Ana içeriğe atla

Biyoplastik İş Kahvaltısı K2013 fuarında menüde

Biyoplastikler, plastik endüstrisinin önemli bir parçası olma yolunda ilerlerken, insanlar da daha ciddi bir ilgi göstermeye başlıyorlar. Bu durum en azından Micheal Thiele yani 2013 Biyoplastik İş Kahvaltısının arkasındaki beynin bu kahvaltıları ilk olarak K 2010'da düzenlediği zaman gördüğü şeydi.

Bu zamanda, bu çalıştay, 3 günlük mini bir sempozyumdan oluşan, daha önceki versiyonlarından 4 kat daha fazla sunum sunan bir hale geldi. Başlı başına bu durum bile biyoplastik ve teknolojilerin sadece 3 yıl gibi kısa bir sürede nasıl evrimleştiğini gösteriyor.

Bütün bunlara rağmen, ortalıklarda birçok tasarımcı, ürün geliştiricisi, üreticilerden oluşan bir güruh halen biyoplastik konusunda neler döndüğünü bilmiyorlar. Sürdürülebilirlik ve yeşil markalar tüketiciler, yatırımcılar ve toplumun büyük kısmı için öncelik hale gelirken, bir firmanın sürdürülebilirlik stratejisine biyoplastiklerin yapabileceği katkıyı farkedebilmek oldukça önemli.

Bu sebeple Micheal Thielen Biyoplastik İş Kahvaltılarında çok geniş bir katılımcı kitlesini hedefliyor ve ekliyor. Her kim geleneksel plastikler yerine yenilenebilir kaynaklı alternatif arıyorsa buraya katılmalı. Endüstriden tanınmış uzmanlar, akademiden ve kurumlardan uzmanlıkarını paylaşanlar ve oluşabilecek bütün sorulara cevapları burada bulmak mümkün. Aynı zamanda kahvaltı toplantıları iş ağlarının kurulması için eşi bulunmaz bir fırsat da sağlıyor.

17 Ekim'de yapılacak ilk toplantıda, odak noktası ambalaj sektörü için biyoplastikler olacak. Bu durum pek de sürpriz değil çünkü biyoplastik sektöründeki önemli artışın en büyük sağlayıcıları gıda, içecek ambalajları, yemek sektörü ve poşetler. Tüketiciler marka sürdürülebilirliğini giderek daha farkediyorlar ve bu durum da ambalajlara da yansıyor. Thielen herkesin bildiği; yenilenebilir kaynaklara yönelmenin fosil kaynaklarına bağlılığı da azalttığı gerçeğini tekrar ediyor.

Kahvaltı toplantısında, yenilenebilir kaynaklardan en azından kısmi olarak üretilen PE, PP, PA ve PET gibi konvansiyonel plastikler hakkında da bilgiler sunulacak. Ek olarak, farklı biyoreçinelerin kombinasyonları ile gelen yenilikçi imkanlar da ortaya konulacak. Örneğin, biyolaminatlar yaratmak için bir malzeme bariyer katmanını oluştururken diğeri ise iyi baskı yüzeyi ve koruma sağlamakta. Daha önemlisi, biyobozunur ve kompostlanabilir ambalaj malzemeleriyle yaratılan seçenekler incelenecek ve bir sunum özel olarak atık sistemleri ve biyobozunur yemek servisi ekipmanları ile ilgili olacak.

İkinci toplantının odağında ise PLA olacak. PLA geleceğin en büyük plastik kalemi olacağı düşünülüyor. Üçüncü ve son sabah ise uzun ömürlü malzemeler ve biyoplastikler konusuna ayrılacak. Mühendislik biyoplastikleri de hali hazırda programa katılanlar için hangi noktada olunduğu konusunun aydınlatılacağı konular arasında yer alıyor.

Son birkaç yıldır, biyobazlı polyamid malzemelerinin özellikle inşaat uygulamasında kullanıldığına şahit olunuyor. Bir sunum da bu bağlamda biyopolikarbonat reçinesini anlatacak, bu malzeme bitki bazlı izosorbide'den üretiliyor. Bu sayede çok tartışılan endüstriyel malzeme Bisphenol-A tamamiyle kullanım dışı kalıyor.

K 2013'te biyoplastik endüstrisi gerçekten güçlü bir şekilde gelecek, yeni ürünler ve teknolojiler gösterimde olacak. Yapılacak olan kahvaltılarda da, katılımcılar bu ürünler ve gelişmeler hakkında daha fazla bilgi alabilecek.

Thielen son olarak; umuyorum ki bu çalışmalar ile insanlar hali hazırda yapılanları ve daha neler yapılabileceğinin daha çok farkında olabilecekler, diyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir. Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte. İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve

Biyopolimerlere Giriş.. Biyopolimer Nedir, Çeşitleri, Farkları

Biyopolimerler canlı organizmalar tarafından üretilen polimerlerdir. Selüloz, nişasta, kitin, proteinler, peptidler, DNA ve RNA biyopolimerlere örnek olarak gösterilebilir. Sayılan bu biyopolimerler sırasıyla şeker, amino asit ve nükleotid adı verilen monomerlerden oluşmaktadır (Mohanty ve ark., 2005). Selüloz Dünya’da hem en çok bulunan biyopolimer hem de organik bileşiktir. Bitkilerin yaklaşık %33’lük bir kısmını selüloz oluşturmaktadır. Pamuğun selüloz içeriği %90 iken, ağaçların %50’sini selüloz oluşturmaktadır (Klemm ve ark., 2004). Bazı biyopolimerler biyolojik olarak yıkılabilirler. Bu da mikroorganizmalar tarafından karbondioksit ve suya yıkılabildikleri anlamına gelir. Ek olarak biyoyıkılabilir biyopolimelerin bir kısmı kompost edilebilir. Bu da endüstriyel kompostlama prosesiyle altı ay içerisinde %90’ına kadar yıkılabilmeleri anlamına gelmektedir. Bu özelliğe sahip olan biyopolimerler Avrupa Standardı EN 13432 (2000)’e göre kompostlanabilir sembolü

Hollandalı Attero Organik Atıktan Biyoplastik Üretmeyi Hedefliyor

Hollandalı atık arıtma şirketi Attero; bitki, meyve ve bahçe atığından plastik üretebileceği bir işletmenin temellerini atmaya çalışıyor. Yerel medya kurumlarına göre şirket Venlo ana merkezinde biyoplastik üretim denemelerine başlamış durumda. Attero 2014 yılı itibariyle pilot tesisini çalıştırmayı planlarken, ticari üretime de önümüzdeki 3-4 sene içerisinde geçmeyi planlıyor. Attero'da 800 kişi çalışıyor ve 2012 yılında 325 milyon EUR'luk iş hacmine sahipti. 2012 yılında 685bin ton organik atığı işleyen şirket, ülkenin 15 bölgesinde biyogaz üretimi gerçekleştirirken, Hollanda'nın ev atıklarının %40'ını da arıtıyor.  Proje geliştiricisi, Olaf Fennis, firmanın finansal desteği Hollanda hükümeti tarafından alacağını ve bu destek sayesinde üretim fiyatı ile pazar fiyatı arasındaki farkın finansmanının sağlanacağı belirtiyor.