Ana içeriğe atla

Yenilenebilir Kaynaklar Nedir?

Yenilenebilir kaynak doğada insanlar tarafından kullanıldığından daha hızlı bir şekilde oluşan doğal kaynaklara denir. Birçok insan 'yenilenebilirlik' kavramının sabit bir kavram olduğunu düşünsede; örneğin ağaç, çim ve rüzgar gibi kaynaklar yenilenebilirken, petrol ve kömür değildir. Gerçekte, bir kaynağın yenilenebilir olması ne kadar sürede tekrar oluşabildiği ve insanların onu ne kadar hızlı kullandığı ile alakalıdır. Sonuç olarak, bazı kaynaklar diğerlerinden daha yenilenebilir olabilirken, bazı kaynaklar ise nasıl kullanıldıklarına göre yenilenebilir olur ya da olmayabilir.

Yenilenme Oranı

Bir kaynağın yenilenme oranı (bazen sürdürülebilme verimi de denmektedir) doğada ya da çevrede o kaynağın ne kadar sürede tekrar oluşabildiğini ifade etmektedir.

Güneş enerjisi, gelgitler, yağmur ve rüzgar gibi kaynaklar sürekli olan enerji kaynaklardır çünkü her zaman için kullanıldıklarından daha hızlı oluşacaklardır. Rüzgarın insan tarafından tamamen tüketilmesini ve tekrar dünyanın onu daha fazla üretmesini beklemek gibi bir ihtimal imkansızdır.

Canlı organizmalar genellikle yenilenebilir olarak ifade edilen kaynaklar sağlarlar çünkü kullandıklarına oranla kendilerini makul bir zaman içinde yenilemeleri gerekmektedir. Tarım besleme stokları ve deniz besleme stokları canlı organizmaların besleme stoklarının iki ana kategorisidir. Bu kategoriler içerisinde bazı organizmalar diğerlerine göre daha hızlı yenilenebilir; örneğin bir ağacı yetiştirmek, çimi büyütmeye göre çok daha fazla zaman gerektirir.

Yenilenebilir olmayan olarak ifade edilen kaynakların çoğu kömür, petrol, doğal gaz ve diğer doğa tarafından üretilmeleri çok uzun süren maddelerden üretilmektedir. Bu kaynaklar daha fazla üretilmeden önce tükenebilmektedir. Bu kategorideki petrokimyasal besleme stokları ise genelde petrol türevlidirler ve prensip olarak kimyasal, sentetik kauçuk ve çeşitli plastiklerin üretilmesinde kullanılırlar.

Kullanılma Hızı

Nehir kenarında küçük bir köyde yaşadığınızı hayal edin. Nehrin içindeki türbün dönecektir ve tüm köye yetecek kadar elektrik üretimi sağlanabilecektir. Açık bir şekilde onların hidroelektrik gücü tamamen yenilenebilir bir kaynaktır. Fakat köyün büyüklüğü arttıkça, enerji tüjetimi de artacaktır. Eğer bu artış sonunda köyün ihtiyacı bu türbün tarafından sağlananı aşarsa, bu elde edilen hidroelektrik enerji artık yenilenebilir bir kaynak olarak ifade edilemez.


Aynı durum bitkilerin kullanımı için de geçerlidir. Eğer mısır tüketim oranı üretilen orana göre makul bir miktarda kalırsa, mısır yenilenebilir bir kaynaktır. Fakat eğer mısır türetimi dramatik bir şekilde mısır üretimine yansımayacak şekilde artarsa, mısır da daha fazla yenilenebilir bir kaynak olmayabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir. Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte. İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve

Biyopolimerlere Giriş.. Biyopolimer Nedir, Çeşitleri, Farkları

Biyopolimerler canlı organizmalar tarafından üretilen polimerlerdir. Selüloz, nişasta, kitin, proteinler, peptidler, DNA ve RNA biyopolimerlere örnek olarak gösterilebilir. Sayılan bu biyopolimerler sırasıyla şeker, amino asit ve nükleotid adı verilen monomerlerden oluşmaktadır (Mohanty ve ark., 2005). Selüloz Dünya’da hem en çok bulunan biyopolimer hem de organik bileşiktir. Bitkilerin yaklaşık %33’lük bir kısmını selüloz oluşturmaktadır. Pamuğun selüloz içeriği %90 iken, ağaçların %50’sini selüloz oluşturmaktadır (Klemm ve ark., 2004). Bazı biyopolimerler biyolojik olarak yıkılabilirler. Bu da mikroorganizmalar tarafından karbondioksit ve suya yıkılabildikleri anlamına gelir. Ek olarak biyoyıkılabilir biyopolimelerin bir kısmı kompost edilebilir. Bu da endüstriyel kompostlama prosesiyle altı ay içerisinde %90’ına kadar yıkılabilmeleri anlamına gelmektedir. Bu özelliğe sahip olan biyopolimerler Avrupa Standardı EN 13432 (2000)’e göre kompostlanabilir sembolü

Hollandalı Attero Organik Atıktan Biyoplastik Üretmeyi Hedefliyor

Hollandalı atık arıtma şirketi Attero; bitki, meyve ve bahçe atığından plastik üretebileceği bir işletmenin temellerini atmaya çalışıyor. Yerel medya kurumlarına göre şirket Venlo ana merkezinde biyoplastik üretim denemelerine başlamış durumda. Attero 2014 yılı itibariyle pilot tesisini çalıştırmayı planlarken, ticari üretime de önümüzdeki 3-4 sene içerisinde geçmeyi planlıyor. Attero'da 800 kişi çalışıyor ve 2012 yılında 325 milyon EUR'luk iş hacmine sahipti. 2012 yılında 685bin ton organik atığı işleyen şirket, ülkenin 15 bölgesinde biyogaz üretimi gerçekleştirirken, Hollanda'nın ev atıklarının %40'ını da arıtıyor.  Proje geliştiricisi, Olaf Fennis, firmanın finansal desteği Hollanda hükümeti tarafından alacağını ve bu destek sayesinde üretim fiyatı ile pazar fiyatı arasındaki farkın finansmanının sağlanacağı belirtiyor.