Ana içeriğe atla

Biyobozunurluk ve Kompostlanabilirlik Kavramları

ASTM D-5488-94d standardına gore biyobozunur mikroorganizmaların enzimatik mekanizmalarıyla karbondioksit, metan, su, inorganik bileşiklere parçalanabilir anlamına gelmektedir.  Kompostlanabilme ise maddenin kompost medya kullanılarak biyolojik olarak yıkılabilmesidir. Biyolojik olarak parçalamak ise organic bir maddenin biyolojik aktivite yardımıyla, büyük çoğunlukla mikroorganizmaların enzim aktivitesi ile, parçalanmasıdır.  Bu da maddenin kimyasal yapısında önemli değişikliklere sebep olur. Ortaya çıkan son ürünler oksijen varlığında karbondioksit, yeni biyokütle ve su iken, oksijen olmayan ortamlarda metan olmaktadır. Bu da European Standard EN 13432:2000 standardında tanımlanmıştır. Fakat kullanılan standard göre, ASTM ya da EN, kompostlanabilirlik seviyesini belirlemek için farklı kompostlama koşulları (nem ve sıcaklık döngüsü) değerleri kullanılması gerekmektedir. Bu durum da farklı standart koşullarında elde edilen sonuçların karşılaştırılmasını zor kılmaktadır. Bunlara ek olarak mineralizasyon miktarı ve biyobozunma sonrası rezidü olarak kalan maddenin doğası da önemlidir. Toksik artık maddelere sahip kirleticilerin durumlar ve bu ürünlerin biyoparçalanmaları için gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar bitki büyümesini inhibe edebilmektedir. Aslında en önemli nokta oluşan bu ürünlerin çevreye zararının belirlenmesidir. Bu değer de eko-toksiklik olarak adlandırılmaktadır.


Bazı faktörler biyobozunurluk hakkında ipuçları sağlamaktadır. Hidrofobik karakter, makromoleküler ağırlık, jeolların kristalliği ve ya büyüklüğü biyoparçlanabilirlik değerini düşürmektedir. Buna karşılık polisakkaritlerin varlığı biyoparçalanabilirliği arttırmaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir.

Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte.

İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve ami…

Poliüretan Polimeri Nedir- Kullanım Alanları- Biyobazlı Poliüretanlar

Blogumuzda Poliüretan dosyasını da açıyoruz. İlk defa 75 sene önce Almanya'da bir laboratuvarda sentezlenen bu polimerin geçmişten günümüze olan macerasını size anlatıyoruz.
Bu yazımızda size geçmişten günümüze ve biyopolimerlere ulaşan serüvende poliüretanların tarihi, nasıl üretildiği, yapısı ve kullanım alanlarına dair bilgileri vereceğiz. Son olarak yeni teknoloji ile birlikte son yıllarda poliüretan üretiminde kullanılan petrol bazlı kimyasalların nasıl ve hangi yenilenebilir kaynaklarla üretildikleri yani Biyobazlı Poliüretanlar hakkında bilgiler de vereceğiz.
2012 yılında poliüretan endüstrisi, ilk olarak Leverkusen şehrinde bu çok yönlü malzemenin ilk formunun oluşturulmasının üzerinden 75 yıl geçmesini kutladı. İlk olarak Otto Bayer tarafından 1937 yılında yapılan araştırmalar, elyaf olarak örülmek amaçlı yapışkan bir reçineydi. Amaç Amerika'da üretilen naylon elyaflar ile rekabet edebilmekti. Araştırma 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle dursa da, 1945 yılından …