Ana içeriğe atla

Biyobozunurluk için hangi testler yapılır


Günümüde biyoteknoloji olanaklarının gelişmesi ile birlikte piyasaya biyobozunurluk özelliği bulunan birçok plastik ürün çıkarılmaktadır. Ancak bu maddelerin doğada çözünme süreleri gibi önemli detayların belirlenmesinde birçok test uygulanmaktadır. Bu testler biyoplastik olan ürünlerin doğa ile uyumu gibi önemli konuları belirlemektedir.

Biyobozunur ürünlerin tespit edilmesi için tarafsız testlerin uygulanması gerekmektedir. Bu testler birçok önemli kurum tarafından özenle yapılarak belirlenmektedir. Kompostlanabilme özelliği bulunan biyoplastik ürünler doğada kısa sure de çözünerek yok olmaktadır. Bu özelliğini hammaddelerinden alan biyoplastik ürünler yenilenebilen polimerler sayesinde doğanın dengesi az da olsa dengelenmiş bulunmaktadır. Kumru kimya olarak biyobozunurluk testleri hakkında daha detaylı bilgi kumrukimya.com adresinde bulunmaktadır.

Günlük yaşamda sürekli muhtaç olduğumuz plastikler günümüzde biyoplastik teknolojisi ile doğada bozunabilmektedir. Bu konuda oldukça fazla kavram olması birçok kişinin kafasını karıştırsa da her bir kavram farklı bir değer ifade etmektedir. Genellikle Amerikan Test ve Madde topluluğu tarafından yapılan testler biyoplastik ürünlerin doğa için fayda ya da zararlarını tespit etmektedir. (ASTM D5338, ASTM D5988, ASTM D5511, ASTM D6400) Yaklaşık 10 yıldır plastik endüstrisinde bulunan biyoplastik üretimi insanların bu konuda bilinçlenmelerini sağlamıştır. Doğanın kıymetini kaybettikten sonra anlamamak için zamanında gerekenleri yapmak oldukça önemlidir. Bu nedenle önemli testlerden geçerek üretime tabi tutulan biyoplastik ürünler insan yaşamı için oldukça önemli bir değere sahiptir.

Ancak günümüzde geleneksel plastik kullanımı alışkanlıklarından vazgeçemeyen kişilerin sayısı oldukça azdır. Bunun nedeni olarak diğer plastiklerin maliyetinin ucuz olması ve uygun fiyatlardan satılması olarak gösterilebilir. Aynı zamanda biyoplastik ürünlerin pahalı olması ve maliyetinin oldukça fazla olması ile bu plastiklerin fiyatları biraz pahalı yapmaktadır. Ancak pahalı olmasına rağmen doğa dostu olması en başlıca tercihi sebepleri arasında yer almalıdır. Bu konuda ülkemizin gelişmesi ve plastik endüstrisininde ilerleme kaydetmesi ülkemizde biyoplastik kullanımını yaygınlaştıracaktır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir.

Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte.

İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve ami…

Poliüretan Polimeri Nedir- Kullanım Alanları- Biyobazlı Poliüretanlar

Blogumuzda Poliüretan dosyasını da açıyoruz. İlk defa 75 sene önce Almanya'da bir laboratuvarda sentezlenen bu polimerin geçmişten günümüze olan macerasını size anlatıyoruz.
Bu yazımızda size geçmişten günümüze ve biyopolimerlere ulaşan serüvende poliüretanların tarihi, nasıl üretildiği, yapısı ve kullanım alanlarına dair bilgileri vereceğiz. Son olarak yeni teknoloji ile birlikte son yıllarda poliüretan üretiminde kullanılan petrol bazlı kimyasalların nasıl ve hangi yenilenebilir kaynaklarla üretildikleri yani Biyobazlı Poliüretanlar hakkında bilgiler de vereceğiz.
2012 yılında poliüretan endüstrisi, ilk olarak Leverkusen şehrinde bu çok yönlü malzemenin ilk formunun oluşturulmasının üzerinden 75 yıl geçmesini kutladı. İlk olarak Otto Bayer tarafından 1937 yılında yapılan araştırmalar, elyaf olarak örülmek amaçlı yapışkan bir reçineydi. Amaç Amerika'da üretilen naylon elyaflar ile rekabet edebilmekti. Araştırma 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle dursa da, 1945 yılından …