24 Aralık 2012 Pazartesi

Organik Plastik Olabilir Mi?


Özellikle son birkaç yıldır özellikle de anneler başta olmak üzere çok hassas olduğumuz bir konu var. Bu da gıdalarımıza herhangi bir yabancı kimyasalın ya da bulaşanın eklenmeden, eski senelerde olduğu gibi doğal yollarla üretilmesi ya da yetiştirilmesi. Bütün bu Organik Tarım meselelerinin popüler olmasının arkasındaki en önemli kaygı da bu durum aslında. Hiçbir kimyasal katkı maddesi, hormon, ilaç ve benzeri maddeler katılmadan üretilen ürünlerin gerçekten hem sağlığa faydası vardır hem de tadı da bir farklı olur.

Plastik ürünler belki bilmeyenler vardır, petrol türevlerinden üretilmektedirler. Bu ürünlerin çöp olarak dünyaya zararlarını bir kenara bıraksak bile dışarıya salgıladıkları karbondioksit gazları bile başlı başına hiç farkında olmadığımız halde çevremizi kirletmekte ve zehirlemektedir. Aslında burada biyoplastiklerin devreye gireceğini söylemek yanlış olmaz. Normal plastiklerin aksine biyolojik ya da biyobazlı dediğimiz plastik hammaddeleri tamamiyle petrol dışı kaynaklardan üretilirler. Bu kaynaklar arasında şekerler (nişasta gibi), proteinler (selüloz gibi) ve bitkisel yağlar gibi maddeler bulunmaktadır. Bu ürünlerin elde edildiği yerler de mısır, şeker kamışı ve çeşitli diğer bitkiler gibi tamamen doğanın bir ürünü olan maddelerdir.

Bu bağlamda organik ürün satıcıların kullandığı ambalajlarda da biyoplastik hammaddelerinden üretilmiş ürünleri kullanmaları ürünlerini tamamen organik ve çevre dostu hale getirecektir. Bizden söylemesi.

21 Aralık 2012 Cuma

Kumru kimya - PLA hammaddesi, Bioflex- ecoflex nedir?

Güncelleme: Aşağıdaki yazı en son 22 Nisan 2014 tarihinde güncellenmiştir. Eklenen bölümler italiktir.

Kumru Kimya olarak çeşitli firmalardan PLA hammaddesini tedarik etmekteyiz. Bu madde enjeksiyon ve ekstrüzyon makinelerinde işlenebilmektedir, aynı zamanda film haline de getirilebilen PLA petrol türevli plastiklerle yaklaşık olarak yakın fiyatlara sahiptir. Geleceğin plastik maddelerinin hammaddesi olmasından dolayı doğa için faydalı olacağının bilincinde olmamız gerekmektedir. Çünkü halen kullanılan plastikler doğada yıllar boyu çözünememektedir. Bu da doğada toksik atık birikimine neden olmaktadır.

Bir biyoplastik polimeri olan PLA’nın üretim aşamalarında tamamen biyolojik olan kaynaklar kullanılmaktadır. Bu kaynaklar mısır, buğday, şeker kamışıdır. Bu bitkilerden elde edilen dekstroz şekeri üretimde kullanılmaktadır. PLA’nın diğer biyoplastiklere göre en büyük dezavantajı yalnızca kompost tesislerinde işlem görmesidir. Bu maddenin biyolojik olarak çözünebilmesi için yüksek miktarlarda oksijene ihtiyaç duyulmaktadır. Yukarda bahsedilen biyopolimer diğer biyoplastikler arasında kullanım alanı en çok olan hammaddedir. Çünkü bu hammaddeden çok farklı türlerde madde üretilmektedir. Pet şişeler, sert plastikler, plastik tabak, çatal ve bıçaklar, kartlar, katlanabilen kartonlar, gıda ambalajları bu maddelerden bazılarıdır.

PLA hammaddesinin proses verimliliği sağlanarak işlenmesi, konvansiyonel plastik işleme makinelerinin çeşitli parçalarının ve ısıtıcılarının bu malzemeye göre ayarlanmasını gerektirmektedir. Aksi takdirde malzemeyi işleme verimi çok düşük olmaktadır. Bu sebepten dolayı da çeşitli firmalar PLA kampaund ürünleri üreterek hali hazırda kurulu tesislerde işlenebilecek biyoplastik malzemeler geliştirmişlerdir. Bu firmalardan ilki Almanya'nın FKuR firması olmuştur. Firmanın geliştirdiği Bio-Flex ürünü grubunda PLA hammaddesi, PBAT, PHA ve PBS gibi çeşitli polyester grubu hammaddeler ile desteklenerek mekanik özellikleri geliştirilmiş ve işlenmesi kolay hale getirilmiştir. Halen firmanın Bio-Flex grubunda birçok işleme şartı için uygun malzemeler bulunmaktadır.

Yukarıda bahsedilen bu grupta bulunan bir diğer biyoplastik polimeri ecoflextir. Ecoflex FKuR firmasının çıkardığı Bio-Flex grubu malzemeler ile tamamen aynı özelliktedir ve bir nevi FKuR'un ürün grubundan örnek alınmıştır. Bu polimer yenilenebilen kaynaklardan üretilmektedir. LDPE’nin yerini tutabilecek bir yapıya sahip olan ecoflex biyolojik olarak tamamen parçalanabilen ve gübrelenebilen bir plastiktir. Çöp torbaları ve tek kullanımlık ambalajlar için oldukça ideal olan ecoflex hiçbir kalıntı bırakmadan toprak üzerinde parçalanabilmektedir. İnsanlarda çevreyi ve doğayı koruma bilincinin oluşmaya başlamasıyla bu gibi malzemelerin kullanımını bize daha yaşanabilir ve daha az zehirli madde içeren bir çevre sunacaktır.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Çevre-Sağlık-Maliyet ve Bioplastik


Son zamanlarda hem çevre dostu olmaları hemde gittikçe düşen maliyetleri nedeniyle ön plana çıkan bioplastikler hakkında kısa bir tanıtım yazısıdır.

bioplastikler, çeşitli mikroorganizmalar yardımıyla üretilen plastik çeşididir. burada önemli olan konu üretimin yanısıra, oluşan bu plastiğin tekrardan çözünerek doğaya karışabiliyor olmasıdır. mikroorganizmalar sayesinde üretilen bioplastikler aynı şekilde mikrroganzimlar sayesinde degrede edilmektedir.

bioplastiklerin normal üretilen plastiklere göre birçok avantajları vardır. hem çevre dostu olmaları, hem de son zamanlarda artan kansarojen madde içermemeleri bunlara verilebilecek en önemlileridir. gittikçe düşen maliyet de bir diğer önemli faktördür.

Sonuç olarak bioplastik hammadde hem günümüzün hem de geleceğin gözdesi gibi gözükmekte, sağlığımızı, paramızı ve çevremizi seviyorsak bioplastikler buna uygun.

15 Aralık 2012 Cumartesi

Kumru kimya - biyoplastik nedir ve çeşitleri?


Hayatımızda kullandığımız önemli malzemelerden olan plastik ürünlerin bazı olumsuz yönleri vardır. Bu olumsuzluklarına rağmen kullanım kolaylığından dolayı birçok sektörde kullanılmaktadırlar. Özellikle kolay şekil alabilmeleri, ekonomik olmaları ve esnek bir yapıya sahip olmaları her zaman için tercih sebebi olmuştur. Fakat günümüzde kullanılan plastik malzemeler ya tek kullanımlık olmakta ya da belli bir bozulma sürecinden sonra atılmaktadırlar. Doğada çözünmeleri uzun yıllar alan bu plastik malzemeler çevre kirliliğine neden olmaktadırlar. Özellikle denizlerde ve okyanuslarda fazlaca kirliliğe sebep olan bu ürünlerin en büyük dezavantajı da belki de budur.

Son zamanlarda biyolojik olarak parçalanabilen, yenilenebilen, doğayla uyumlu ve doğaya zarar vermeyen plastiklerin bakterilerde sentezlenmesi ve polimer kimyasındaki uygulamalarla ilgili faydalı olabilecek gelişmeler olması biyoplastiklere olan alakayı artırmaktadır. Bazı araştırmacılar biyoplastik üretimi için bakteriyel biyoplastiklerin ilerdeki uygulamalar için kullanılabileceğini açıklamışlardır.
Bu malzemeler polipropilen benzeri petrol türevli plastiklerle benzer özellikler gösterirler fakat termoplastik olmalarından dolayı sertliği polietilene göre dört kat fazladır ve hücre içinde sıvı, atmosferde katı halde bulunduklarından dolayı organik çözücü ile hücreden özütlenerek kristalize olmaktadırlar.

Biyoplastikler üretildikleri maddelere göre çeşitlenirler. Örneğin nişasta bazlı, polilaktik asit (PLA), poli-3-(PHB) hidroksibutirat, poliamid 11 (PA 11), biyo-kaynaklı polietilen, genetik olarak değiştirilmiş biyoplastikler gibi çeşitleri bulunmaktadır. Geleceğin plastik malzemelerinin bahsedilen şekilde üretilmesi doğanın korunması açısından oldukça önemli olacaktır. Böylece çevremizde ve doğal ortamda toksik madde birikimi azalacaktır.

2 Aralık 2012 Pazar

Biyopolimerlere Giriş.. Biyopolimer Nedir, Çeşitleri, Farkları


Biyopolimerler canlı organizmalar tarafından üretilen polimerlerdir. Selüloz, nişasta, kitin, proteinler, peptidler, DNA ve RNA biyopolimerlere örnek olarak gösterilebilir. Sayılan bu biyopolimerler sırasıyla şeker, amino asit ve nükleotid adı verilen monomerlerden oluşmaktadır (Mohanty ve ark., 2005).

Selüloz Dünya’da hem en çok bulunan biyopolimer hem de organik bileşiktir. Bitkilerin yaklaşık %33’lük bir kısmını selüloz oluşturmaktadır. Pamuğun selüloz içeriği %90 iken, ağaçların %50’sini selüloz oluşturmaktadır (Klemm ve ark., 2004).

Bazı biyopolimerler biyolojik olarak yıkılabilirler. Bu da mikroorganizmalar tarafından karbondioksit ve suya yıkılabildikleri anlamına gelir. Ek olarak biyoyıkılabilir biyopolimelerin bir kısmı kompost edilebilir. Bu da endüstriyel kompostlama prosesiyle altı ay içerisinde %90’ına kadar yıkılabilmeleri anlamına gelmektedir. Bu özelliğe sahip olan biyopolimerler Avrupa Standardı EN 13432 (2000)’e göre kompostlanabilir sembolüyle işaretlenir. Kompostlanabilir polimerlere örnek olarak PLA film gösterilebilir ve 20 μm kalınlığındadır. Bu incelikten daha kalın olan filmler kompostlanabilir özellikte değillerdir fakat biyolojik olarak yıkılabilirler.

Polimerler ve biyopolimerler arasındaki ana ve tanımlayıcı fark yapılarında gözükmektedir. Biyopolimerleri de içeren polimerler kendini tekrar eden monomer adlı yapı taşlarından oluşmaktadır. Biyopolimerlerin de iyi tanımlanmış yapıları vardır fakat bu onların tanımlayıcı özellikleri değildir (örnek: lingo-selüloz). Proteinler ele alındığı zaman kesin kimyasal kompozisyonları ve yatpıtaşların dizilme sırasına birincil yapı denirken, birçok biyopolimer kendiliğinden karakteristik kompokt şekillere katlanarak, biyolojik fonksiyonlar edinirler.Yapısal biyoloji adında biyopolimerlerin yapısal özelliklerini çalışan bir dal dahi mevcuttur. Buna karşın çoğu sentetik polimer daha basitter ve daha rastgele yapılardır. Bu durum biyopolimerlerde olmayan moleküler kütle dağılımını sağlar. Biyopolimerlerin sentezi çoğu in vivo sistemlerde kalıp üzerinden gerçekleştiği için aynı çeşit olan bütün biyopolimerler (örneğin bir çeşit protein) her zaman tamamiyle aynıdır. Hepsi benzer dizide olurlar, benzer sayıda monomer içerirler ve bu sayede hepsi aynı ağırlığa sahiptir. Bu fenomene biyopolimerlerin tekil-dağılım (monodispersity) özelliği adı verilir ve çoklu-dağılım gösteren sentetik polimerlerden en önemli farklarından biridir. Bunun sonucunda biyopolimerlerin çoklu-dağılım indeksleri (polydispersity index) 1’dir.

6 Kasım 2012 Salı

Plastiklerin Doğaya Zararları ve Alternatif Biyoplastik Çözümler

Son Güncelleme: 22 Nisan 2014 tarihinde yazı güncellenmiştir. Eklenen yerler italiktir.
Kumru Kimya şirketi olarak 2012 yılında biyoplastikler adına blogumuzun yayın hayatına başladığımızda daha yolun çok başında olduğumuzu biliyordum ve hala da böyle olduğunu biliyoruz. Bu sebeple plastik atıkların miktarlarına ve doğa için oluşturduğu tehditi ortaya koymak adına bu yazıyla sizleri bilgilendirmek istedik. Günümüze geldiğimiz zaman sevindirici bir şekilde biyoplastiklerin giderek daha çok yatırım yapılan bir endüstri olması ve daha çok bilinen bir pazar olmaya doğru gitmesi aşikardır. Hatta Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok hükümetlerüstü kurumlar da plastik atıklarla savaşılması adına biyoplastikleri, geri dönüşümle birlikte bir numaralı çözüm önerisi olarak sunmaktadırlar. Bir diğer sevindirici gelişme ise, petrol kaynaklar yerine, yenilenebilir doğal kaynaklardan üretilen birçok yeni polimer ile neredeyse plastiklerin eriştiği her alana artık biyoplastikler de dokunuşunu yapabilmektedir. 
Her sene yaklaşık 260 milyon ton plastik üretilmekte ve Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da hane başına plastik tüketiminin yılda yaklaşık 100kg olduğu tahmin edilmektedir (www.plasticseurope.org). Bazı plastikler tekrar kullanılabilmekte, geri dönüştürülmekte vey a enerji geri kazanımı için yakılmaktadır fakat geri kalan büyük bir kısmı ise karalarda, okyanuslarda ve çevrenin çeşitli bölgelerinde birikmektedir. Bu birikimlerin özellikle kuşları, memeli türlerini ve kaplumbağaları ve ekosistemin birçok parçasına zarar verdiği bilinmektedir. Konvansiyel olarak kullanılan plastikler biyolojik olarak parçalanmazlar fakat daha küçük kesitlere yıkılmaktadır. Mikroskopik plastik parçaları ve fiberlerinin varlığı okyanuslarda ve sedimentlerde gösterilmiştir ve plankton örneklerindeki plastik miktarının da 1960lardan 1990lara kadar üç katına çıktığı görülmüştür. Plastikler ve bunların içine çektiği kimyasal kirletenler ise zamanla besin zincirlerimize her geçen gün girmekte ve bunun yol açabileceği uzun vadeli sorunlar ise henüz net olarak bilinememektedir.

Plastikler, alternatifleri olan metal, ahşap ve kağıda göre sağladığı bazı avantajlar sebebiyle çok geniş alanlarda kullanılmaktadır. Bu avantajlardan sadece bazılarını; plastiklerin çok amaçlı, çok hafif, dayanıklı, ucuz, suya dirençli ve bazılarının da transparan özellikte olmasıdır. Fakat dayanıklı olmaları, okyanus ve sedimentlerde birikimleri sonucu çevreye verdikleri zarar gibi yanlarında bazı dezavantajları da getirmiştir. Bunlara ek olarak konvansiyonel plastikler fosil yakıtlarından üretilmektedir ve bu sebeple sürdürülebilir değillerdir.

Plastiklerin büyük bir kısmı hafif ve transparan olmaları özellikleri sayesinde paketleme ürünü olarak kullanılmaktadır. Örneğin gıda ambalajlarında bazı plastikler sadece birkaç günlük kullanım sonrasında atılmaktadır ve eğer geri dönüştürülmez ve ya yakılmaz iseler bu ambalaj materyalleri doğada 100 sene sonrasında bile kalabilmektedir. Bu sebeple, özellikle de kısa sureli kullanımlarda, biyolojik olarak parçalanabilir biyoplastik gibi maddelerin kullanılması açık bir şekilde yararlı olacaktır.

Biyoplastiklerin bu blog çerçevesindeki tanımı ise yenilenebilir maddelerden yapılan biyolojik olarak tamamen bozunabilir ve gübreleşebilir plastik benzeri materyallerdir. Bazı biyolojik olarak bozunabilen plastikler yenilenebilir olmayan maddelerden üretilmektedir (polikaprolakton), benzer şekilde bazı plastikler ise yenilenebilir maddelerden oluşturulmasına rağmen biyolojik olarak bozunmamaktadırlar (poliamid).