Ana içeriğe atla

PVC'lerin biyobazlı içerikleri PHA ile artiyor

Çevreciler arasında PVC hammaddesinin çok iyi bir itibara sahip olduğu söylenemez. Her ne kadar diğer rakip termoplastiklerle karşılaştırıldığı zaman daha düşük miktarda fosil bazlı kaynaklardan üretiliyor olmasına rağmen durum böyledir.  Bu durumu bazı biyobazlı katkılarla değiştirebilmek mümkün olacak mı, bunu görmek oldukça ilginç olacaktır. Gelişmeler gösteriyor ki PVC bileşikleri daha fazla biyobazlı hale gelmekten öte aynı zamanda özellikleri de bu sayede geliştirilebiliyor.

Metabolix'den Robert Engle, PVC için pazarda kullanılan çoğu geleneksel darbe arttırıcıların, PVC'de uyumlaştırıcı olarak davranan akrilik ve ya metakrilat kabuk içindeki kauçuk çekirdekten oluşmakta. Kauçuk ayrı bir yapı olarak duruyor. Metabolix'in ürettiği malzeme ise farklı bir şekilde, tek bir fazda hareket ediyor.

PHA kopolimerleri sert kristali yapılar ve yumuşak lastik kısımları aynı anda bulundurabiliyor ve bu yapılar birbirinden ayrılmıyor. İki fazın da PVC ile iyi bir şekilde karışma özelliği bulunuyor. PHA polimer yapısına göre farklı darbe özelliği değiştirici davranış elde edilebiliyor. PHA aynı zamanda sert (transparan ve ya opak) ve ya esnek PVC bileşiklerinde kullanım için uygun.

Metabolix PVC modifikasyonu için ilk malzemelerini 2012 yılının sonunda üretmeye başladı ve hali hazırda PVC bileştiricileriyle çalışmalar da devam ediyor. Müşterilerle birlikte üretilen ürünleri uygulamaya uygun hale getirme konusunda çalışmalar devam ediyor. Henüz gelişiminin başında olsa da Metabolix firmasının konuya ilgisi oldukça yüksek. Bileşiklerin Amerika pazarına bu yıl girmesi bekleniyor. Avrupa'da da bu tür bir geliştirme işi yakında başlatılacak. 

PHA'nın PVC üzerinde ilginç bir yan etkisi bulunuyor ve bu da renksizleşme. Bu sayede dış ortamda kullanıma uygun daha az UV'ye karşı kararlı hale getiren katkılar eklemeden bileşiklerin üretimi de sağlanabiliyor. Metabolix malzemeleri PVC bileşiklerine kadar şeffaflığı etkilemeyecek şekilde  %20 oranına kadar eklenebiliyor.


PHA kopolimerleri Tg (camlaşma sıcaklığını) sıcaklığını da düşürdüğünden dolayı plastikleştirme konusunda da yararlı olabilir. Bu sayede elastik yapıdaki PHA kopolimeri esnekliği arttırırken aynı zamanda darbe direncini de geliştirmektedir. PHA katkısı sayesinde monomer plastikleştiricilerin tamamen yerine geçmese de kullanım oranlarını azaltacaktır. Bu sayede de migrasyon, ekstraksiyon ve uçuculuğa karşı direnç artacaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir.

Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte.

İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve ami…

Poliüretan Polimeri Nedir- Kullanım Alanları- Biyobazlı Poliüretanlar

Blogumuzda Poliüretan dosyasını da açıyoruz. İlk defa 75 sene önce Almanya'da bir laboratuvarda sentezlenen bu polimerin geçmişten günümüze olan macerasını size anlatıyoruz.
Bu yazımızda size geçmişten günümüze ve biyopolimerlere ulaşan serüvende poliüretanların tarihi, nasıl üretildiği, yapısı ve kullanım alanlarına dair bilgileri vereceğiz. Son olarak yeni teknoloji ile birlikte son yıllarda poliüretan üretiminde kullanılan petrol bazlı kimyasalların nasıl ve hangi yenilenebilir kaynaklarla üretildikleri yani Biyobazlı Poliüretanlar hakkında bilgiler de vereceğiz.
2012 yılında poliüretan endüstrisi, ilk olarak Leverkusen şehrinde bu çok yönlü malzemenin ilk formunun oluşturulmasının üzerinden 75 yıl geçmesini kutladı. İlk olarak Otto Bayer tarafından 1937 yılında yapılan araştırmalar, elyaf olarak örülmek amaçlı yapışkan bir reçineydi. Amaç Amerika'da üretilen naylon elyaflar ile rekabet edebilmekti. Araştırma 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle dursa da, 1945 yılından …