30 Temmuz 2018 Pazartesi

FKUR'dan Fakumada Isı Dayanımı Yüksek PLA Kompozitler

Daha önceki yazımızda size okyanustaki plastik kirliliği ile mücadele kapsamında Avrupa'da tek kullanımlık plastik ürünlere karşı planlanan önlemlerden bahsetmiştik. Bu yazımızın detayı için tıklayabilirsiniz. Buna göre Avrupa Komisyonunda başta tek kullanımlık çatal bıçak ve gıda kapları olmak üzere birçok ürünün kullanımlarının yasaklanması ve/ veya sınırlanması konusunda çeşitli tedbirlerin alınması isteniyordu. Bu çağrının ardından Ikea, Starbucks ve Pret A Manger gibi çok uluslu zincir şirketler 1-2 sene içinde tek kullanımlık pipet ve çatal bıçak ürünlerinin kullanımını azaltacaklarını ve zamanla da kaldıracaklarını açıkladılar.

Tabi buradaki en büyük soru işareti, bu kadar yüksek tüketimi olan tek kullanımlık ürünlerin yerini neyin alacağı ile ilgiliydi. Avrupa Komisyonu yayınladığı raporda bu konuyla ilgili olarak piyasadaki daha yeşil ve sürdürülebilir alternatifler ifadesini kullanıyordu. Buradan hareketle akıllara gelen ilk alternatif ise biyobozunur ve kompostlanabilir plastik ürün çeşitleri. Bu ürünlerin kullanımın en önemli avantajı, önlem alınmak istenen ürünlerin birçoğunun hali hazırda organik bir atık olan gıda atıkları ile temas etmesi ve bu sayede de atık ayrıştırmasını gerek kalmadan kompost özelliğine sahip ürünlerin gıda gibi organik atıklarla birlikte geri dönüşüm imkanı sunarak organik geri dönüşümün verimini arttıracak olmasıydı.

Hali hazırda dünyada kompostlanabilir tek kullanımlık çatal/bıçak, pipet gibi ürünlerin tüketimi ve bu ürünlere olan talep hızlı bir şekilde artıyor. Fakat bu ürünleri üreten firma sayısı henüz çok değil. Bunun da en büyük sebeplerinden biri, bu ürünleri üretirken hali hazırda kullanılan petrokimya hammaddelerinin eş değerinde kompost özelliğine sahip biyobozunur hammaddelerin gelişiminin tamamlanmaması. Örneğin bir çatal bıçak ürünü özelinde bahsedersek, endüstri bu ürünlerin üretilmesinde en çok Polipropilen (PP) ve Polistiren (PS) gibi hammaddeleri kullanıyor ve bu ürünler oldukça rahat ve hızlı bir şekilde işleniyor. Öte yandan bu ürünlerin yeşil ve sürdürülebilir alternatifi olarak görebileceğimiz Poli laktik asit hammaddesini işlemek bu hammaddelere kıyasla oldukça zahmetli ve işleme verimi açısından daha problemli. İşte burada PLA gibi hammaddelerin kompozit hale getirilerek en azından PP ve PS gibi ürünlerle benzer çevrim zamanlarında işlenmelerini sağlayacak ürünler geliştirilmesi önem kazanıyor. Bu konuda uzman firmalardan biri ise Alman firması FKuR Kunststoff. FKUR firması özellikle biyobazlı kompozit hammaddelerin geliştirilmesi konusunda uygulamaya özel çözümler sunuyor.

Bu sene 26.sı düzenlenecek olan ve her iki senede bir düzenlenen FAKUMA fuarında da FKUR firması bu artan taleplere cevap veren bir çözümü sunuyor olucak. Bu ürünlerin arasında özellikle yüksek akışkanlık ve ısı dayanımı gibi gereksinimlere çözüm sunan Bio-Flex S7514 hammaddesi ön plana çıkıyor.

Bio-Flex S7514 yüksek akışkanlığı sayesinde tek kullanımlık çatal bıçak ürünleri için ideal bir ürün


Bio-Flex S7514 kompozit malzemesi polilaktik asit bazlı biyobozunur bir hammadde çeşidi. FKUR tarafından hızlı ve verimli bir işleme özelliği sağlanması tarafından optimize edildi. Yüksek akışkanlık değeri sayesinde (MFR 27g/10 dak) çoklu kalıplarda ve ince ve uzun cidarlık kalıplarda çok rahat bir şekilde işleme kolaylığı sağlıyor. 110C'ye kadar çıkabilen Vicat A değeri de benzer PLA kompozitlerdeki gibi sıcak kalıba gereksinim olmadan daha kısa çevrim süreleri ile sağlanabiliyor. Bütün bu özellikleri ile birlikte Bio-Flex S7514 ürünü özellikle tek kullanımlık çatal bıçak ürünlerinin üretimi için çok uygun bir ürün. Ürünün aynı zamanda %75 biyobazlı karbon içeriği bulunuyor ve natural ve beyaz renklerde tedarik edilebiliyor. Renklendirme katkıları ile üretim sırasında farklı renklerde ürün eldesi de mümkün hale geliyor.

Bio-Flex S7514 ve benzer PLA kompozit ürünlerin tedariği için aşağıdaki sayfamızı ziyaret ederek bize ulaşabilirsiniz.

http://biyoplastik.com.tr/fkur-bioflex.html

1 Haziran 2018 Cuma

Avrupa Tek kullanımlık Plastikleri Biyobozunur Yapmak için Harekete Geçti


Deniz atıklarını azaltmak için yeni AB kuralları




Okyanus ve denizlerdeki zararlı plastik atıkların gün geçtikçe artıyor olmasıyla beraber, Avrupa Komisyonu Avrupa Birliği çapında Avrupa’nın kumsallarında ve denizlerinde bulunan 10 tek kullanımlık plastik ürününü ve kaybolan ve terkedilen balıkçılık ekipmanlarını hedef alan bazı kural önerileri teklif etti.

Teklifte yer alan plastik ürünler, deniz atıklarının toplamının %70’lik gibi büyük bir kısmını oluşturuyor. Yeni kurallar ölçülü olarak ve en iyi sonuçları elde etmek adına şekillendirildi. Bu da farklı ürünlere farklı önlemler alınacağı anlamına geliyor. Alternatiflerin bulunduğu ve maliyet olarak yük getirmediği ürünler için, tek kullanımlık plastik ürünler pazardan tamamen yasaklanması isteniyor. Direk bir alternatifi olmayan ürünlerde ise, uluslar çapında bu ürünün tüketiminin azaltılması hedefleniyor. Kurallar aynı zamanda tasarım ve etiket gereksinimlerini ve üreticilerin atık yönetimiyle ilgili zorunluluklarını da düzenliyor. Bütün bunlar göz önüne alındığında, yeni kurallarla birlikte küresel etkileri olan bu sorunda Avrupa’nın bir adım öne çıkması sağlanacak.

Yeni kuralları özetlemek gerekirse:


Bazı ürünler için plastik yasağı: Konvansiyonel plastiğe alternatifin bulunduğu durumlarda, tek kullanımlık plastikler pazardan yasaklanacak. Bu yasak plastik kulak çubukları, çatal bıçaklar, tabaklar, pipetler, içecek karıştırıcıları ve balon çubuklarına uygulanacak. Bu ürünlerin hepsinin alternatif olarak sürdürülebilir malzemelerden üretilmesi gerekiyor. Bu bağlamda kompostlanabilir çözümler öne çıkmış olucak. Tek kullanımlık içecek konteynerleri ise eğer kapakları konteynere ilişik halde ise pazarda bulunabilecek.

Tüketim azaltma hedefleri: Üye ülkelerin plastik gıda kapları ve içecek kaplarının kullanımını azaltmaları isteniyor. Bunu da ulusal çapta azaltma hedefleri koyarak yapabilirler veya satış noktasında alternatif ürünler sunabilirler. Ek olarak tek kullanımlık plastik ürünlerin ücretsiz olarak dağıtılmasını da engellemeleri gerekir.

Üreticiler için zorunluluklar: Üreticilerin atık yönetimi ve temizlikle ilgili maliyetlerin karşılanmasında ve aynı zamanda gıda kapları, cips ve şeker ambalajı gibi paketler, içecek kapları, tütün ürünleri ve filtreleri, ıslak bendiller, balonlar ve hafif plastik poşetler gibi ürünler için alınan önlemlerin farkındalığının yaratılması konularında destek olmaları isteniyor. Endüstriye aynı zamanda bu ürünlerin daha az kirleten alternatiflerin geliştirilmesi konusunda teşvik verilecek.

Toplama hedefleri: Üye ülkelerin tek kullanımlık plastik içecek şişelerinin %90’ını 2025 yılına kadar toplamaları isteniyor. Bunun için de depozito yöntemi örnek oalrak öneriliyor.

Etiketleme gereksinimleri: Bazı ürünlerin atığın nasıl bertaraf edilmesinin ve çevreye olan olumsuz etkilerinin gösterildiği şeffaf ve standart hale getirilmiş etiketlemeye ihtiyacı olucak. Üründe plastik bulunuyorsa da belirtilecek. Bu kurallar temizlik mendilleri, ıslak mendiller ve balonlar için geçerli olucak.

Farkındalık arttırma tedbirleri: Üye ülkelerin tek kullanımlık plastiklerin ve balıkçılık aletlerinin olumsuz etkilerinin tüketiciler nezdinde farkındalığının arttırmaları zorunlu olucak. Aynı zamanda bu ürünler için tekrar kullanım ve atık yönetimi seçenekleri konusunda farkındalığın arttırılması da isteniyor.

Deniz atıklarının %27’lik kısmını oluşturan balıkçılık ekipmanları için Komisyon poliçe çerçevesini, plastik içeren balıkçılık ekipmanları için üretici sorumluluk şemaları ile tamamlamayı hedefliyor. Plastik balıkçılık ekipmanları üreticilerinin liman kabul tesislerinden atıkların toplanması, nakledilmesi ve bertaraf edilmesi için gerekli maliyetlerin karşılaması gerekiyor. Farkındalık arttırıcı önlemlerin de maliyetlerini karşılayacaklar. Balıkçılık ekipmanları ile ilgili kurallar ayrı olarak duyuruldu.

Komisyonun önerileri Avrupa Parlamentosu ve Konseyine kabul için sunulacak. Komisyon diğer enstitülerin bu dosyayı öne almasını istiyor ve Avrupalılar için Mayıs 2019 seçimleri öncesi somut bir sonuca ulaşmasını hedefliyor.

Kaynak: https://ec.europa.eu/commission/news/single-use-plastics-2018-may-28_en

21 Mayıs 2018 Pazartesi

2018 Yılı Biyo-esaslı Malzeme Ödülü LFT Katkılı PLA Malzemesinin


15-16 Mayıs 2018 tarihlerinde Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen ‘’11. Uluslararası Biyo-Esaslı Malzeme Konferansında’’ katılımcılar ‘’Yılın Biyo-Esaslı Malzemesi’’ Inovasyon ödülü için her sene olduğu gibi oylarını kullandılar. Kazanan ise Finlandiya’dan Arctic Biomaterials Oy firması oldu.

Arctic Biomaterials Oy (Finlandiya) firması zararsız minerallerin kompost ortamında geri dönüşümüne imkan veren cam elyaf katkılı PLA malzemeleri ile ödülün sahibi oldu.

ArcBioxTM BGF30-B1 malzemesi LFT (uzun elyaf) teknolojisi ile cam elyafla güçlendirilmiş bir Polilaktik Asit (PLA). Bu inovasyon ile biyo-esaslı plastikler teknik özellik gerektiren uzun ömürlü uygulamalarda kullanılırken, kullanım ömürlerinin sonunda kompost koşullarında gübre haline gelebilmesi de mümkün oluyor. Katkı maddesi olarak Arctic Biomaterials Oy (ABM) tarafından geliştirilen cam elyaf kullanılıyor ve bu katkı farklı diğer biyo-esaslı polimerler için de kullanılabilir. Bu kompozit malzeme karbon ayak izini ve yenilenebilir olmayan enerji kullanımını fosil bazlı katkılı plastiklere göre büyük ölçüde azaltıyor. Firma tarafından geliştirilen katkılı PLA aynı zamanda DIN CERTCO sertifika kurumunun vermiş olduğu kompostlanabilirlik işaretine sahip.

Kaynak:  www.bio-based-conference.com 

27 Mart 2018 Salı

Total Corbion firması Tayland'da PLA Üretimine Başladı

Total ve Corbion firmalarının ortak teşebbüsü ile kurulan Total Corbion PLA firması, Polilaktik asit (PLA) ve laktid monomerlerinde küresel teknoloji lideri olarak Tayland'ın Rayong kentinde yıllık 1000 tonluk pilot üretim tesisini başarıyla devreye soktu.


Pilot üretim tesisi 2017 Aralık'ta üretime başladı ve geçtiğimiz iki ay süresince farklı çeşitlerde Luminy PLA hammaddesini başarıyla üretti.

Firmanın pazarlama direktörü Francois de Bie, müşterilerin Luminy PLA hammaddesini test etmek için dört gözle beklediklerini belirtti. Pilot tesisin devreye sokulmasıyla birlikte Luminy PLA numuneleri müşteriler tarafından da artık denenebilecek. Ek olarak pilot tesis teknisyenlerin eğitilmesinde ve ürün sertifikalarının ve düzenlemelere uygunluk belgelerin alınmasında da vakit kazandıracak. Gelecekte Total Corbion PLA pilot tesisi ürün geliştirmek için de kullanabilecek.

Pilot tesisin devreye girmesiyle Total Corbion PLA da dünya ölçeğinde PLA üreticisi olma yolunda vitesi arttırıyor: aynı tesiste Corbion PLA'nın Laktid tesisi de yıllık 100kT'ye çıkarılıyor. 75kT'lik PLA polimerizasyon tesisi ise inşa edilmeye devam ediyor. Pilot direktörü olan Simon Goldney, 2016 Kasım'daki temel atımı sonrası, proje 2.2 milyon saatlik iş kazasızlığın olduğunu belirtiyor. PLA polimerizasyon tesisinin 2018 yılının ikinci yarısında ilk ticari miktarlardaki PLA'yı teslim etmeye hazır olması planlanıyor.

Tamamlandığı zaman, Tayland'daki Total Corbion PLA üretim tesisinin geniş Luminy PLA hammadde portföyünü üretmesi planlanıyor. Bu ürünler arasında standart PLA'dan yenilikçi yüksek ısı dirençli PLA'ya kadar ürünler olması ve ambalajdan, tüketici ürünlerine, elyaf ve otomotive kadar uygulama alanları bulması bekleniyor.

Türkiye pazarında Total Corbion PLA firmasının Luminy markalı PLA hammaddelerini Kumru Kimya firmasından tedarik edebilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki siteyi ziyaret edebilirsiniz.

http://www.biyoplastik.com.tr

1 Mart 2018 Perşembe

Biyobozunur Malç Filmler için yeni AB standardı yayınlandı

EN 17033 biyobozunur malç filmleri standardı yayınlandı

Geçtiğimiz Ekim ayında, Avrupa parlamentosu AB Gübre Regulasyonunun revizyonunda biyobozunur malç filmlerin de kullanılmasını olumlu olarak oyladı. Biyobozunur malç filmler Avrupa pazarında uzun yıllardır bulunuyor ve Avrupalı çiftçiler tarafından da kabul görüyorlar. Modern tarımda önemli bir rol oynayarak, verimin arttırılması, ekin kalitesinin geliştirilmesi, zararlı otlarının kontrolünün daha iyi yapılması, sulama veriminin ve pestisit kullanımın azaltılması gibi konularda büyük fayda sağlıyorlar. Daha da önemlisi, diğer malç filmlerden farklı olarak, ekin döngüsünün sonunda tarlada bırakılıp toprağın altına sürülebiliyorlar. Bu sayede toplama maliyeti açısından da katma değer yaratıyorlar. Avrupa içinde regülasyonları uyumlu hale getirmek adına, biyobozunur malç filmler artık CEN Teknik Komitesi 249 tarafından geliştirilen yeni Avrupa standardı olan EN 17033 standardı kriterlerine bağlandılar.

EN 17033 tarım ve bahçecilikte kullanılan malç filmler için geliştirilen yeni bir ürün standardı ve bu standart ürünle ilgili gereklilikleri ve test metodlarını içeriyor. Standart çiftçiler, distribütörler ve pay sahipleri için net bir referans olmasını sağlamak için tasarlanmış. Aynı zamanda biyobozunur malç film ürünlerinin sertifikalandırılması ve etiketlenmesinin de temelini oluşturacak. EN 17033’in hali hazırdaki diğer ulusal standartların da yerine geçmesi öngörülüyor.

Bu standardın geliştirilmesine yönelik çalışmalar 2012 yılında başladı ve konvansiyonel malç filmler için EN 13655 standardının revizyonunun sonucu olarak gelişti. Ürünün kullanım sonu seçenekleri göz önünde bulundurularak EN 13655 standardı ikiye bölündü; a) kullanım sonrası topraktan toplanması gereken malç filmler (revize edilmiş EN 13655) b) biyobozunurluk özelliği sayesinde toprağa karışabilen malç filmler (yeni EN 17033).

EN 17033 standardında biyobozunurluk, ekotoksisite, film özellikleri ve biyobozunur malç filmlerin bileşenleri ile ilgili test metodları ve değerlendirme kriterleri belirtiliyor. Sorumlu Avrupa Komitesi olan CEN/TC 249/WG 7 (Tarımda kullanılan termoplastik filmler) hali hazırda bilinen ve kullanılan ‘’OK Biodegradable Soil’’ sertifikasyonunu kullanmaya karar verdi. Bunu sağlayabilmek için toprakta biyobozunma testinde 24 ay içinde %90’lık CO2 dönüşümü sağlamak gerekiyor. Ek olarak standart daha kapsamlı bir ekotoksisite testi içeriyor ve bitkiler, omurgasızlar (solucanlar gibi) ve mikroorganizmalar (nitrojen inhibisyon testi)) alakalı olan toprak organizmalarını da değerlendirme kapsamına alıyor. Bu sayede toprak fonksiyonlarının yerine getirilmesini sağlayacak organik maddelerin parçalanması ve ekolojik olarak malzemelerin geri dönüşümü gibi ekolojik prosesler de göz önünde bulundurulmuş oluyor. Aynı zamanda düzenlenen metaller ve bazı potansiyel zararlı maddeler gibi potansiyel olarak zararlı bileşenlerin kullanımıyla ilgili sıkı kısıtlamalar getiriliyor.

Standartta filmlerin boyutsal olarak değerlendirilmesi ve zararlı otların kontrolü için optik özelliklere ve mekanik özelliklere dair de kriterler belirtiliyor.

Biyobozunur malç filmlerin sadece tarlada yayılmak için yeteri kadar güçlü olması gerekirken, konvansiyonel filmlerin de toplanabilecek kadar mukavemete sahip olması gerekiyor. Bunun için de konvansiyonel malç filmlerin 25 mikrondan daha kalın olması kriteri revize EN 13655 standardına eklenerek bu filmlerin toplanabilirliğinin sağlanması hedefleniyor.

Ayrıca, standarda göre biyobozunur malç filmlerin açık bir şekilde işaretlenmesi ve ambalajlarının standarda referans vermesi isteniyor. Bu sayede çiftçilerin de malç filmin toprakta bütünlüğünü kaybedeceğinden ve herhangi bir zararlı madde bırakmadan biyobozunacağından emin olması hedefleniyor. EN 17033 standardının dokuz tane eki de bulunacak ve bu eklerde standartta belirtilen testlerin nasıl uygulanağına dair detaylar belirtilecek. Son olarak ekinlere göre filmlerin sınıflandırılması ve çiftçiler için biyobozunur malç filmlerin uygulamalarına dair tavsiyeler de standartta bulunabilecek.