19 Ocak 2018 Cuma

3D Yazıcılar için Biyoplastik Malzemeler

3d filament için ahşap katkılı ürünler
 3D baskı sektörü her geçen yıl büyümeye devam ediyor. Blogumuzda sizlere daha önce 3D baskı sektörünün en önemli sarf malzemesi olan 3D yazıcı filamentleri için uygun olan hammaddelere ilişkin bazı yazılar yazmıştık. Bu konudaki daha önceki yazdığımız yazıya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.biyoplastik.net/2014/02/3d-yazici-pla-filament-hammaddesi.html

Tabi her geçen sene rekabetin de artmasıyla birlikte yeni firmalar ortaya çıkıyor ve bu firmalar da üretimlerinde en verimli hammaddeleri kullanmak adına denemeler yapıyorlar. Bu yazımızda size FKuR adlı firmanın Bio-Flex hammadde serisindeki PLA bazlı 3D boyutlu yazıcı filamentine uygun en güncel hammaddeler hakkında özet bir bilgi sunmaya çalışacağız.

3D filament üretimi için doğru hammaddeyi bulmak gerçekten hiç kolay değil. Filamentten alacağınız baskıya göre, malzemelerde farklı esneklik değerleri gerekebiliyor. Ek olarak görüntü, dokunma hissi, transparanlık, esneklik ve sertlik gibi parametreler de baskısı alınan ürün için değerlendirilmesi gereken noktalar olarak öne çıkıyor.

FKuR firması bu bağlamda biyo-esaslı ve biyobozunur plastiklerden oluşan bir ürün portföyü sunuyor. Bu ürünler işleme verimi, hissiyat ve görüntü açısından istenen özellikleri başarıyla karşılıyor.

Aşağıdan yukarı artan esneklik, yukarıdan aşağı artan transparanlık özelliklerine sahip hammaddeleri 3D yazıcı filamentleri için tercih edebilirsiniz.

Bio-Flex kompozit ürünleri yüksek transparanlık ve yüzey parlaklığı ile de öne çıkıyorlar. Bütün hammaddeler kolay bir şekilde renklendirilebiliyor. Eğer doğal bir görüntü isteniyorsa, ahşap elyaf katkılı kompozit ürünler de kullanılabilir. Ahşap elyaf katkılı ürünler arasında;


  • Fibrolon 3D Wood: Ahşap elyaf katkılı PLA kompozit
  • Fibrolon 3D Bamboo: Bambu elyaf katkılı PLA kompozit
  • Fibrolon 3D Cork: Mantar elyaf katkılı PLA kompozit


Bio-Flex ürünlerine ek olarak FENC firmasının Bio PET ürünü de seçenekler arasında bulunuyor. Bio PET malzemesi kısmi olarak şeker kamışından üretiliyor ve petrol bazlı PET ile aynı özelliklere sahip.



27 Aralık 2017 Çarşamba

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 2018'de Devreye Giriyor


Halen yürürlükte olan 24 Ağustos 2011 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, 27 Aralık 2017 itibariyle yeni yönetmeliğin resmi gazetede yayınlanması ile birlikte 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle yerini yeni yönetmeliğe bırakacak.

Daha önceki yazılarımızda da marketlerde kasalarda dağıtılan poşetlerin 2019 itibariyle ücretli olarak satılacağına ilişkin maddelerin yönetmelikte kendine yer bulduğu görülüyor.

Konuyla ilgili detaylı yazımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.biyoplastik.net/2017/07/2019-ylndan-itibaren-plastik-posetler.html

1 Ocak 2018 tarihi ile devreye giren yönetmelikle birlikte 31 Aralık 2019'a kadar kişi başına alışveriş poşeti kullanımının ilk etapta 90'a 2025 itibariyle de 40'a düşürülmesi hedefleniyor. Bu hedef doğrultusunda ise hafif plastik torbalar olarak ifade edilen 15 mikron ile 50 mikron arasındaki torbaların Ambalaj Komisyonunun tavsiyesi doğrultusunda Çevre Bakanlığı tarafından belirlenecek olan bir taban fiyat üzerinde satılması gerekecek. Düzenlemeden market içinde genellikle meyve ve sebze reyonlarında kullanılan 15 mikron altındaki çok hafif plastik torbalar etkilenmeyecek.

Her ne kadar yeni Ambalaj Atığı yönetmeliğinde biyobozunur poşetler konusundan açık bir şekilde bahsedilmemiş olsa da, poşetlerin parayla satılıyor olması ile birlikte maliyetleri normal poşetlere göre daha yüksek olan biyobozunur poşetlerin, marketler tarafından kompostlanabilir olarak tercih edilmesini de teşvik edici bir durum ortaya çıkmış olacak. 

24 Ekim 2017 Salı

Biyoplastik Uzmanları 27.Plast Avrasya Fuarında

Bu sene 6-9 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan ve Türkiye plastik sektörünün en büyük fuarı olarak bilinen 27. Plast Avrasya'da biyoplastik sektörünün öncü şirketlerinden olan FKuR Kunststoff firmasının temsilcisi olarak Kumru Kimya firması biyoplastik sektöründeki en yenilikçi malzemeleri sizler için tanıtıyor olucak.



Geçmiş senelerde de olduğu gibi, firmanın 502B nolu standında hem biyobazlı hem de biyobozunur plastik hammadde çözümlerini bulabileceksiniz. Önceki senelerden farklı olarak 3 önemli ürün grubu özellikle de yurtdışına ihracat yapan üreticiler için ön planda olucak.

Bu ürünlerden en ilgi çekicisi biyobazlı termoplastik elastomerler olucak. Biyobazlı TPE ürünleri Terraprene markası adı altında sizlere sunulacak. Shore A 20 sertlikten Shore D'ye kadar ürünleri kapsayan ve petrol bazlı TPE'lerin kullanılabildiği bütün alanlarda kullanılabilecek olan bu ürünlerle, üretimlerinize daha çevreci ve sürdürülebilir bir anlayış katabilirsiniz. Ayrıca ahşap elyaf dolgulu ürün çeşitleriyle de estetik ahşap görünümünde sahip elastomer yapısında ürünler elde etmeniz mümkün olucak.

Terraprene marka biyobazlı Termoplastik elastomerler


Fuarda ön planda olucak ikinci ürün grubu ise biyobazlı polipropilen ürünleri olucak. Henüz dünyada biyobazlı PP üretilmiş olmasa da, FKuR firmasının yenilikçi teknolojisi sayesinde biyobazlı PE ile petrol bazlı PP'nin kampaund edilmesiyle elde edilen hammaddeler, PP mekanik özelliklerine sahip ve biyobazlı hammaddelerin eldesine olanak sağlıyor. Bu en az %30 biyobazlı içeriğe sahip PP ürünler ile birlikte polipropilenden üretmiş olduğunuz ürünlerin daha çevre dostu ve organik olmasını sağlayabilirsiniz. Bu ürünler de Terralene ürün grubu altında tanıtılacak ve enjeksiyon kalıplama ve ekstrüzyon işleme şekillerine uygun farklı çeşitler bilginize sunulacak.

Son olarak FKuR firmasının uzmanlık alanı olan esnek ambalaj ve poşet üretimine uygun ürün çeşitlerinde ise son zamanlarda Avrupa'da kanunlarla zorunlu hale gelmiş olan market içi ince rulo manav poşetlerinin EN 13432 standardına göre üretimine uygun biyobozunur plastik hammadde çeşitleri ön planda olucak. 2018 yılından itibaren Fransa'da bu tip ürünlerde %40 biyobazlı karbon içeriği ve HOME COMPOST özelliği istenmesi sebebiyle, rulo poşetlerin üretimine uygun ve transparan özelliği sağlayabilecek çok fazla ürün piyasada bulunmuyor. FKuR bu teknolojilerdeki bilgi birikimiyle sizlere 8 mikron inceliğe kadar kolaylıkla üretim yapmanızı sağlayan ve kanunda belirtilen kriterleri sağlayan biyobozunur poşetleri üretmenize olanak sağlıyor. Bu ürün grubunda da Bio-Flex F1804, Bio-Flex F1814 ve Bio-Flex FX1824 ürünlerine özellikle dikkat etmenizi öneriyoruz.

HOME COMPOST Bio-Flex biyobozunur poşetler

Yukarıda saydığımız ürün gruplarının yanında, hangi plastik hammadde ile üretim yapıyor olursanız olun Kumru Kimya firması standında üretiminizi farklılaştırmak adına yerine kullanabileceğiniz biyoplastik hammadde çeşitlerini bulabileceksiniz.

6-9 Aralık 2017 tarihleri arasında 502B nolu standda biyoplastik hammadde çözümleriyle tanışmanız için sizleri Kumru Kimya standına bekliyoruz.

Ürünler hakkında detaylı bilgi için: http://www.biyoplastik.com.tr

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Biyobazlı Plastiklerin Standardı ve Sertifikalandırması


Biyobazlı içerik nasıl ve neden ölçülmelidir?


Bir ürünün biyobazlı içeriğini ölçmek için kullanılan Karbon-14 (C-14) yöntemi artık oldukça biliniyor ve tekrar üretilebilen sonuçlar ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda yöntem çok katı, sıvı ve gaz formundaki biyo-esaslı ürünlerin hepsine uygulanabiliyor. Üründeki karbonun nereden geldiğinin belirlenmesine dayanan bu yöntem artık uluslararası alanda da kabul ediliyor ve neredeyse 10 yılı aşkın bir süredir de ülkelerin yönetmeliklerinde ve ekolojik etiketlerde kullanılıyor. Birçok makale C-14 ölçümü ile biyobazlı içeriğin hesaplanması arasındaki teknik bağın ne olduğu konusunda tartışmalara değindi. Bu sebepten dolayı, bu makalede biyobazlı içeriğin test edilmesinin sağlayacağı faydalara değinilip, pazarda biyobazlı karbon sonuçlarının nasıl uygulanabileceğini ve bu sonucun hangi standartlara göre nasıl farklı şekillerde raporlanabileceğine değinilecektir.


Biyobazlı karbon içeriğini ölçen standartlar


Biyobazlı ürün endüstrisinde C-14 testinin yaygın bir şekilde kullanılmasından dolayı, geçtiğimiz yıllarda biyobazlı içeriği ölçmek için kullanılan birçok uluslararası standart metod yayınlandı. Ürününü test etmek isteyen bir üretici için ilk adım raporlama şeklinin belirlenmesidir. Fakat ASTM, ISO ve ya CEN gibi kurumlardan standartları satın alıp genel olarak deneyimli radyokarbon laborantları tarafından anlaşılabilecek teknik içeriği okumak AR-GEcilere ve ya pazarlama müdürlerine bir fayda sağlamayacaktır.

Peki bu konumda olan çalışanlar C-14 testi için hangi standardı seçmesi gerektiğini ve bu seçimin elde edilecek sonuçları nasıl etkileyeceğini nasıl belirlemelidir? Kısaca standart seçiminin elde edilecek sonuçların nasıl kullanılacağıyla ilişkili olduğu söylenebilir.

Biyobazlı Karbon İçeriğini Ölçmek ne kazandırır?


Biyobazlı ürün üreticisinin profesyonel bir radyokarbon laboratuvarına biyobazlı içeriğin ölçülmesi için başvurması için birçok sebep sayılabilir. En basitinden AR-GE boyunca elde edilen yaklaşık hesaplamaların iç kalite kontrolü açısından bu ölçümler faydalı olacaktır. Test sonuçları özellikle de toplam biyobazlı içeriğin ürünün farklı bileşen ve malzemelerden oluşması sonucu bilinmediği karmaşık şekilde birleştirilmiş olan ürünlerde fayda sağlayacaktır. Bu durumlarda, standart metod seçimi göreceli olarak kolaydır çünkü bütün standartlar karşılaştırılabilir yakın sonuçlar verecektir. Buradaki fark organik ve inorganik karbonun hesaba katılması ile ilişkili olacaktır.

İkinci olarak, birçok firma ISO 17025 akreditasyonuna sahip C-14 laboratuvarlarına danışarak biyobazlı içerik ile ilgili olan iddialarını müşterilerine kanıtlamaktadır. Bu durumlarda amaç tedarik zincirinin altındaki tüketicilere sözler vermeden önce bir kalite garantisi ve güven kazanabilmektir. Testin bu uygulaması için, pazarı ve son kullanıcıları bilmek, sonuçların tam olarak kimlere sunulacağını, hangi standardın seçilmesi gerektiği için önemlidir. Örneğin, Amerika pazarına sunulacak olan ürünler için ASTM D6866 standardı bariz bir seçim olacaktır çünkü bu standart Amerika pazarında en çok tanınan olacaktır. Benzer şekilde Avrupa’da ise CEN standardı daha iyi geri dönüşler sağlayacaktır.

Eko-Etiket ve Devlet Uyumu için Biyobazlı Testler


Pazarlama ve ürünün pazara sunulması aşamasında test edilmesi için önemli dışsal faktörlerden biri de özel eko-etiketlere başvurmak ve ya devletlerin biyobazlı besleme stoklarını kullanmak konusundaki teşviklerden faydalanabilmektir. Özel ve devletin biyobazlı uyum sertifikalarını elde edebilmek için güvenilir ve tekrarlanabilir bir test metodunun uygulanarak gerekli minimum seviyenin sağlanmasının kontrolü gerekmektedir.

Eğer test bir etiket sertifikasının ürüne uygulanması ile ürünün pazarda öne çıkmasını sağlayacaksa, bu kurum ve ya devlet düzenlemesi çoğunlukla kullanılması gereken standart metodu belirtmektedir. Örneğin Avrupa’da Vincotte’nin OK Biobased sertifikası, Braskem’in I’m Green etiketi ve USDA’nın BioPreferred sertifikalarının hepsi ASTM D6866-16 metodunun ve ya buna eşdeğer olan bir standardın uygulanmasını gerektirir (Aşağıdaki tabloda eşdeğer metodlarla ilgili detayları bulabilirsiniz).

Daha yeni programlar ise ASTM D6866-16 standardının uygulanması geleneğinden çıkmayı tercih etmiştir. Örneğin yakın zamanda devreye giren biyobazlı plastik poşetlerle ilgili Fransa ve İtalya düzenlemeleri minimum biyobazlı içeriğin gösterilmesi konusunda ISO 16620-2 ve CEN 16640 metodlarına atıfta bulunmuştur. Bu düzenlemelerde alt sınır her sene yükseltilecektir. Hollanda’daki NEN tarafından uygulanması planlanan sertifikalandırmada ise EN 16785 standardına atıfta bulunulmuştur. Bu metodda önerilen hesaplama karbon dışındaki içerikleri de hesaba katar ve bu sebeple bu makalenin konusu dışına çıkmaktadır. Fakat biyobazlı karbon içeriği için CEN 16440 metoduna atıfta bulunulmuştur.

Karbon-14 Testi için ASTM, CEN ve ISO standartları


Şimdiye kadar endüstri ASTM D6866 metodu ve tarihçesi hakkında daha çok bilgi sahibi olmuştu. Amerika’nın Tarım Bakanlığı tarafından yaklaşık 15 sene önce başlatılan
USDA BioPreferred programı kapsamında bu metod ortaya çıktı. Bu düzenlemenin birincil amacı Amerika’nın tarımsal kaynaklarını da petrole alternatif olarak kullanılmasının teşvik edilmesiydi. Amerikan tarım sektörüyle ortak tarihçesinden dolayı ASTM D6866 metodu biyobazlı numunede sadece toplam organik karbonu ölçmektedir. Bu seçim kalsiyum karbonat gibi inorganik karbon içeriklerinin hesaplama dışına bırakılması için yapılmıştır. Sonuçlar da bu nedenle toplam organik karbonun (TOC) yüzdesi olarak raporlanmaktadır.

Avrupa tarafında ise, inorganik karbonatı hesaba katma konusunda büyüyen bir trend bulunuyor. Bunun sonucunda da raporlama toplam karbonun (TC) yüzdesi olarak yapılıyor. Bunun sebeplerinden biri CEN 16440 standardını oluşturan komitenin kararıyla TOC raporlama formatının standardın yeni versiyonundan kaldırılmasıdır. Avrupa’da özellikle plastik poşetlerde biyobazlı içerik genellikle birkaç ülkedeki ulusal düzenlemelerin gerektirdiği TC’nin yüzdesi şeklinde raporlanıyor. ISO 16620-2 standardının avantajı ise firmalara hem TC hem de TOC üzerinden raporlama olanağı sağlıyor. Bu sayede firma ürününe göre, örneğin ürünleri kalsiyum karbonat içeriyorsa, inorganik karbon içeriğini hesaba ekleyip TC üzerinden raporlamayı da tercih edebiliyorlar. ISO 16620 her iki hesaplama metodunun sonuçlarını karşılaştırma amacıyla kullanılarak farkın görülmesinde de fayda sağlayacaktır.

Bu makalede bahsedilen bütün standartlar karşılaştırılabilir sonuçlar üretebilirken, uygun rapor formatını seçmek konusunda özellikle de planlanan uygulama, ve karbonat içeriğinin nasıl yansıtılacağı ile ilgili yaklaşım önemli olacaktır. Bu konuda akreditasyona sahip radyokarbon laboratuvarları da size başvurulacak olan kurumun gerektirdiği koşullar konusunda bilgi sunacaktır.

Standart
Raporlama yöntemi TC veya TOC
Uygulama
ASTM D6866-16
TOC
-USDA BioPreferred Program
-Vincotte OK Biobased
-DIN- Geprüft Biobased
-Braskem I’m Green Seal
CEN/TS 16137
TC


TOC
-Vincotte OK Biobased
-DIN- Geprüft Biobased
CEN/TS 16440
TC
-NEN Bio-based content certification scheme
ISO 16620-2
TC
-French Decree 2016-379 plastik poşetler için

TOC
-DIN-Geprüft Biobased

Tablo: Biyobazlı içeriğin test edilmesiyle ilgili standartların özeti

Karbon-14 Metodu – AMS veya LSC


C-14 ölçümü için kullanılan AMS cihazı 

Liquid scintillation counting (LSC- sıvı sintilasyon sayımı) ve accelerator mass spectrometry (AMS- hızlandırılmış kütle spektrometresi) yöntemleri C-14 ölçümlerinde kullanılan standartlarda genellikle bahsi geçen teknik yöntemlerdir. Fakat son zamanlarda laboratuvarlar LSC yerine AMS’yi tercih etmeye başlamışlardır. AMS laboratuvarların daha küçük numuneler ile daha hızlı bir şekilde ve daha kesin sonuçlarla çalışmasına olanak sağlamaktadır. Hassasiyet daha yüksek olmasından dolayı, AMS endüstride standart haline gelmiştir.