9 Temmuz 2013 Salı

Havadan Biyoplastik Üreten Amerikan Şirketi

Mark Herrema ve Kenton Kimmel adlı girişimciler 2003 yılında salınan sera gazlarını yararlı malzemelere dönüştürmeye yönelik bir teknoloji geliştirmek amacıyla yola çıktıklarında, yanlarında sadece başarıya ulaşmak için kendilerine güven, idealizm ve optimizm vardı. Bugüne geldiğimizde ise on patent, milyonlarca dolarlık araştırma ve geliştirme sonrası, kendileri Amerika’nın Newlight Technologies LLC adlı şirketinin kurucu ortakları. Şirket sera gazlarını PHA polimerine dönüştürme konusunda uzmanlaşarak daha önce biyopolimer piyasaında hiç yapılmamış ve öngörülmemiş bir dönüşüme imza atıyor.

‘Başladığımız zaman, hedefimizi basit bir şekilde dile getirmek gerekirse; karbon salınımlarını global ölçekte malzemeler üretmek amaçlı kullanarak dünyadaki iklim değişimini tersine çevirmek olarak söyleyebiliriz’ diyor Mark Herrema. Günümüzde ise karbon salınımlarını havaya karbon salmaktan daha fazla havadan karbon uzaklaştıracak şekilde plastiğe dönüştürmekten çok, bunu mal değerli bir şekilde yapmamızın tek yolunun ürettiğimiz malzemenin herhangi bir çevresel faydaya hizmet etmeden kendisinin özellikleriyle rekabet edebilecek bir boyuta gelebilmesiydi.

Bir başka deyişle, Newlight’ın ürettiği plastik malzemelerin, şimdiye kadar dile getirilen biyoplastiklerin özellikleri açısından üstünlük olarak değil, petrol bazlı plastiklerle hem performans olarak hem de fiyat olarak rekabet etmesi gerekiyor.

Teknoloji engelleri

Kimmel ve Herrema kısa bir süre içerisinde karbon içeren gazları plastiğe dönüştürme fikrinin, PHA polimerine, yeni bir fikir olmadığını farkettiler. Hatta bu fikir dünyanın birçok ülkesindeki şirketlerde araştırılmaktaydı. Fakat herkesin karşılaştığı en aşılamayan zorluk verimdi.

Şimdiye kadar elde olan teknoloji fiyat fayda açısından ekonomik olarak verimli bir şekilde büyük ölçekli sera gazı bazlı PHA üretiminde başarılı olamadılar. Herrema’nın dediğine göre; ‘Daha pahalı PHA bariz bir şekilde piyasada yer bulabilecek bir ürün değil. Ek olarak sera gazları yolundan üretilen PHA’ların petrol bazlı plastiklerle fonksiyonel olarak rekabet edebilmesi için performanslarının önemli bir şekilde iyileştirilmesi gerekiyor.’

Bütün bu verim ve performans sınırlamalarının yanında, Newlight gaz kütle transferi dönüşüm verimi gibi yeni zorluklarla da karşı karşıya kaldılar.  Bu fenomen basit bir şekilde; sera gazlarını kimyasal olarak tepkimeye girebilmeleri için gerekli enerji olarak açıklanabilir. Herrema; ‘Özet olarak, yeni bir teknoloji geliştirmemiz gerekiyor; bu teknolojinin de verim, performans, kütle transfer verimi, katlizör mühendisliği, reaktör tasarımı ve polimer performansı gibi sorunlara çare bulması gerekiyor.


Dönüm Noktası

Mark Herrema; ‘Yıllar sürdü ve hiç de kolay değildi ama sonunda başardık’ diyor.

Newlight’ın çalışma sırasında farkettiği ana problem, kullandıkları biyokatalizörün, metan ve karbon dioksit gibi hava ve sera gazlarını PHA’ya dönüştüren, negatif geri bildirim mekanizması ile kontrol edilmesiydi. Bu durum da üretilen plastik konsantrasyonunun belli bir seviyeye ulaşmasıyla plastik üretiminin durması anlamına geliyordu.

Bu problemi çözmek amacıyla Newlight bir takım yeni katalizör mühendisliği araçları geliştirerek, yüksek üretim sırasındaki bu negatif kontrol mekanizmasını kapatabilmeyi amaçladı. Bu negatif konrol mekanizmasını kapatınca, katalizör yüksek miktarda PHA üretebilecek böylece sistem verimi de yükselecekti. Bu teoride olması gereken durumken, bunu pratiğe dökmek daha zorluydu.

Sonuç olarak, teoride beklenen şey gerçekleşti ve verim daha önce elde edilene göre %500 oranında arttı.  Sonuç olarak Newlight petrolden elde edilen plastikten çok daha ucuza sera gazlarından plastic elde edebilen bir sistem geliştirmiş oldu. Kısaca çok yüksek bir pazar değerine sahip olan PHA plastiği.

Herrema: ‘Bu durum anlatılınca kulağa çok basit gelebiliyor fakat bu teknoloji için on yıl AR-GE ve milyonlarca dolar harcandı ve sonunda çok büyük bir teknoloji ortaya çıktı.

Dönüm noktasının etkileri kısa sürede görüldü. Firmanın harcamaları 3 kat oranında azalırken, ekipman harcamaları 5 kat azaldı. Toplam işletme giderleri de çok yüksek bir oranda düştü.

Aynı zamanda, Newlight, klasik PHA’ların güç, esneklik, termal kararlılık, molekül ağırlığı ve yaşlanma gibi performanslarını arttırmak amacıyla bir ekip kurdu ve araçlar geliştirdi. Bu sayede firma birçok kullanım amacına hitap edebilecek polimerler üretebilme yolunda adım attı. Hem kararlı hem de biyobozunur türler olarak polipropilen, polietilen, ABS ve TPU gibi polimerlerin yerine geçebilecek ürünleri artık üretebilecek kapasitedeler.

Yeni zorluklar; satış ve kapasite genişlemesi

2012 yılı itibariyle Newlight Airflex (AirCarbon olarak da biliniyor) adlı ürünlerini satmaya başladı. Satışın başlamasıyla birlikte, Newlight malzemelerine olan talep çok artarak kapasiteyi de aştı. 5700 tonluk malzeme de alım niyet mektubu ile sipariş edildi. Pazarın tepkisi inanılmazdı, hatta ürettiğimiz her şey önceden satılıyor diyor Herrema. Ek olarak firmanın 2012 yılındaki teknolojik ve ticari başarıları sayesinde, nova-Institut tarafından 2013 Nisan ayındaki biyomalzeme konferansında Newlight plastikleri ‘2013 Yılının Biyomalzemesi’ olarak seçildi.

Newlight müşteriler ve ürün geliştirme ortakları bazı Fortune 500 şirketleri ve marka liderleri dahil olmak üzere bazı en büyük üreticilerden oluşuyor. Bu ürünlerden sandalye, konteyner, kaplar ve çantalar gibi çok çeşitli ürünler yapılıyor. Firma da mobilya grubu olarak sene içerisinde bazı ürünleri piyasaya çıkartmaya hazırlanıyor.

Firmanın yeni hedefiyse büyüme ve genişleme. Böylece yükselen taleplere cevap vererek kuruluş amacı olan ‘karbon tüketen’ plastikleri kullanarak iklim değişimini olumlu yönde tersine döndürebilmek. Bu hedeflere yönelik olarak da sene sonunda elde olan teknolojiyle kapasiteyi genişletmeyi planlıyorlar.



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder