Ana içeriğe atla

Plastiklerin Doğaya Zararları ve Alternatif Biyoplastik Çözümler

Son Güncelleme: 22 Nisan 2014 tarihinde yazı güncellenmiştir. Eklenen yerler italiktir.
Kumru Kimya şirketi olarak 2012 yılında biyoplastikler adına blogumuzun yayın hayatına başladığımızda daha yolun çok başında olduğumuzu biliyordum ve hala da böyle olduğunu biliyoruz. Bu sebeple plastik atıkların miktarlarına ve doğa için oluşturduğu tehditi ortaya koymak adına bu yazıyla sizleri bilgilendirmek istedik. Günümüze geldiğimiz zaman sevindirici bir şekilde biyoplastiklerin giderek daha çok yatırım yapılan bir endüstri olması ve daha çok bilinen bir pazar olmaya doğru gitmesi aşikardır. Hatta Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok hükümetlerüstü kurumlar da plastik atıklarla savaşılması adına biyoplastikleri, geri dönüşümle birlikte bir numaralı çözüm önerisi olarak sunmaktadırlar. Bir diğer sevindirici gelişme ise, petrol kaynaklar yerine, yenilenebilir doğal kaynaklardan üretilen birçok yeni polimer ile neredeyse plastiklerin eriştiği her alana artık biyoplastikler de dokunuşunu yapabilmektedir. 
Her sene yaklaşık 260 milyon ton plastik üretilmekte ve Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da hane başına plastik tüketiminin yılda yaklaşık 100kg olduğu tahmin edilmektedir (www.plasticseurope.org). Bazı plastikler tekrar kullanılabilmekte, geri dönüştürülmekte vey a enerji geri kazanımı için yakılmaktadır fakat geri kalan büyük bir kısmı ise karalarda, okyanuslarda ve çevrenin çeşitli bölgelerinde birikmektedir. Bu birikimlerin özellikle kuşları, memeli türlerini ve kaplumbağaları ve ekosistemin birçok parçasına zarar verdiği bilinmektedir. Konvansiyel olarak kullanılan plastikler biyolojik olarak parçalanmazlar fakat daha küçük kesitlere yıkılmaktadır. Mikroskopik plastik parçaları ve fiberlerinin varlığı okyanuslarda ve sedimentlerde gösterilmiştir ve plankton örneklerindeki plastik miktarının da 1960lardan 1990lara kadar üç katına çıktığı görülmüştür. Plastikler ve bunların içine çektiği kimyasal kirletenler ise zamanla besin zincirlerimize her geçen gün girmekte ve bunun yol açabileceği uzun vadeli sorunlar ise henüz net olarak bilinememektedir.

Plastikler, alternatifleri olan metal, ahşap ve kağıda göre sağladığı bazı avantajlar sebebiyle çok geniş alanlarda kullanılmaktadır. Bu avantajlardan sadece bazılarını; plastiklerin çok amaçlı, çok hafif, dayanıklı, ucuz, suya dirençli ve bazılarının da transparan özellikte olmasıdır. Fakat dayanıklı olmaları, okyanus ve sedimentlerde birikimleri sonucu çevreye verdikleri zarar gibi yanlarında bazı dezavantajları da getirmiştir. Bunlara ek olarak konvansiyonel plastikler fosil yakıtlarından üretilmektedir ve bu sebeple sürdürülebilir değillerdir.

Plastiklerin büyük bir kısmı hafif ve transparan olmaları özellikleri sayesinde paketleme ürünü olarak kullanılmaktadır. Örneğin gıda ambalajlarında bazı plastikler sadece birkaç günlük kullanım sonrasında atılmaktadır ve eğer geri dönüştürülmez ve ya yakılmaz iseler bu ambalaj materyalleri doğada 100 sene sonrasında bile kalabilmektedir. Bu sebeple, özellikle de kısa sureli kullanımlarda, biyolojik olarak parçalanabilir biyoplastik gibi maddelerin kullanılması açık bir şekilde yararlı olacaktır.

Biyoplastiklerin bu blog çerçevesindeki tanımı ise yenilenebilir maddelerden yapılan biyolojik olarak tamamen bozunabilir ve gübreleşebilir plastik benzeri materyallerdir. Bazı biyolojik olarak bozunabilen plastikler yenilenebilir olmayan maddelerden üretilmektedir (polikaprolakton), benzer şekilde bazı plastikler ise yenilenebilir maddelerden oluşturulmasına rağmen biyolojik olarak bozunmamaktadırlar (poliamid).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir.

Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte.

İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve ami…

Poliüretan Polimeri Nedir- Kullanım Alanları- Biyobazlı Poliüretanlar

Blogumuzda Poliüretan dosyasını da açıyoruz. İlk defa 75 sene önce Almanya'da bir laboratuvarda sentezlenen bu polimerin geçmişten günümüze olan macerasını size anlatıyoruz.
Bu yazımızda size geçmişten günümüze ve biyopolimerlere ulaşan serüvende poliüretanların tarihi, nasıl üretildiği, yapısı ve kullanım alanlarına dair bilgileri vereceğiz. Son olarak yeni teknoloji ile birlikte son yıllarda poliüretan üretiminde kullanılan petrol bazlı kimyasalların nasıl ve hangi yenilenebilir kaynaklarla üretildikleri yani Biyobazlı Poliüretanlar hakkında bilgiler de vereceğiz.
2012 yılında poliüretan endüstrisi, ilk olarak Leverkusen şehrinde bu çok yönlü malzemenin ilk formunun oluşturulmasının üzerinden 75 yıl geçmesini kutladı. İlk olarak Otto Bayer tarafından 1937 yılında yapılan araştırmalar, elyaf olarak örülmek amaçlı yapışkan bir reçineydi. Amaç Amerika'da üretilen naylon elyaflar ile rekabet edebilmekti. Araştırma 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle dursa da, 1945 yılından …