16 Eylül 2013 Pazartesi

Şehirler Kompostlanabilir Plastik için En iyi yöntemleri Gün Işığına Çıkarıyor

Atık Geri Dönüşümü haberleri sitesinde yer alan Atıkların Kompostlanmasına dair altyapılarla ilgili kapsamlı bir makaleyi sizin için yayınlıyoruz.

Geri dönüşüm hedeflerine ulaşmaya aç olan ve organik maddeyi çöp döküm yerleri ve yakmak dışında toprağa geri ulaştırmaya çalışan şehirler için gıda atığını kompostlamak bir sonraki adım.

Kompostlanabilir plastikler bu işi kolay hale getirseler de üreticiler ürün etiketlerinde hangi ürünlerin kompost tesislerinde verilen uygun sıcaklık ve nemde istenilen zaman aralığında bozunacağı konusunda bazı yanıltmalarda bulunabiliyorlar.

Daha fazla şehir gıda atık programları başlattıkça, San Jose'nin Çevre Servisi Bölümü organiklerden sorumlu müdür Michele Young, artık neyin işe yaradığını ya da kendi deyişiyle kompostlanabilir plastik rehberinin ortaya çıkarılmasının gerekliliğini belirtiyor.

Young USDN (Urban Sustainability Directors Network) kurumundan 50bin USD'lik destek alarak şehir geri dönüşüm koordinatörleri ve plastik torba, tabak, kahve karıştırıcı ve diğer gıda servisi ürünlerini kompostlamak isteyenler için en iyi kaynakları bir araya getirdi.

Young: Kompostlanabilir plastkler sayesinde daha fazla gıda atığını geri dönüştürme imkanı olacak fakat katı atık endüstrisi ömrünü tamamlama sorunlarını ışığa çıkarmaya çalışıyor. Eğer kompostlanabilir plastikler büyük ölçekli kompost tesislerine ulaştırılamazlarsa, konvansiyonel plastiklerden daha büyük sorunlar yaratabilirler.

Örneğin malzeme geri kazanım tesisine giden kompostlanabilir plastik geri dönüşüm prosesinden çıkan plastik eşyanın bozunmasına sebep olacaktır.

Eğer kamyonun arkasındaki tuğlaların düşmesini engelleyen plastik bantlar üretiyorsanız, geri dönüştürülmüş plastik karışımınızda yapısı bozunabilecek plastiklerin bulunmasını istemezsiniz. Bu bir anlamda kontamine edicidir.

Young iş arkadaşlarıyla birlikte, Ashville, N.C ve Gaithersburg, Md. şehirlerinde kompostlanabilir plastik araç takımının gıda atık dönüştürme programlarını desteklemeleri için nelerden oluşması gerektiğini belirlemek için çalışıyor. Amaç USCC (Amerika Kompostlama Konseyi) web sayfasına bu konudaki bilgileri Şubat 2014'te yayınlamak ve sürekli bir şekilde güncellemek.

İhtiyaca hayat vermek

Tüketicilere ulaşan kompostlanabilir plastiklerin sayısı bu ürünlerle başa çıkmak için kurulması gereken altyapının hızını kesinlikle aşıyor ve bu durum da kompost tesisleri ve iyi niyetli tüketiciler için problem yaratıyor.

Alıcılar toplama ve işleme programlarının olduğu bölgelerde yaşamadıkları için kompostlanabilir plastiklerin neredeyse hepsi çöp yığma tesislerine gidiyor.

İnsanlar doğru olanı yani yeşil olanı yapmak istiyorlar fakat bütün parçaların inşaa edilmesi gerekiyor. Tezgahta var, alın ve yeşil olarak farzedin diyemeyiz. Aynı zamanda toplama sistemlerinin neye benzediğini sormalıyız. Kompost tesislerinin varlığını ve ya tüketicinin aldığı bir şeyin gerçekten kompostlanabilir olduğundan nasıl emin olacaklarını sorgulamalıyız.

San Jose şehri katı atık yönetiminde lider olsa da, şehir kompostlanabilir plastikler konusunda dikkatle ilerliyor. Şehir 300 tonluk ticari gıda atığını her gün iki kompost tesisine ulaştırmak amacıyla beş yıllık bir çalışma ile toplama ve işleme sistemi yarattı. Fakat buna rağmen kompostlanabilir plastik torbaları ve ya servis ekipmanlarına henüz ihtiyaç duymuyorlar.

Halen hangi malzemelerin kompost tesisinde parçalarına ayrılacağına dair testler devam ediyor.

Portland, Oregon ve New York gibi şehirler her birkaç ayda bir gıda atığı toplama programlarına yeni çevreler ve mahalleleri ekliyorlar. Massachussets eyaleti ise programlarına her hafta en az 1 tonluk organik malzeme çıkaran bütün restoranları, üniversiteleri, hastane ve otelleri katmayı planlıyor. 

Gıda atığı ve organikler Massaschusetts çöp yığma merkezlerine ve yakım merkezlerine giden atıklarının %20-25'ini oluşturuyor. Gıda atıklarının dökülmesiyle ilgili bir yasak planlanıyor ve bu sayede 2020 itibariyle bu miktarı %30, 2050 itibariyle %80 azaltmayı planlıyorlar.

Tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yok. Bismarck'ta kompost işlemi gerçekleşmesi için 50 sene gerekebilir fakat birçok şehirde, özellikle büyük şehirlerde gıda atığı yasaklanıyor ve büyük efor sarfediliyor. Araç kiti de birçok bilgi, planlama rehberleri ve uygulamaya yönelik videolar bulunduracak.

Oshins, Washington'daki Cedar Grove tesisini örnek gösteriyor. Tesiste gıda ve çiftlik atıkları Seattle bölgesi için kompostlanarak geri dönüştürülüyor. Bu tesis güçlü bir program için iyi bir model olarak gösteriliyor.

Eğer bir gıda atık programı yapılacaksa ve Cedar Grove'a gönderilecekse, tesis tarafından ilk olarak onaylanması gerekiyor. Bu sebeple Seattle Mariners stadlarını dönüştürmek istediklerinde, Cedar Grove ile çalışarak ürün tedarikçilerinin son kullanıcının ve kompostlayıcının istediği özelliklere sahip olmasını sağladılar. Bu değer yaratma konusunda reçine üreticileri, ürün üreticileri, dağıtıcılar ve tesisarasındaki zincirin önemi ve her halkanın birlikte çalışarak ancak bu sistemin çalışabileceğinin en güzel örneği.

İşi doğru yapmak

Cedar Grove evlerden, iş yerlerinden, ofislerden, okullardan ve hapishanelerden yılda 400bin ton organik malzemeyi kompostluyor.

Cedar Grove'un kompostlanabilir ürünler almasının sebebi daha fazla gıda atığı almak çünkü prosesleri için çok iyi bir besleme stoğu. Daha yüksek azot sağlıyor ve bu sayede yıl boyunca istikrarlı ürün üretimi sağlanıyor. Çünkü sonbahar ve kış aylarında yüksek azot ihtiyacı gerekiyor.

Micheal Riggs ve arkadaşları kompostlama tesisleri için gelen bütün ürünlerin bozunma testleriyle ilgileniyor. Bütün kompostlanabilir malzemeler ürünlerin ASTM standartları şartlarını yerine getirdiğini değerlendiren BPI- Biyobozunur Ürün Enstitüsü tarafından sertifikalandırılmış olmuyor. Zaten liste de buna göre yapılmıyor.

Cedar Grove'da kompostu üretmek için oluşan çalışma parametreleri bu ürünlerin bozunmasının test edilmesinde kullanılan parametrelerden oldukça farklı.

Cedar Grove'da işlem gelen tonaja ve yılın hangi döneminde olunduğuna göre 49-60 gün arasında sürüyor. Prosesin bir kısmı da tüketicilerin kompostlanabilir olarak düşündüğü ve hatta bazı normal plastikleri ortamdan uzaklaştırmaya harcanıyor.

İnsanlar aldıkları bitkiyle gelen o küçük etiketlerin bahçe çöp kovalarına girmememeri gerektiğini farkedemiyorlar ve milyondan fazla müşteri olması durumu zorlaştırıyor.

İnsanlar aynı zamanda bazen etiketlerin aldatıcı olabileceğini farkedemiyorlar. Etiketlerde ürünün ve ya paketinin biyobazlı, biyobozunur, bozunur, kompostlanabilir, nişasta bazlı, bitki bazlı ve yenilenebilir malzemelerden oluştuğuna dair tonlarca farklı açıklama bulunuyor.

Tüketicilerin BPI sertifika logosuna bakmaları öneriliyor fakat bu da ürünün Cedar Grove'da 60 ve ya daha az günde humusa dönüşeceği anlamına gelmiyor.

İnsanlar tanımlamaları bilmeleri gerekiyor bu sayede yeşil iddaalar ile kandırılmayacaklardır. Birçok gıda servis ürünü biyobazlı ve ya bitkilerden yapılmış olarak etiketleniyor. Bu da yenilenebilir kaynaklardan üretildiği ve geleneksel polimer zincirleri olduğu anlamına geliyor. İnsanlar bunu yeşil olarak nitelendirebilir ve temiz yeşilin bir parçası olarak bahçedeki çöplerine bunu atabilir fakat bu durumu kötü hale getiriyor.

Örneğin Coca-Cola ve DaSani tarafından kullanılan PlantBottle'lar Brezilya Şeker Kamışı ve melaslarından üretiliyor ve geri dönüştürmek amaçlılar. Bu ürünler kompostlanamazlar.

Logoyu arayın

BPI kompostlanabilirlik logosu, bir ürünün iyi yönetilen ve ya ticari kompost tesisinde çabuk ve güvenli bir şekilde tamamiyle biyobozunacağını göstermektedir. Logoyu taşıyabilmek için ürünlerin kompostlanabilir plastik filmler için ASTM D6400 standardını, kompostlanabilir lif ve plastik kaplı kağıt ve tahtalar için de D6868 standardını sağlaması ve bağımsız BPI değerlendirmesinden geçmesi gerekmektedir.

Biyobozunur kompostlanabilir anlamına gelmez. Biyobozunurluk anlamı geniş olan ve zaman aralığı vermeyen bir terimdir. Bir ağaç biyobozunurdur fakat süreç yüzyıllar sürebilir ama kompostlama işlemi belirlenmiş bir sıcaklık ve zaman içinde humus yaratmayı amaçlar.

Aynı zamanda ne kadarın biyobozunacağı ile ilgili de gereksinimler bulunuyor. Polipropilen içerisine nişasta koyup, %50 nişasta içerdiğinden biyobozunur iddiasında bulunanlar geri kalan %50'nin sonsuza kadar kalacağını ve bu yüzden kompostlanabilir olmayacağını bilmelidir.

California şehri özellikle bu etiketleme konusunda çok katı çalışıyor ve bütün plastik ürünlerin üstinde biyobozunur teriminin kullanılmasını yasaklıyor. Sadece ASTM D6400 ve D6868 standartlarına uyanların kompostlanabilir terimini kullanmasına izin veriliyor.

BPI 2002 yılından beri 140 firmanın ürünlerine lisans verdi ve yakın zamanda 3300 üzerinde kompostlanabilir ürüne sahip olan veri bankasını da tüketiciler ve kompost tesisi sahipleri için internette yayınlamaya başlattı. 

BPI kurumu genel müdürü Mojo, konu üzerinde yaklaşık iki sene üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Endüstri dramatik olarak büyüyor. Malzeme özellikleri ve ürünler gözle görülür oranda arttı. Mojo bu endüstride 20 yıldır çalışan birisi olarak kompostlanabilir malzemelerin geleneksel plastiklerle karşılaştırıldığında en az onlar kadar iyi olduklarını belirtiyor.

Bunlara rağmen, Riggs bu yenilikler arasında hala bir konuda yakınıyor, meyvelerin üzerine yapıştırılan küçük etiketler.


Bu küçük etiketleri çıkarmıyorlar ve bu sebeple ürünlerimizde ve müşterilerin bahçelerine gidiyorlar. Müşterilerin çoğu çatal ve ya tabak parçası görmeyle karşılaştırdıklarında durumdan şikayet etmiyorlar. Buna rağmen, bu bizim için büyük bir problem. Riggs halen kompostlanabilir etiket bulmaya çalışıyor. Bu da aşılması gereken problemlerden biri.

Kaynak: http://www.wasterecyclingnews.com/article/20130913/NEWS02/130919974/cities-unearthing-best-practices-for-compostable-plastic

9 Eylül 2013 Pazartesi

Biyoplastik İş Kahvaltısı K2013 fuarında menüde

Biyoplastikler, plastik endüstrisinin önemli bir parçası olma yolunda ilerlerken, insanlar da daha ciddi bir ilgi göstermeye başlıyorlar. Bu durum en azından Micheal Thiele yani 2013 Biyoplastik İş Kahvaltısının arkasındaki beynin bu kahvaltıları ilk olarak K 2010'da düzenlediği zaman gördüğü şeydi.

Bu zamanda, bu çalıştay, 3 günlük mini bir sempozyumdan oluşan, daha önceki versiyonlarından 4 kat daha fazla sunum sunan bir hale geldi. Başlı başına bu durum bile biyoplastik ve teknolojilerin sadece 3 yıl gibi kısa bir sürede nasıl evrimleştiğini gösteriyor.

Bütün bunlara rağmen, ortalıklarda birçok tasarımcı, ürün geliştiricisi, üreticilerden oluşan bir güruh halen biyoplastik konusunda neler döndüğünü bilmiyorlar. Sürdürülebilirlik ve yeşil markalar tüketiciler, yatırımcılar ve toplumun büyük kısmı için öncelik hale gelirken, bir firmanın sürdürülebilirlik stratejisine biyoplastiklerin yapabileceği katkıyı farkedebilmek oldukça önemli.

Bu sebeple Micheal Thielen Biyoplastik İş Kahvaltılarında çok geniş bir katılımcı kitlesini hedefliyor ve ekliyor. Her kim geleneksel plastikler yerine yenilenebilir kaynaklı alternatif arıyorsa buraya katılmalı. Endüstriden tanınmış uzmanlar, akademiden ve kurumlardan uzmanlıkarını paylaşanlar ve oluşabilecek bütün sorulara cevapları burada bulmak mümkün. Aynı zamanda kahvaltı toplantıları iş ağlarının kurulması için eşi bulunmaz bir fırsat da sağlıyor.

17 Ekim'de yapılacak ilk toplantıda, odak noktası ambalaj sektörü için biyoplastikler olacak. Bu durum pek de sürpriz değil çünkü biyoplastik sektöründeki önemli artışın en büyük sağlayıcıları gıda, içecek ambalajları, yemek sektörü ve poşetler. Tüketiciler marka sürdürülebilirliğini giderek daha farkediyorlar ve bu durum da ambalajlara da yansıyor. Thielen herkesin bildiği; yenilenebilir kaynaklara yönelmenin fosil kaynaklarına bağlılığı da azalttığı gerçeğini tekrar ediyor.

Kahvaltı toplantısında, yenilenebilir kaynaklardan en azından kısmi olarak üretilen PE, PP, PA ve PET gibi konvansiyonel plastikler hakkında da bilgiler sunulacak. Ek olarak, farklı biyoreçinelerin kombinasyonları ile gelen yenilikçi imkanlar da ortaya konulacak. Örneğin, biyolaminatlar yaratmak için bir malzeme bariyer katmanını oluştururken diğeri ise iyi baskı yüzeyi ve koruma sağlamakta. Daha önemlisi, biyobozunur ve kompostlanabilir ambalaj malzemeleriyle yaratılan seçenekler incelenecek ve bir sunum özel olarak atık sistemleri ve biyobozunur yemek servisi ekipmanları ile ilgili olacak.

İkinci toplantının odağında ise PLA olacak. PLA geleceğin en büyük plastik kalemi olacağı düşünülüyor. Üçüncü ve son sabah ise uzun ömürlü malzemeler ve biyoplastikler konusuna ayrılacak. Mühendislik biyoplastikleri de hali hazırda programa katılanlar için hangi noktada olunduğu konusunun aydınlatılacağı konular arasında yer alıyor.

Son birkaç yıldır, biyobazlı polyamid malzemelerinin özellikle inşaat uygulamasında kullanıldığına şahit olunuyor. Bir sunum da bu bağlamda biyopolikarbonat reçinesini anlatacak, bu malzeme bitki bazlı izosorbide'den üretiliyor. Bu sayede çok tartışılan endüstriyel malzeme Bisphenol-A tamamiyle kullanım dışı kalıyor.

K 2013'te biyoplastik endüstrisi gerçekten güçlü bir şekilde gelecek, yeni ürünler ve teknolojiler gösterimde olacak. Yapılacak olan kahvaltılarda da, katılımcılar bu ürünler ve gelişmeler hakkında daha fazla bilgi alabilecek.

Thielen son olarak; umuyorum ki bu çalışmalar ile insanlar hali hazırda yapılanları ve daha neler yapılabileceğinin daha çok farkında olabilecekler, diyor.


3 Eylül 2013 Salı

Oxo-bozunur torba üreticisi firmaya ceza darbesi

Yeni Zelanda plastik torba üreticisi Auckland Bölge Mahkemesi tarafından yanlış yönlendirici çevresel iddialar yapması sonucu 30bin dolarlık cezaya çarptırıldı. Pacrite Industries firması Greensac ve The Green One ürünlerinin çevre dostu olma ve oxo-bozunurluk ile ilgili iddiaları için 10 suçtan dolayı cezaya çarptırıldı.

Firma ürettikleri katkı maddesi içermesi sayesinde oxo-biyobozunur hale gelen torbalarının geleneksel plastik torbalara göre çevre için daha iyi olduğunu iddia ederken, reklamlarında torbaların atık yığma bölgelerinde de oxo-bozunur olduğunu belirtiyordu. Bu iddia hem torbaların üzerinde, hem firma web sitesinde hem de satıcılar tarafından çıkarılan broşürlerde belirtiliyordu.

Ticaret komisyonu tarafından yapılan inceleme sonucunda oxo-biyobozunur plastik torbaların teknik olarak laboratuvarda parçalandığının doğru olduğu tespit edildi fakat gerçek hayatta torbaların bu işlemden geçebileceği şeklinde açıklamaların yanıltıcı olduğu belirtildi. Bu durum, evlerde çöp için kullanılacak olan bu torbaların atık yığma bölgelerine ulaşması ve burada üstlerinin kapanması ile birlikte işlemin yeterli oksijen olmadan gerçekleşemiyeceği için oxo-bozunmanın da gerçekleşmemesi sebebiyleydi.

Yargıç Collins, firmayı mahkum ederken, ürünlerini çevresel avantajları ile pazarlamak isteyen tüccarların bu iddialarını gerçekten sağlayabileceklerini gösterme sorumlulukları olduğunu belirtti. Pacrite'nin bütün pazarlamasını ürünün bu çevresel avantajı üzerine yaptığını ve bu konunun da toplum için artan bir önem ve hassasiyet seviyesinde olduğunu da ekledi.

Ticaret Komisyonu başkanı Hutton, ürünlerin geleneksel torbalara göre çevre içinb daha iyi olmadıklarını çünkü bozunmalarının tek yolunun yüzey üzerinde yatması, oksijene maruz kalması ya da potansiyel olarak atık yığınlarının yüzeylerinde kalması olduğu belirtti.


Bu tip torbaların artık üretilmediği ve komisyonun da bu durumdan memnun olduğu belirtildi.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Hollandalı Attero Organik Atıktan Biyoplastik Üretmeyi Hedefliyor

Hollandalı atık arıtma şirketi Attero; bitki, meyve ve bahçe atığından plastik üretebileceği bir işletmenin temellerini atmaya çalışıyor. Yerel medya kurumlarına göre şirket Venlo ana merkezinde biyoplastik üretim denemelerine başlamış durumda. Attero 2014 yılı itibariyle pilot tesisini çalıştırmayı planlarken, ticari üretime de önümüzdeki 3-4 sene içerisinde geçmeyi planlıyor.

Attero'da 800 kişi çalışıyor ve 2012 yılında 325 milyon EUR'luk iş hacmine sahipti. 2012 yılında 685bin ton organik atığı işleyen şirket, ülkenin 15 bölgesinde biyogaz üretimi gerçekleştirirken, Hollanda'nın ev atıklarının %40'ını da arıtıyor. 

Proje geliştiricisi, Olaf Fennis, firmanın finansal desteği Hollanda hükümeti tarafından alacağını ve bu destek sayesinde üretim fiyatı ile pazar fiyatı arasındaki farkın finansmanının sağlanacağı belirtiyor.