6 Kasım 2012 Salı

Plastiklerin Doğaya Zararları ve Alternatif Biyoplastik Çözümler

Son Güncelleme: 22 Nisan 2014 tarihinde yazı güncellenmiştir. Eklenen yerler italiktir.
Kumru Kimya şirketi olarak 2012 yılında biyoplastikler adına blogumuzun yayın hayatına başladığımızda daha yolun çok başında olduğumuzu biliyordum ve hala da böyle olduğunu biliyoruz. Bu sebeple plastik atıkların miktarlarına ve doğa için oluşturduğu tehditi ortaya koymak adına bu yazıyla sizleri bilgilendirmek istedik. Günümüze geldiğimiz zaman sevindirici bir şekilde biyoplastiklerin giderek daha çok yatırım yapılan bir endüstri olması ve daha çok bilinen bir pazar olmaya doğru gitmesi aşikardır. Hatta Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok hükümetlerüstü kurumlar da plastik atıklarla savaşılması adına biyoplastikleri, geri dönüşümle birlikte bir numaralı çözüm önerisi olarak sunmaktadırlar. Bir diğer sevindirici gelişme ise, petrol kaynaklar yerine, yenilenebilir doğal kaynaklardan üretilen birçok yeni polimer ile neredeyse plastiklerin eriştiği her alana artık biyoplastikler de dokunuşunu yapabilmektedir. 
Her sene yaklaşık 260 milyon ton plastik üretilmekte ve Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da hane başına plastik tüketiminin yılda yaklaşık 100kg olduğu tahmin edilmektedir (www.plasticseurope.org). Bazı plastikler tekrar kullanılabilmekte, geri dönüştürülmekte vey a enerji geri kazanımı için yakılmaktadır fakat geri kalan büyük bir kısmı ise karalarda, okyanuslarda ve çevrenin çeşitli bölgelerinde birikmektedir. Bu birikimlerin özellikle kuşları, memeli türlerini ve kaplumbağaları ve ekosistemin birçok parçasına zarar verdiği bilinmektedir. Konvansiyel olarak kullanılan plastikler biyolojik olarak parçalanmazlar fakat daha küçük kesitlere yıkılmaktadır. Mikroskopik plastik parçaları ve fiberlerinin varlığı okyanuslarda ve sedimentlerde gösterilmiştir ve plankton örneklerindeki plastik miktarının da 1960lardan 1990lara kadar üç katına çıktığı görülmüştür. Plastikler ve bunların içine çektiği kimyasal kirletenler ise zamanla besin zincirlerimize her geçen gün girmekte ve bunun yol açabileceği uzun vadeli sorunlar ise henüz net olarak bilinememektedir.

Plastikler, alternatifleri olan metal, ahşap ve kağıda göre sağladığı bazı avantajlar sebebiyle çok geniş alanlarda kullanılmaktadır. Bu avantajlardan sadece bazılarını; plastiklerin çok amaçlı, çok hafif, dayanıklı, ucuz, suya dirençli ve bazılarının da transparan özellikte olmasıdır. Fakat dayanıklı olmaları, okyanus ve sedimentlerde birikimleri sonucu çevreye verdikleri zarar gibi yanlarında bazı dezavantajları da getirmiştir. Bunlara ek olarak konvansiyonel plastikler fosil yakıtlarından üretilmektedir ve bu sebeple sürdürülebilir değillerdir.

Plastiklerin büyük bir kısmı hafif ve transparan olmaları özellikleri sayesinde paketleme ürünü olarak kullanılmaktadır. Örneğin gıda ambalajlarında bazı plastikler sadece birkaç günlük kullanım sonrasında atılmaktadır ve eğer geri dönüştürülmez ve ya yakılmaz iseler bu ambalaj materyalleri doğada 100 sene sonrasında bile kalabilmektedir. Bu sebeple, özellikle de kısa sureli kullanımlarda, biyolojik olarak parçalanabilir biyoplastik gibi maddelerin kullanılması açık bir şekilde yararlı olacaktır.

Biyoplastiklerin bu blog çerçevesindeki tanımı ise yenilenebilir maddelerden yapılan biyolojik olarak tamamen bozunabilir ve gübreleşebilir plastik benzeri materyallerdir. Bazı biyolojik olarak bozunabilen plastikler yenilenebilir olmayan maddelerden üretilmektedir (polikaprolakton), benzer şekilde bazı plastikler ise yenilenebilir maddelerden oluşturulmasına rağmen biyolojik olarak bozunmamaktadırlar (poliamid).

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder