non-floating plastic materials in seawater/sediment interface - Method by analysis of evolved carbon dioxide

11 Nisan 2016 Pazartesi

Termoform kalıplama için a-PHA modifiye PLA hammaddesi

Yakın zamanlarda yayınlanan raporlar, tüketiciler arasında, artan çevresel farkındalıklardan dolayı gelişmiş biyobozunurluk özelliklerine sahip sürdürülebilir ambalaj seçeneklerine doğru bir gelişmekte olan pazar trendinin oluştuğunu gösteriyor. Örnek olarak, Gıda servis ambalaj enstitüsü (Foodservice Packaging Institute) 2015 Trendleri raporunun bulgularına göre kompostlanabilir ambalajlara karşı artan bir ilgi olduğu ve firmaların yakın gelecekte sürdürülebilir ambalaj uygulamaları için bu talebe yanıt vermeleri gerekeceği belirtiliyor.

PLA endüstriyel kompostlama uygulamalarında daha yaygın olarak kullanılan biyopolimerlerden biri olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilmesinden dolayı, yeşil ambalaj malzemesi olarak aranan bir çözüm konumunda. Fakat PLA'nın fiziksel özelliklerinin hem işleme sırasında hem de bitmiş ürünlerin performansıyla ilgili bazı zorluklar yarattığı bilinmektedir. Bu problemlerin bir tanesi de malzemenin kırılganlığı ve göreceli olarak düşük sertliğidir. Bu durum da biyopolimerin yeni ambalaj uygulamalarına adapte edilmesini zorlaştırmaktadır. Örnepin, petrol bazlı performans geliştiriciler biyo-esaslı yüzde içeriğini azaltmakta ve oranları arttıkça da kompostlanabilir özelliğinin kaybolmasına dahi yol açabilmektedir. Bu durum PLA'nın özelliklerini geliştirirken, biyo-esaslı yüzde içerikten ve kompostlanabilirlik özelliğinden taviz verilmesini önleyecek yeni katkıların tespit edilmesini gerektirmektedir.



PHA (polihidroksialkanoat) teknolojisinde lider olan Metabolix firması 2015 yılında yeni amorf PLA (a-PHA) ürününü piyasaya sundu. Bu yüksek moleküler ağırlık ve düşük Tg'ye sahip olan kauçuk yapıdaki malzeme PHA malzemelerinin katkı olarak kullanılabilme aralığını da genişletiyor. Metabolix yakın zamanda a-PHA malzemesinin hem malzemelerin işlemesini kolaylaştıran hem de performans arttırıcı bir katkı olarak PVC için, sadece performans arttırıcı olarak da PLA için kullanılabilirliğini gösteren araştırmalarını yayınladı. Bu sonuçlar daha önce semi-kristal yapıdaki PHA'nın katkı olarak kullanılması ile karşılaştırıldığında çok daha yüksek performansa işaret ediyor.

Metabolix firması a-PHA'nın gıda ve tüketici ürünleri ambalajları, film, gıda servis ekipmanları, 3d yazıcı filamentleri, elyaflar ve telalar gibi çok geniş bir uygulama çerçevesinde kullanılan PLA için verimi bir performans geliştirici olduğunu gösterdi. Özellikle levha ve termoform uygulamasında, a-PHA'nın çok düşük seviyede (%5'ten daha az gibi) dahi eklenmesinin, özellikle ekstrüde edilen levhaların ve termoform kalıplanan ürünlerin kenar kırpma/kesme, nakletme ve kesilmesiyle ilişkilendirilen gevreklik kırılması sorununu ortadan kaldırdığı belirlenmiştir. a-PHA eklenmesi bitmiş ürünün darbe direncini de arttırmakla beraber, %10'a kadar olan katkı seviyelerinde de sertlik ve süneklik gibi özelliklerin gevreklik kırılması ve parçalara ayrılmayı engelleyecek düzeyde geliştirdiği gözlenmiştir. Sonuç olarak a-PHA ile modifiye edilmiş olan PLA, fiziksek özellikler açısından tatmin edici bir denge sağlarken, diğer kompostlanabilir olmayan PLA performans arttırıcı katkılara göre de katkı oranı ASTM D6400 kompostlanabilirlik standardına uygunluğun korunması için gereken %1'in altında olması şartını da ortadan kaldırmaktadır.

a-PHA ile modifiye edilen PLA özellikle gıda servisi için kullanılan termoform kalıplanmış konteynerler için ilgi çeken bir polimer seçeneği olarak ortaya çıkmaktadır. Bu konteynerler yüksek biyo-içeriğe sahip olmakla birlikte ASTM D6400 ve EN13432 standartlarına göre endüstriyel olarak kompostlanabilmektedir. Ek olarak, fiziksel özellikleri açıdan tatmin edici ve PHA ve PLA benzer refraktif indislere sahip olduklarından, konteynerler yüksek seviyede şeffaflığa sahiptirler.


Tüketiciler, marka sahipleri ve düzenleyici kurumlar sürdürülebilir ambalaj malzemeleriin kullanılması yönünde teşvikleri takip etmeye devam ediyorlar. Bu sayede gıda atıklarının da çöp atık sahalarından uzaklaştırılmasına katkıda bulunuluyor. Kompostlanabilir ambalaj seçenekleri için büyüyen talebi karşılamak yönünde çalışan firmaların da a-PHA ile modifiye edilmiş PLA malzemelesi seçeneğini özellikle de gıda servis ve tüketici ürünü ambalajları uygulalamaları için incelemeleri oldukça faydalı olacaktır.

24 Mart 2016 Perşembe

IKEA Ev Mobilyalarında AirCarbon PHA Kullanmaya Hazırlanıyor



IKEA SUPPLY AG şirketi, Newlight Technologies ile birlikte tedarik, işbirliği ve teknoloji lisansı anlaşmalarını duyurdular. Bu anlaşma kapsamında Newlight şirketi  ticari ölçekli üretim tesislerinden çıkacak olan AirCarbon PHA reçinelerini IKEA şirketini tedarik ederken aynı zamanda da teknoloji lisansı altında IKEA'nın AirCarbon termoplastiklerini kendisinin de üretebilmesine olanak sağlayacak.

Anlaşma kapsamında, IKEA firması Newlight şirketinin Amerika'daki 23bin ton kapasiteli tesisinde üretilen hammaddenin %50'sini satın alacak ve ek olarak IKEA ev mobilyası sektörüde Newlight'in biyo-esaslı sera gazlarının çevrimini sağlayan karbon yakalama teknolojisiyle üretilen AirCarbon termoplastiklerini kullanma hakkına sahip olacak.

İki firma  düşük maliyetli karbon kaynaklarının tespit edilmesi ve seçilmesi konusunda birlikte çalışarak, teknolojiyi daha çeşitli yenilenebilir kaynakların kullanılması yönünde geliştirmeyi hedefliyor. Bu sayede 453bin ya da 1 milyar poundluk yıllık kapasiteye uzun vadede ulaşılmaya çalışılacak.

AirCarbon üretim tesislerinde ilk olarak atık sahalarından elde edilen biyogazların kullanılması, daha sonra da bu kaynakların karbondioksit gibi farklı besleme kaynaklarına genişletilmesi düşünülüyor.

IKEA bu anlaşma bağlamında fosil kaynaklardan üretilen malzemelerden uzaklaşma yönündeki hedefine de vurgu yapıyor. Bu malzemeler yerine biyogaz, şeker atıkları ve diğer yenilenebilir karbon kaynaklarından üretilen plastiklerin kullanılmasını hedefliyor. Firma ilk olarak ev mobilyasında kullanılan plastik ürünlerle başlıyor ve bu ürünler başlı başına IKEA tarafından kullanılan toplam plastik hacminin %40'ını temsil ediyor. IKEA'nın uzun vadeli 2020 yılı hedefi ise ev mobilya ürünlerinde kullanılan plastik malzemelerin tamamının yenilenebilir ve/ veya geri dönüştürülebilir malzemeden üretmek. 2015 finansman yılına dair yayınlanan raporda da hali hazırda üretilen ürünlerde %23 oranında geri dönüştürülebilir ve ya yenilenebilir kaynaklardan üretilen malzemelerin kullanıldığı belirtiliyor.

Bunların yanında, IKEA aynı zamanda EPS ambalaj kullanımını da tamamiyle terketti ve bu malzemeyi de geri dönüştürülebilir ve daha sürdürülebilir alternatiflerle değiştirdi. Bu değişimden önce IKEA 7400 kamyon dolusu EPS köpük kullanıyordu. IKEA'nın açıklamasında EPS köpüğü elyaf bazlı ve defalarca geri dönüştürülebiilr ve birçok ülkenin geri dönüşüm sistemleriyle uyumlu olan bir malzeme ile değiştirdiği belirtildi.


IKEA'nın geçtiğimiz sene 31.9 milyar Euro'luk ciro ile 3.5 milyar Euro net kar elde ettiği belirtiliyor.

21 Mart 2016 Pazartesi

Organik Atıkların Ayrı Toplanmasının Faydaları

Ocak 2015 itibariyle, Almanya'da organik atıkların ayrı toplanması zorunlu hale geldi. Bu durumun uygulamaya geçirilmesi ise henüz yavaş bir şekilde ilerliyor ve bütün belediyeler biyoatıkların toplanması ile ilgili düzenli bir plan belirlemiş durumda değil. Kompostlanabilir ürünlerden sorumlu Alman Kurumu olan 'Verbund kompostierbare Produkte e.V' bu sebepten dolayı belediyelere biyoatıkların ayrı toplanması yönünde düzenlemeler ve evlerde organik atıkların toplanabilmesi için kompostlanabilir biyoatık torbaları sağlanmasının desteklemesi için de çağrı yaptı. Alman Organik Atık regulasyonuna göre bu tip torbaların kullanılmasına izin verilirken, birçok atık firması ve belediyeler bu çözümleri kabul etmek konusunda tereddütlü davranıyor.

İtalya'nın ikinci büyük şehri olan Milano'da yürütülmekte olan 'Milano Recycle City' (Milano geri dönüşüm şehri) adlı projede de organik atıkların toplanması konusunda kompostlanabilir biyoatık torbalarının kullanılmasının yararları açık bir şekilde gösterildi. Milano'daki ev sakinlerinin daha temiz, hijyenik ve kolay bir şekilde organik mutfak atıklarını bertaraf etmelerinin dışında, projenin ilk 18 aylık süresi boyunca ayrı toplanan biyoatık miktarı da önemli ölçüde artmış oldu. 

Organik atık kolunun kontaminasyon oranı dramatik olarak azaltılırken, diğer atık kolları da daha temiz hale geldi. En önemlisi, atık alanlarından önemli miktarda organik atık doğru geri kazanım yöntemlerine yönlendirilerek, kaynaklanması muhtemel sera gazı emisyonlarının da önüne geçildi. Proje bütün beklentileri de aşarak, 2015 yılında %53.5'lik bir oranda ayrıştırılmış atık toplama oranına ulaşılmasını sağladı ve bunun önekli bir bölümü gıda atıklarından geldi.

Kompostlanabilir plastik biyoatık torbalarının kullanılmasının bir başka süpriz yan etkisi daha oldu: organik atıkları nemli tutarak (kağıt torbalarla karşılaştırıldığında, genelde bu tip torbalar içindeki ürünlerin kurumasına neden oluyor) atıktaki kalorifik değerin korunmasını ve özellikle de anaerobik bozunma (anaerobic digestion/AD) sırasında biyogaz üretimi için daha yüksek verimlere ulaşılmasını sağlıyor.

Birçok uzman tarafından AD ve kompostlamanın birbirleriyle entegre edilmesi en uygun yol olarak görülüyor. Scula Agraria adlı İtalyan firmasından Alberto Confalonieri de Kopenhag'da düzenlenen Plastik ve Biyoatık Konferansın'da bu konuya değindi. Biyoatık ilk olarak AD'ye uğratılarak biyogaz üretimi sağlanıyor. Geri kalan atık ise endüstriyel kompost tesisine trasfer edilerek, değerli bir kompost haline getiriliyor ve gübre ve ya toprak iyileştirici olarak yeni bitkilerin gıda, yem ve malzeme gibi kullanım alanlarında kullanılmak üzere yetiştirilmesinde katkı sağlıyorlar.


Atıkların ayrı toplanma sistemleri ile ilgili 28 Avrupa ülkesinde BiPRO tarafından yapılan ve Avrupa komisyonu tarafından da denetlenen ve yakın zamanda yayınlanan rapora göre, 28 üye ülke arasında biyoatıkların toplanması ile ilgili kullanılan yöntemler önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Fakat aynı zamanda rapor organik atıkların ayrı toplanmasının toplamda ayrı toplanan kuru atık miktarını arttırdığı ve bu sayede de geri dönüşüm hedeflerini de yükselttiğini gösteriyor. Bu durum da hem verimli teknik bir atık yönetim altyapısı hem de biyoatıkların zorunlu bir şekilde ayrı toplanmasının Avrupa Atık Direktifi tarafından konulan geri dönüşüm hedeflerine ulaşma konusunda önemini ortaya koyuyor. Ayrı toplanan organik atıkların hacmi ne kadar yüksek olursa, bu atıkları verimli bir şekilde geri kazanma konusunda sistemlerin geliştirilmesi konusundaki teşvik o kadar yüksek olur ve bu sayede en iyi ekonomik ve çevresel sonuçlar elde edilebilir.

Kompostlanabilir plastik biyoatık torbaları üretimi için uygun olan FKuR firmasının geliştirdiği Bioflex grubu malzemeleri Kumru Kimya şirketinden tedarik edebilirsiniz.




7 Mart 2016 Pazartesi

Biyo-Esaslı Inovasyon Ödülü için Finalistler Açıklandı

Islak mendiller için bir solvent, öğütülmüş kahveden yapılmış mobilyalar, yenilenebilir gıda ambalaj malzemesi nova enstitütüsünün 'Yılın Biyo-esaslı Malzemesi' ödülünün finalistleri arasında yer alıyor.

Yarışma biyo-esaslı malzeme endüstrisindeki yeni gelişmelere odaklanıyor ve 2015 ya da 2016 yılında geliştirilen uygulamalar ve pazarları kapsıyor.

Bu sene, seçici kurul tarafından 20 başvuru arasından altı adet biyo-esaslı malzeme ve ürün ödül için aday olarak gösterildi. Aday gösterilen firmalar ABD, Almanya, Belçika, İngiltere ve İsveç ülkelerinden oldu.

Her firma 5-6 Nisan'da Köln şehrinde düzenlenecek olan Uluslararası Biyo-esaslı malzemeler konferansında 10 dakikalık bir sunumla ürünlerini tanıtıacaklar. Konferans delegeleri ise ödüle uygun gördükleri 3 kazananı seçecekler.

Geçen sene ödülü Bayer MaterialScience firması, araba endüstrisi için geliştirdiği yüksek performans kaplamalar için biyo-esaslı çapraz bağlayıcı ile kazanmıştı.

Yılın Biyo-esaslı malzemesi ödülü 2016 adayları


Finalistler


Amyris Inc. (ABD) - Myralene -10


Myralene - 10 Amyris firmasının Brezilya'da ticari ölçekte şeker kamışı sularının özel bir tür maya ile fermente edilmesiyle üretmekte olduğu yeni yüksek performans, sürdürülebilir kaynaklı ve beta-fernesan'dan üretilmiş bir kampaund solvent.

Ürün düşük buhar basıncına sahip bir çözücü olmakla beraber, yüksek ısıl, oksidatif ve hidrolitik kararlılığa sahip. Aynı zamanda kokusu az ve rengi yok, tercih edilebilir bir akışkanlık profiline sahip ve biyobozunur özellikte. Ürünün ilk olarak kullanıldığı ticari ürün ise Muck Daddy firmasının susuz mendilleri olarak biliniyor.

Covestro Deutschland AG (Almanya) - Impranil eco


Impranil eco ürünü tekstil kaplamaları için kullanılan biyobazlı bir poliüretan. Covestro firmasına göre uygulama ile birilte PU için yeni seviyede bir sürdürülebilirlik sağlanabilecek. Özellikle ayakkabı ve aksesuar gibi PU kaplamaların kullanıldığı alanlarda yüksek performanstan ödün verilmeyerek daha düşük fosil kaynaklı hammaddelerin kullanımı sağlanabilecek.

Ürün sentetik malzemelerin ve ya kaplanmış tekstillerin üretiminin her katmanında kullanılabilirken, gıda zinciriyle de herhangi bir direk rekabet oluşturmuyor.

Evonik Nutrition & Care GmbH (Almanya) - REWOFERM SL446


REWOFERM SL446 genetiği değiştirilmemiş, doğal bir maya kullanılarak, Avrupa kaynaklı şeker ve yağ besleme stoklarının fermente edilmesi ile üretilen bir biyosürfaktan olarak öne çıkıyor. Avrupa Ecolabel etiket gereksinimlerini de karşılarken deriye karşı da herhangi bir tahriş özelliği bulunmuyor.

Evonik bu ürünün petrol bazlı olarak üretilen sürfaktanların ve yağ çözücü gibi ürünlerin yerine geçebileceğini belirtiyor.

Orineo BVBA (Belçika) - Touch of Nature


Orineo firması 20 yıllık ömürleri bulunan ve doğaya beseleme stoklarını yenileyebilmesi için biraz süre veren yeni seri biyomalzemeler geliştirdi. Touch of Nature markasıyla pazarlanan ürün serisi, öğütülmüş kahve, şarap mantarı, dut tohumları ve zeytin yaprakları gibi ürünleri farklı renkler ve şekiller elde etmek için kullanıyor. Ticari olarak ürünleri yer kaplaması, masa tablası ve mobilya gibi alanlarda kullanılmak için biyo-esaslı sıvı formulasyonlar olarak bulunuyor.

SIP Ltd (UK) SIPDRILL RS


SIPDRILL RS özel olarak yüksek performans çamur delme sistemlerinde kullanılmak üzere tasarlanmış yenilenebilir bir alken ürünüdür. Ürün tamamen hidrokarbon olmakla beraber sürdürülebilir şekerin fermentasyonu ile üretilmektedir.

SIP firması kimyasalın, çok düşük toksisite değerleri göstererek ve Amerika ve İngiltere'nin çevre koruma kurumlarının değerlerine uygun bir şekilde çamur delme konusunda çok iyi performans sağadığını belirtiyor. Firmaya göre ürün piyasadaki ilk %100 yenilenebilir hidrokarbon bazlı delme sıvısı olmakla beraber, 2016'nın 4.çeyreğinde marketlerde satılmaya başlanacak.

Tetra Pak International S.A. (İsveç) - Tetra Rex Biyo-esaslı


Tetra Pak'ın biyoteknoloji inovasyonu olan Tetra Rex Biyo-Esaslı adlı ürünü, 2015 yılında tanıtıldı ve sürdürülebilir ambalaj sorununa yönelik olarak geliştirildi. Firma, yenilenebilir, geri dönüştürülebilir ve izlenebilir FSC sertifikalı ambalaj ve şeker kamışından üretilen biyo-esaslı plastik kullanarak, soğutulmuş sıvı gıdalar için tamamen yenilenebilir ambalaj üretiyor. Avrupa pazarındaki başarıdan sonra, 100 milyona yakın ambalaj 2016 yılında küresel çapta dağıtılacak.


25 Aralık 2015 Cuma

Sürdürülebilir Enerji Kanunu Fransa'da Biyoplastik Pazarını Güçlendiriyor

 2015'in Ağustos ayında, Fransa'da alternatif enerjiye geçişle ilgili kanun tasarısı kabul edildi ve meclisten geçti. Bu Kanunun 75.Maddesine göre, süpermarket ve perakende marketlerindeki tek kullanımlık plastik torbalar 1 Ocak 2016 itibariyle yasaklanacak.

Ek olarak kanuna göre, 2017 Ocak'tan itibaren meyve ve sebzeler için kullanılan plastik torbaların biyo-esaslı malzemeden yapılması ve biyobozunur ve ev kompostlama standartlarına uygun olması gerekiyor. Fransa Eyalet Konseyinde 4 Ekim 2015 itibariyle kararlaştırılan yönetmeliğe göre de minimum biyokütle miktarları belirlendi. 2017 Ocak itibariyle, bu tür ürünlerdeki biyokütle oranı en az %30 olarak belirlenirken, 2018 Ocak itibariyle ise %40 olarak belirlendi. 2020 Ocak itibariyle biyobazlı hammadde oranının en az %50 olması, 2025 Ocak itibariyle de %60 olması gerektiği belirlendi.


Kanuna göre reklam ve ya postalarda kullanılan plastik ambalajların da 2017 itibariyle biyobozunur/evde kompostlanabilir standartlarında olması gerekiyor.


Son adımda ise, 2020 senesi itibariyle Fransa'da tek kullanımlık plastik servis ürünlerinin olmaması hedefleniyor. Bu segmentte izin verilecek olan ürünlerin evde ve ya endüstriyel kompostlanabilirlik standartlarına uygun olması ve biyo-bazlı plastiklerden üretilmesi gerekecek.