21 Ekim 2014 Salı

Kazein Bazlı Polimerler

Qmilk firmasının başarıya doğru yolculuğu


Yaklaşık bir sene kadar süre önce, bioplastics MAGAZINE dergisinde Qmilk adlı firmanın süt proteini ve kazeinden tekstil lifleri üretilmesi konusunda yenilikçi ve özgün bir teknoloji geliştirmesiyle ilgili yayınlanan makaleyi sizlerle paylaşmıştık. Geliştirilen ürünler arasında giyim, ev tekstili, endüstriyel uygulamalar ve tıbbı ekipmanlar gibi çeşitli uygulamalar için tekstil lifleri bulunuyor. Ek olarak firma lif dışı uygulamalar için farklı tür polimerler üzerinde de çalışıyor. Bioplastics MAGAZINE dergisi, Hanover, Almanya'daki Qmilk tesisini ziyaret etti.

Nasıl başladı


Başlangıç fikri satış için uygun olmayan ve şu andaki kanunlara göre gıda olarak da kullanılamıyan saf sütten elde edilen kazeini kullanmaktı. Sadece Almanya'da her yıl 1.9milyon tonluk süt atılmak durumunda kalıyor. Dünya çapında ise her yıl 100 milyon tondan fazla süt atılıyor. Bu gıda olmayan süt olarak da ifade edilebilecek olan malzeme Qmilk'in ana hammaddesi oldu.

Bremen'de bulunan Elyaf Enstitüsü (Fibre Institute) içinde yapılan ilk denemelerden sonra, Qmilk bazı yatırımcılardan para toplayarak 3000m2'lik bir binada üretim tesisi kurdu. Bu tesis içerisinde ofisler, laboratuvarlar ve içinde bazı enjeksiyon kalıplama makinelerinin ve çift vidalı ekstrüderlerin de bulunduğu küçük bir teknoloji merkezi kuruldu.

Pilot tesis

Qmilk pilot tesisinin görüntüsü

Yeni ve oldukça etkileyici olan ise devasa pilot üretim tesisiydi (Resim 1). Üç kattan oluşan bu ünite yıllık 1000 tonluk elyaf ya da diğer uygulamalar için granül üretimi için gerekli bütün ekipmanları içeriyor. Üretim prosesi üçüncü katta süt tozu için besleme kutuları ve diğer bileşenlerin dozajlamaları ile başlıyor. Bir alt katta 30mm Leistritz çift vidalı karıştırıcılar bulunuyor ve karışım daha sonra ya eğirme kalıplarına ya da granüle edici kısımlara ekstrüde ediliyor. En alt katta ise, eğrilmiş elyaf filamentleri diziliyor ve ısıtılmış silindirlerle uzatılıyor.

Hammaddeler


Firmanın kurucusu ve aynı zamanda CEO'su olan Anke Domaske gıda olmayan toz haline getirilmiş sütün süt firmalarından toplandığını belirtiyor. Fakat uzun vadede direk olarak çiftçilerden toplanılması hedefleniyor. Qmilk collect adlı özel firmada hali hazırda kurulmuş ve faaliyetlerini başlatmaya hazırlanıyor. Anke Domaske 2016 yılında ise firmanın kendi kazein üretim tesisini kurmayı hedeflediğini belirtiyor.

Telem olarak eğer bir süt bozulursa ve daha fazla gıda olarak kullanılamayacak ise, süt firmalarında ve ya çiftliklerde özel tanklarda toplanıyor. Daha sonra süt ekşileniyor ve ekşi sütün iki fazı olan kesik süt suyu ve pıhtı (curd) ayrılıyor. Daha sonra bu pıhtı biyopolimerin üretilmesinde kullanılan kazeini içeren süt tozu haline getiriliyor.

Peki sütün yağı ve şekerine ne oluyor? Ürün müdürü olan Ines Klinger, atıkları maksimum değerlendirme hedefi kapsamında bu kısımların da değerlendirileceğini belirtiyor.

Elyaflar


Pilot tesis bazı özel reçetelerin ve yen tür polimerlerin geliştirilmesi için kullanılıyor. Elyaflar için 3.3 ve 6.1 dtex seviyeleri standard olarak üretiliyor. Anke Domaske firmalarının 1.7 dtex üretimi gerçekleştirdiğini gururla belirtiyor. Elyafların ipliğe dönüştürülmesi ise müşteriler tarafından gerçekleştirilecek. 

Elyafların boyanması da hiçbir problem teşkil etmiyor. Hatta bunun aksine kazeinin boya pigmentleriyle çok iyi karışabildiği biliniyor. Bu sebeple kazein boya endüstrisi tarafından ticari olarak kullanılan maddeler arasında bulunuyor.

Qmilk tesisinin üretim hacmini yükseltmek konusunda da oldukça hızlı bir şekilde çalışıyor. An itibariyle 300'den fazla tekstil müsterisi kazein bazlı elyaflar ve iplikler için sırada bulunuyor. Bu isteklerin yaklaşık yarısı %100 Qmilk elyafları kullanmakla ilgilenirken, %50'si ise karışım haldeki elyaflarla ilgileniyor.

Malzemenin kullanım alanları arasında giyim sektörünün yanı sıra, ev tekstili, teknik tekstiller ve hatta lastiklerde güçlendirici lifler olarak kullanılması yönünde araştırmalar da devam ediyor.

Plastik


Qmilk-polimeri sadece elyaf üretiminde kullanılmıyor. Pilot tesiste elyaf üretim işlemi kenara ayrılıp granül üretim kısmı da devreye sokulabiliyor. Reçeteye ve işleme parametrelerine göre, farklı özelliklere sahip çok çeşitli plastik hammadde türevlerinin de üretilmesi mümkün. Bu durum da kesinlikle araştırma ve geliştirme alanlarının başında geliyor.

Hem elyaflar hem de plastiklerin ortak özellikleri arasında:

-biyobazlı atıklardan üretilmeleri
-antibakteriyel özelliğe sahip
-yanmazlık özelliği
-kimyasal direnç
-diğer biyopolimerler ile karşılaştırıldığı zaman düşük yoğunluk, 1.127g/cm3
-düşük erime sıcaklığı (erime ve soğuma sırasında enerji avantajı, düşük döngü zamanları)

İleriye Bakış


Anke Domaske ve büyüyen ekibi gelişim yolunda sıkı çalışıyor ve oldukça hevesliler. Pilot tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını gelecek senenin başı itibariyle öngörüyorlar. Sürekli bir şekilde yeni reçeteler geliştirmek ve üretim sistemini optimize etmek ise diğer büyük hedefler. Qmilk'i daha sürdürülebilir hale getirmek en önemli amaç. Hala harcanmakta olan sütün kendi içindeki suyun proseste kullanılması yönündeki çalışmalar da bu konuda bir örnek.


20 Ekim 2014 Pazartesi

Soma firması yenilikçi su filtresinin üretimi için biyoplastik kullanıyor

Biyoplastikten yapılan ödüllü su filtresi


Willich- Ekim 2014 - Soma dünyada ilk defa doğal kaynaklardan üretilen su filtresini tasarlardı. Filtrenin üretiminde kullanılan biyoplastik malzemesi ise FKuR firmasının Fraunhofer UMSICHT ortaklığında geliştirdiği Bio-Flex adlı bir malzeme.

Bio-Flex S9533 filtre ünitesi ve hindistan cevizi kabuğundan aktif karbon

Her şey Mike Del Ponte adlı Soma'nın kurucusunun bir akşam yemeği partisinde, şık masada bulunan ucuz plastik su filtresini gönülsüz bir şekilde değiştirmesiyle başladı. Bunu yapmak yerine, filtrelenmiş suyu şık bir şarap karafına dökmeye karar verdi.

Karafı doldurma esnasında, sürahinin kapağı düştü ve su mutfak yüzeyine döküldü.  Soma fikri de tam bu anda ortaya çıktı: saf ve modern tasarımı sürdürülebilir ve bütünsel bir yaklaşımla birleştirmek. Fakat bütün bu gereksinimleri karşılamak çok basit değildi.

Soma'nın tasarımcıları filtre ünietisi için uygun malzemeyi bulmak adına uzun zaman harcadılar. Malzeme hem fonksiyonel olması gerekiyordu, hem de bertaraf edildiğinde biyobozunur ve yenilenebilir kaynaklardan oluşmalıydı. Sona sonunda aradığını biyoplastik uzmanı FKuR firmasında buldu. Soma filtresinin üretiminde kullanılan Bio-Flex S9533 malzemesi FKuR ve Fraunhofer UMSICHT ortaklığında geliştirildi ve PLA (polilaktik asit) bazlıydı.

Soma su filtresi: Cam karaf ve biyoplastikten yapılmış su filtresi
Fraunhofer UMSICHT kurumundan Hendrik Roch, kendileri için önemli olan hususun konvansiyonel enjeksiyon kalıplama ekipmanlarında işlenebilecek bir malzeme geliştirmek olduğunu belirtti. Fakat saf PLA hem rijit hem de göreceli olarak daha düşük darbe mukavemetine sahipti. Akıllı bir kampaund reçetesiyle ve özel kampaund yapma teknolojisiyle bütün bu özelliklere sahip bir PLA kampaund malzeme ortaya çıkmış oldu.

Filtre ünitesinin dış tarafı biyobozunur Bio-Flex S9533 malzemesinden yapılıyorken içinde hindistan cevizi kabuklarından elde edilen emici karbon bulunuyor.

Müşteriler Soma firmasından her 60 günde bir taze bir filtre ediniyorlar. Satılan her bir filtre için, Soma kar gütmeyen bir organizasyon olan ve ihtiyacı olanlara temiz içme suyu tedarik eden 'charity:water' (su bağışı) kurumuna bağış yapıyor. Böylece Soma filtresi, firma kurucusu Mike Del Ponte'nin şık ve sürdürülebilir ve aynı zamanda topluma da kazandıran bir tasarımın bütün gereksinimlerini karşılıyor.

Filtrenin klorin, tat ve koku gibi su kalitesini etkileyen faktörleri azalttığı kanıtlanmış ve 42 nolu NSF/ANSI standardına göre Su Kalitesi Kurumu'nun bütün gereksinimlerini de karşılıyor.

Soma su filtresi: Cam karaf ve biyoplastikten yapılmış su filtresi

Soma hakkında


2012 yılında Mike Del Ponte (Sparkseed), Ido Leffler (Yes To), ve Rohan Oza (vitaminwater & smartwater) tarafından kurulan firma Aralık 2012'de yatırım toplama kampanyası başlattı ve kampanyalarının ilk 9 gününde 100bin dolar topladılar. 2013 yılında Inc.Magazine Soma'yı 'en cesur firmalar'dan biri olarak gösterdi. Fast Company ise firmayı '2012'nin en iyi tasarım hikayeleri' arasında duyurdu. Soma firmasının merkezi Kaliforniya'nın San Francisco kentinde bulunuyor.

FKuR hakkında


FKuR firması, esnek ambalaj çözümleri ve teknik uygulamalar konusunda dünyanın lider biyoplastik-kampaud üreticileri arasında bulunuyor. FKuR'un ürettiği ürün çeşitleri arasında; Bio-Flex, Biograde, Fibrolon ve Terralene ürünleri yanında çeşitli biyobazlı ürünlerinin dağıtıcılığı bulunuyor.

Firma Türkiye'de Kumru Kimya şirketi tarafından temsil ediliyor.


13 Ekim 2014 Pazartesi

Tekstilde Yeni Biyobazlı Monofilamentler

Teknik tekstil pazarı, performans, kalite seviyesi, fiyatlar ve uyumluluk açısından çok geleneksel ve talep eden bir pazardır. Geleneksel olarak kullanılan polimerler, özellikle de monofilament ekstrüzyonu ve eğirme ile ilgili olanlar çoğunlukla petrolden (polipropilen, polyester ve polyamidler) üretilmektedir.

2009 yılında İtalya bazlı Sider Arc Ar-Ge grubu monofilament eğirme konusunda yeni polimer malzeme arayışına girdiler ve yönlerini biyo ve ya yeşile çevirdiler.

Bu aktivitenin amacı, özellikle yenilenebilir kaynaklardan gelen yeni malzemeler seçmek ve bu malzemelerden petrol bazlı polimerlerden elde ettikleri performansı elde etmekti.

Sider Arc'ın üzerinde çalıştığı ilk polimer PLA ve ya polilaktik asitti. Bu seçimin arkasındaki sebep bu polimerin kimyasında bulunabilirdi; polimer yenilenebilir kaynaklardan üretiliyordu ama aynı zamanda termoplastik biyopolimerdi. Bu sayede pazarda bulunabiliyor ve aynı zamanda çeşitli katkılarla özellikleri geliştirilebiliyordu. Hidrolitik bozunma sonucu da mantar ve bakteriler tarafından kolayca özümsenebilen ürünler oluşarak kullanım ömrü sonunda da özgün bir fark yaratıyordu.

Bu bağlamda, yüksek kristalleşme (%37 civarı) ve yavaş bozunması sayesinde, L-laktik asit izomerinden üretilen PLLA polimeri Sider Arc'ın işlediği ilk polimer oldu.

Polimer işlenmesi açısından PLA'nın ektrüzyonda işlenmesi malzemenin hidrolize olan hassaslığı ile direk olarak bağlantılıydı. Bu sebeple kurutma özenle yapılmalı ve nem seviyesi ppm seviyesinde olmalıydı. Aksi takdirde moleküler ağırlık çok düşük olacak ve erime akışkanlığı eğirme işlemi için yeterli olmayacaktı.

Reolojik (akışla ilgili) davranışları poliolefinlerle karşılaştırılabilir seviyedeydi fakat erime elastikliği çok az daha düşüktü. 

Esnetme fazında ve ısı ile sabitleme sırasında kristalizasyon hızı ve ısı kontrolü doğru monofilament eğirme bitirişi seçimi ile birlikte ekstrüzyon ve polimerin ipliğe dönüştürülmesi sırasında en önemli sorunlardı.

%100 PLA'dan üretilen Biolene monofilamentleri, 2009 yılının sonundan beri Sider Arc'ın ürün çeşitleri arasında bulunmaktadır. Filament çapları 50um-200um arasında değişmekte ve genel olarak medikal pazar için geliştirilmiştir. Uygulama örnekleri arasında doku mühendisliği, iyileşen dokuların geri kazanılması gibi radyo transparan ve toksik olmayan malzemelerin avantajlı olduğu alanlardır.

Bu monofilamentlerin diğer kullanım alanları arasında ise pul kumaşı (3 boyutlu kumaş) pazarı bulunmaktadır. Bükülmezlik ve elastik geri kazanım özellikleri bunu mümkün kılmaktadır. Ek olarak sıcak sıvı filtrasyonu, çay poşetleri (ince filamentler) ve 3D yazıcı teknolojisinde de uygulanabilmektedir.

Geçtiğimiz iki senede Sider Arc polimer malzemeler konusunda yeni kaynakları değerlendirmeye başlamıştır.

Yeşil YYPE (şeker kamışı bazlı biyo-etanolden üretilen): Bu polimerin kullanılmasının ardındaki fikir, petrol-bazlı polietilenden üretilen elyaflarla aynı performansa sahip olmak fakat ekolojik olarak üretilen yenilenebilir bir polimeri kullanabilmektir.

Yeşil AYPE ile petrol bazlı AYPE'lerin uzama ve direnç karşılaştırılması


Geliştirme işi Sider Arc'ın Ar-Ge ekibi tarafından polimer üreticisi ile ortak olarak yapılmıştır. Özellikle monofilament ekstrüzyonu ve eğirme - esneme özelliklerinin sağlanması için doğru türün seçilmesinde üretici rol oynamıştır. Bu sayede standart türlere elde edilen mekanik parametreler ve boyutsal kararılık elde edilebilmiştir.

Bu tür monofilamentlerin uygulama alanları arasında gölgeleme, koruma fileleri, borular için kaplama fileleri (korozyona karşı korumak amaçlı), halatlar ve giysi etiketleri bulunmaktadır.

Yukarıda bahsi geçen bütün gelişmeler (geri dönüştürülmüş PET uyglamaları dahil) gelenekselden başlayıp, yeşil yönüne doğru ilerlemektedir. Bu sayede teknik tekstil pazarı muhtemel en yüksek kalite ve performansa erişebilecekken, sürdürülebilir monofilamentleri kullanabilecektir.

Kaynak: www.siderarc.com


Bioplastics MAGAZINE 05/14 pp.19

10 Ekim 2014 Cuma

Yüksek Sağlamlıktaki Biyopolimer Elyaflar

Biyopolimer dünyasında teknik elyaflara ait biyopolimer uygulamaları sadece bir niş olmasına rağmen, biyopolimer bazlı özel iplik geliştirilmesi konusunda artan bir talep söz konusudur. Bu konuda en kritik mesele, hem mekanik özellik hem de fiyat açısından çekici olabilecek iplik geliştirilebilmektir.

Biyobazlı polyamidler


Birçok uygulamada PET ve ya PA multifilament iplikleri kuvvetlendirici olarak kullanılırlar. Bu ipliklerin yüksek sağlamlığı (> 800 mN/tex) ve erime sıcaklığı  (200C'nin üzerinde) bulunmaktadır. Farklı uygulamalarda bu iplikleri biyobazlı analoglarıyla değiştirmek tercih edilmektedir. Bu durumun en iyi bilinen örneği PLA'dan üretilen ipliklerdir. Fakat bazı uygulamalar için PLA'nın termal ve kimyasal kararlılığı yeterli değildir. Bu gibi durumlarda biyobazlı polyamidler önemli bir alternatif olabilir. PA11'den üretilen elyafla hali hazırda pazarda bilinmektedir. API Enstitüsü de başarılı bir şekilde PA11 elyaf üretmiştir fakat pratikte bu polimerin kullanılması polimerin yüksek fiyatı sebebiyle mümkün olamamaktadır. Bu sebepten dolayı daha ucuz ve teknik elyafların üretilebileceği biyobazlı polyamid arayışına girilmiştir. Şu an itibariyle en iyi seçenek PA10.10 olarak gözükmektedir. Termal ve kimyasal özelliklerin mükemmel olmasının yanı sıra sağlamlık açısından da 400 mN/tex değerine ulaşılabilmektedir. Her ne kadar PET ve ya PA ipliklerle aynı seviyede olmasa da birçok uygulama için halen yeterlidir.

Yüksek Sağlamlıktaki PLA iplikler


Fiyat ve bulunabilirlik göz önünde bulundurulduğunda, PLA en çok araştırılan biyopolimerdir. Teknik uygulamalarda, sağlamlığı geliştirmek önemlidir. Örneğin PET ile karşılaştırıldığında, fiyat yüksektir fakat sağlamlık düşüktür. Bu da PET ipliklerin PLA ile değiştirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu sebepten dolayı daha yüksek sağlamlık değerlerine ulaşmak için sürekli bir yarış söz konusudur. API enstitüsü ekibi de polimer kalitesi ve eğirme koşulları gibi bu özellikte rol alabilecek faktörleri inceleme altına aldılar.

Resim 1'de gösterilen grafik normal eğrilmiş PLA multifilament elyafın daha düşük D-izomer içeriğine sahip PLA'lardan üretilmiş elyaflar ile olan karşılaştırılmasını göstermektedir. Gösterilen veriler küçük ölçekte yapılmış denemelerin sonucunu göstermektedir.

Resim 1 - Farklı PLA polimer türlerinin sağlamlık vs. uzama karşılaştırılması


Bir diğer sonuç ise eğirme koşullarının önemli rol oynadğını göstermektedir. Eğirme koşullarını ve polimer kalitesini kombine ederek yapılacak optimizasyon sonucunda, endüstriyel ölçekte yüksek sağlamlıktaki elyafların üretilmesi olanaklı gözükmektedir. Bu konudaki çalışmalar için fırsatlar devam etmektedir.

Düşük sürünmeli (low creep) PLA


PLA elyaflar, özellikle yüksek sıcaklıklar ve ıslak koşullarda, önemli miktarda sürünme davranışı göstermektedir. Bu da PLA elyafları sera gibi ortamlarda kullanılmasını sınırlamaktadır. Bu fenomenin yapısal arkaplanını inceleyerek, özellikleri geliştirmek mümkün olmuştur. Ekstrem koşullarda yapılan başarısızlık zamanı testlerinin sonuçları Resim 2'de gösterilmektedir.

Resim 2 Sürünme vs. zaman (saat) grafiği özel işleme koşulundaki değişimi



An itibariyle testler gerçek koşullarda uzun süreli davranışların incelenmesi için sera içinde sürdürülmektedir.

8 Ekim 2014 Çarşamba

9. Biyoplastik Oskarları Aralık'ta Açıklanıyor

9.Küresel Biyoplastik Ödülleri Adayları Açıklandı

Bioplastics MAGAZINE dergisi 5.kere Biyoplastik Ödüllerinin 5 finalistini sunma göreviyle onurlandırıldı. Akademik dünyadan, basından ve Amerika, Avrupa ve Asya'nın endüstri kurumlarından oluşan beş jüri bir kez daha çok enteresan teklifleri değerlendirdiler. Aşağıda bu önerilerden finale kalan beş tanesinin detaylarını bulabileceksiniz.

9.Biyoplastik Ödülleri, üreticiler, malzeme işleyicileri, marka sahipleri ya da biyoplastik malzeme kullanıcılarının inovasyon, başarı ve hedeflerine ulaşmaları konularını değerlendiriyor. Ödüller çerçevesinde değerlendirilmek için önerilen şirket, ürün ya da servisin 2013 ya da 2014 senesi içerisinde geliştirilmiş ve ya pazarda olmuş olması gerekiyor.

Aşağıda görmüş olduğunuz firmalar/ürünler herhangi bir sıra olmaksızın listelenmiştir. Kazanan ise 2 Aralık 2014'te düzenlenecek olan 9. Avrupa Biyoplastik Konferansında duyurulacak.

Supla (SuQian) New Materials Co. (Çin)


Kişiye özgü dayanıklı biyoplastik mobil cihaz koruması


PLA bazlı polimerden yapılmış kılıflar
2013 yılında verilen 8. Biyoplastik Ödüllerindeki ikincilik ödülü sonrasında, Supla firması yeni modifiye PLA çeşitleri geliştirmeye devam etti. Geliştirilen malzeme sağlamlık, üretim kolaylığı ve montajın yanında, şok direncine ve en önemlisi antibakteriyel özelliklere sahipti.

Corbion firmasından tedarik ettiği laktik asitler olan PLLA ve PDLA'yı Sulzer PLA Biriminde polimerize etti. Bu yüksek görsel saflığa sahip olan malzemeleri temel alarak, Supla firması SUPLA 158 malzemesini 2014 yılında geliştirdi ve mobil sektörü tüketicilerinin pazarına yakın zamanda girebilecek bir ürünle cevap vermiş oldu. Enjeksiyon kalıplama ve elektronik muhafazaları konusunda uzman olan Kuender firması SUPLA 158 malzemesini Şangay'da bulunan Dikon Information Technology firmasının geliştirdiği çocuk cep telefonlarına ve farklı diğer yenilikçi ürünlere uyguladı.

Elde tutulan cihazlar 3C pazarında odak noktası haline geldiğinden, Supla bu tür uygulamalar için gerekli olan fiziksel özellikleri içeren SUPLA 158'i geliştirdi.  Ek olarak pazarın özel gereksinimini de karşılamak için, malzemenin E.coli ve S.aureus gibi bakterilere karşı sırasıyla %99.2 ve %99.6'lık antibakteriyel etkisi bulunuyor.

Supla (SuQian) New Materials Co. Ltd. firmasının 2014 yılı sonu itibariyle yeni kampaund hatları ve yıllık 10bin tonluk PLA polimerizasyon kapasitesi olacak. Supla'nın çevre dostu ve yüksek performans plastikleri hali hazırda bulunan plastik işleme makinelerinde çok büyük değişiklikler yapmadan işlenebiliyor.

www.supla-bioplastics.cn

Zandonella (Almanya)


BioFoam malzemesinden yapılan yalıtımla dondurma kutusu


Sandro'nun BioFoam dondurma kutusu
Sandro'nun 500ml'lik BioFoam'dan yapılmış olan kutusu dünyanın en elit dondurmalarından birini muhafaza ediyor.

Zandonella GmbH, 2014 yılı baharında, Sandro's Bio olarak yeni bir marka yarattı ve bu markanın ambalajını BioFoam'dan yapılan kutuda gerçekleştirdi. Bu malzeme Synbra firmasının genleşmiş polilaktik asit parçacık köpüğünden yapılıyor ve neredeyse genleşmiş polistiren (EPS) ile aynı özelliklere sahip. Sıcak bir arabada dahil bu kutu, dondurmayı bir saati aşkın süre donmuş olarak tutabiliyor.

Ek olarak ambalajın diğer bütün bileşenleri de yenilenebilir hammaddelerden yapılmş ve endüstriyel kompostlama işlemi için uygun. Ambalaj konseptinin diğer kısımları: kağıt kaplama,  PLA'dan yapılmış şrink film, selüloz ve ya PLA'dan yapılmış etiket, PLA'dan yapılmış kaplama film.

Ambalajın bütünü ise bir takım sertifika ve etiketlere sahip. Bunların arasında BioFoam Beşikten Beşiğe sertifikasına sahip olan dünyadaki ilk biyolojik köpük olması geliyor. Aynı zamanda EN13432'ye göre kompostlanabilir olarak sertifikalandırılmış ve ambalajda herhangi bir genetiği değiştirilmiş bileşen bulunmadığını ve yenilenebilir olduğunu gösteren Alman Ohne Gentechnik etiketine sahip.

Fikir gerçekten yeni ve sürdürülebilir. Genellikle tüketiciler alışverişleri sonrasında dondurmaları erimeden eve hemen getirmek için bir acele içinde olurlar. Bu durum Sandro'nun Bio kutusu için geçerli değil. Bu yalıtım etkisi sayesinde, dondurmayı herhangi bir soğutma olmaksızın bir saatin üzerinde donmuş tutabiliyorsunuz. Ek olarak bu ürün kişinin dondurma yiyebileceği yerler konusunda yeni olasılıkları da beraberinde getiriyor. Neden bu kutuyu pikniğe yanınızda götürmeyesiniz!

www.sandros-bio.de

Swiss Coffee Company (İsviçre)


Beanarella: kompostlanabilir kahve kapsülleri


Beanarella kahve kapsülleri
BASF ve Swiss Coffe Company birlikte çalışarak kahve kapsülü ve aroma geçirmez  bir yapıya sahip dış ambalajdan oluşan bir sistemi oluşturdular. Ürünü korumak ve kahvenin yüksek basınçta hazırlanması için gerekli olan gereksinimleri karşılayan ve kompostlanabilir olan bir ürün geliştirildi. Aynı zamanda ürün büyük oranda yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor.

Diğer kapsül üreticilerinden farklı olarak, İsviçre firması tamamlayıcı bir yaklaşım izledi. İlk üretim sürecinden ürünün kullanım sonrası bertaraf edilmesine kadar bütün adımlar göz önünde bulunduruldu. Bu durum da geniş çaplı geliştirme çalışmaları gerektirdi. Kapsül, yüksek bariyerli film, tela filtresi ve kahve makinesinde çeşitli geliştirmeler yapıldı. Sertifikasyon ayağında ise EN13432 ve ASTM D6400 için çeşitli tesislerde pratik kompostlama testleri yapıldı.

Kahve kapsüllerinin kendisi ecovio IS1335 malzemesinden yapılıyor ve EN13432'ye göre malzeme kompostlanabilir. Ayrıca bariyer ambalajı (üç fonksiyonel katman) biyobozunur bileşenlerden oluşuyor. Dıştaki kağıt bazlı taşıyıcı katmanı ortada ince bariyer film takip ediyer ve içte ecovio katmanla tamamlanıyor. Her üç tekli katman da EN13432'ye göre kompostlanabilir. Katmanlar BASF'in Epotal Eco adlı kompostlanabilir laminasyon yapıştırıcısı ile birbirine bağlanıyor. Ambalaj kahve ambalajının gerektirdiği nem, oksijen ve aroma bariyer gereksinimlerini sağlamak için tasarlandı.

www.beanarella.ch

Rodenburg (Hollanda)


Habitat geliştirilmesi için biyobozunur yapı


Geçtiğimiz yıl boyunca, Bureau Waardenburg, Rodenburg Biopolymers ve GEA 2H Water Technologies firmaları birlikte çalışarak özellikle yapıların geliştirilmesinde kullanılmak üzere nişasta bazlı üç boyutlu bir biyobozunur yapı geliştirdiler. Bu 3 boyutlu biyobozunur yapının potansiyel kullanım alanları neredeyse sınırsız. Firmalar bu sınırsız kullanım alan potansiyelini keşfetme safhasındalar.

Midye yataklarının kendilerini yenilemesi konusunda yapay yapılar ararken, midyelerin habitatlarını geliştirebilecek ve tekrar eski hallerine getirebilecek biyobozunur bir yapı geliştirdiler. Diğer biyoplastiklerden farklı olarak, herhangi bir kompostlama ajanı da olmadan malzeme tamamiyle bozunabiliyor.

İlk başta midye ya da istridye yataklarının tamiri uygulaması için yapılsa da birçok potansiyel uygulama olabileceği görülüyor. Ek olarak su saflaştırması, kanalizasyon sistemi, toprak havalandırması, sahillerin korunması gibi alanlarda uygulamalar olabileceği belirtiliyor.

Bu uygulamalardan bir örnek yöntem, zebra midyelerini biyolojik filre olarak kullanarak su kalitesini geliştirmek. Bu metod güney Hollanda'da Waterschap Brabantse Delta'nın yerine test ediliyor.

Zebra midyeleri (Dreissena spp.) beslenmek amacıyla suyu filtre ederler. Alg ve küçük parçacıkları ortamdan alırlar. Eğer yeterli sayıda olurlarsa sudaki bulanıklığı ve alg patlamasını önlerler. Bu da ekolojik su kalitesinin geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır.

www.biopolymers.nl

UHU (Almanya)


Bitki bazlı konteynere sahip ilk yapıştırıcı


UHU ReNATURE
UHU ReNATURE markasıyla kağıt yapıştırmak sürdürülebilir hale geliyor. Meşhur yapıştırıcı yeni çekici tasarımıyla birlikte tüketicilere yeni ve daha çevre dostu bir alternatif sunuyor. Yeni ürün yapıştırmanın gerektirdiği bütün zorlukları aşmasının yanısıra çok küçük bir ürünün dahi fosil kaynakların korunması ve çevre korunmasına önemli bir katkıda bulunabileceğini gösteriyor.

UHU reNATURE'ın kabının %58'i sürdürülebilir hammaddelerden oluşuyor. Kullanılan malzeme şeker kamışından elde edilmiş biyo-PE. Kabın bazı kısımları halen konvansiyonel plastiklerden yapılması gerekiyor. Örneğin sıkı bir kapanmayı sağlayan vida şeklinde kapak yapıştırıcının kurumasını engelliyor ve bu sayede uzun ömürlü olmasını sağlıyor.

Tamamen geri dönüştürülebilir olmasının yanı sıra, yeni UHU tamamen çözücü içermiyor ve yapıştırıcı formülünün %70'i doğal. Bir diğer ekolojij ve ekonomik avantaj ise uygulama açısından çok daha etkili ve rakip ürünlere göre ekonomik olması. Orta boyuttaki UHU ile kullanıcılar, ana rakibine göre 200 sayfa A4 daha fazla yapıştırma imkanı bulacaklar.

UHU ReNATURE birkaç yıl süren yoğun geliştirme ve testlerin sonucunda ortaya çıkan, yenilikçi, sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kalitede bir ürün.  UHU firması böylece daha sürdürülebilir bir dünyaya katkıda bulunuyor. Ürün Ocak 2014'den beri dükkanlarda 21g ve 8.2g'lık çeşitleriyle satılıyor ve 40g'lık yeni boyutu da Aralık 2014'te satılmaya başlanıcak.


www.uhu.de

Kaynak: Bioplastics Magazine 05/14

10 Eylül 2014 Çarşamba

FKuR firmasından yeni 3 boyutlu baskı malzemeleri

FKuR firması, 7-9 Ekim tarihleri arasında Düsseldorf kentinde düzenlenecek olan Composites Europe fuarı kapsamında;

Özellikle 3 boyutlu baskı için tasarlanmış olan doğal elyaf destekli biyoplastikler, bu senenin fuarında ön plana çıkarılacak.

FKuR ve Helian Polymers firmaları 3Boyutlu baskı için özel olarak geliştirilmiş olan PLA kampaund malzemelerinin geliştirilmesi konusunda iş birliği yapıyor.

Willich, Eylül 2014 - Biyoplastik uzmanı FKuR Kunststoff GmbH firması, Helian Polymers adlı 3 Boyutlu yazıcı filamenti tedarikçisi ile işbirliği yaparak 3 boyutlu baskı işi için uygun yeni PLA karışımları geliştiriyorlar. Bu işbirliği sonucunda ortaya çıkan ön sonuçlar ve uygulamalar bu seneki Composites Europe fuarında gösterimde olacak (Salon 8, Stand A36). Standda doğal elyaf destekli biyoplastik malzemesinin 3 boyutlu olarak yazdırılması izlenebilecek.

Biyoplastikler, başta PLA olmak üzere sahip olduğu düşük sıcaklıktaki izafi olarak dar olan erime sıcaklığı penceresinden dolayı, FDM (fused deposition modeling - ''kaynaşmış katman modellemesi'') prosesi için oldukça uygundur. Ek olarak, düşük işleme sıcaklığı, yazıcının daha kolay kontrol edilmesini ve yazdırma işleminin daha basit bir şekilde düzenlenmesini sağlamaktadır. Konvansiyonel olarak kullanılan ABS ile karşılaştırıldığı zaman, baskı kalitesi de geliştirilmiştir. Ayrıca, ABS işlendiği sırada, stiren buharı ortama salınır ve henüz bilinmeyen sağlık sorunlarına sebep olarabilir. Bu sebeple biyoplastik PLA sağlığa kesinlikle zararı olmayan bir alternatif olarak ortaya çıkmaktadır.

Fakat, saf halinde değiştirilmeden kullanılan PLA'nın kırılganlığı ve düşük darbe direnci gibi dezavantajları bulunmaktadır. Bunun sonucunda da son ürün kalitesi olumsuz yönde etkilenmektedir. Yeni nesil PLA bazlı filament formulasyonları sayesinde, işbirliği içindeki ortaklar hem istenilen düzeyde malzeme kalitesini hem de geliştirilmiş işleme olanağını sağlamış oldular. Firmaların sahip olduğu özel ve kapsamlı ürün portföyü sayesinde, 3 boyutlu baskı pazarında PLA uygulamaları ve pazarı genişleyecektir.

Photo: Designer shoes from von 
Chris van den Elzen (leather & ‚woodFill Fine‘) 
[Copyright: Fanny van Poppel] 
Colorfabb firması çok geniş renk skalasında filament tedarik etmektedir. Yakın zamanda ürün çeşitlerine yeni tasarım malzemeleri eklenmiştir. Bu doğal elyaflarla desteklenen malzemeler 'woodFill Fine' ve 'BambooFill'dir.

Yukarıda bahsi geçen ahşap elyaflarıyla desteklenmiş olan malzemeler, özel ahşap görünümüne sahip objelerin üretimine olanak sağlayacaktir. Konvansiyonel ahşapla karşılaştırıldığı zaman, tasarım özgürlüğü olağanüstü seviyededir. Bu tasarım özgürlüğü sayesinde, tasarımcılar, mimarlar ve özel kullanıcılar yaratıcı seçeneklere sahip olacaktır.









Bioplastics:
Biyoplastikler yenilenebilir kaynaklardan üretilen ve/ya bu polimerlerden üretilen ürünlerin biyobozunur olmasını sağlayan özgün malzemelerdir.

FKuR hakkında:
FKuR esnek ambalaj çözümleri ve teknik uygulamalar için Biyoplastik-Kampaundları konusunda lider üreticilerden biridir. FKuR'ün ürün çeşitleri arasında; Bio-Flex, Biograde, Fibrolon, Terralene yanı sıra çeşitli biyobazlı ürün çeşitlerinin distribütörlüğü bulunmaktadır.

Kumru Kimya hakkında: 

Kumru Kimya firması FKuR firmasının 2011 yılından beri Türkiye yetkili temsilciliğini yürütmektedir.

Photo: Pen holder "Zombie Hunter " Design by Ola Sundberg from ‚woodFill Fine‘ 
[Copyright: Colorfabb] 


Photo: Cup made from ‚BambooFill’ 
[Copyright: Colorfabb]