9 Eylül 2013 Pazartesi

Biyoplastik İş Kahvaltısı K2013 fuarında menüde

Biyoplastikler, plastik endüstrisinin önemli bir parçası olma yolunda ilerlerken, insanlar da daha ciddi bir ilgi göstermeye başlıyorlar. Bu durum en azından Micheal Thiele yani 2013 Biyoplastik İş Kahvaltısının arkasındaki beynin bu kahvaltıları ilk olarak K 2010'da düzenlediği zaman gördüğü şeydi.

Bu zamanda, bu çalıştay, 3 günlük mini bir sempozyumdan oluşan, daha önceki versiyonlarından 4 kat daha fazla sunum sunan bir hale geldi. Başlı başına bu durum bile biyoplastik ve teknolojilerin sadece 3 yıl gibi kısa bir sürede nasıl evrimleştiğini gösteriyor.

Bütün bunlara rağmen, ortalıklarda birçok tasarımcı, ürün geliştiricisi, üreticilerden oluşan bir güruh halen biyoplastik konusunda neler döndüğünü bilmiyorlar. Sürdürülebilirlik ve yeşil markalar tüketiciler, yatırımcılar ve toplumun büyük kısmı için öncelik hale gelirken, bir firmanın sürdürülebilirlik stratejisine biyoplastiklerin yapabileceği katkıyı farkedebilmek oldukça önemli.

Bu sebeple Micheal Thielen Biyoplastik İş Kahvaltılarında çok geniş bir katılımcı kitlesini hedefliyor ve ekliyor. Her kim geleneksel plastikler yerine yenilenebilir kaynaklı alternatif arıyorsa buraya katılmalı. Endüstriden tanınmış uzmanlar, akademiden ve kurumlardan uzmanlıkarını paylaşanlar ve oluşabilecek bütün sorulara cevapları burada bulmak mümkün. Aynı zamanda kahvaltı toplantıları iş ağlarının kurulması için eşi bulunmaz bir fırsat da sağlıyor.

17 Ekim'de yapılacak ilk toplantıda, odak noktası ambalaj sektörü için biyoplastikler olacak. Bu durum pek de sürpriz değil çünkü biyoplastik sektöründeki önemli artışın en büyük sağlayıcıları gıda, içecek ambalajları, yemek sektörü ve poşetler. Tüketiciler marka sürdürülebilirliğini giderek daha farkediyorlar ve bu durum da ambalajlara da yansıyor. Thielen herkesin bildiği; yenilenebilir kaynaklara yönelmenin fosil kaynaklarına bağlılığı da azalttığı gerçeğini tekrar ediyor.

Kahvaltı toplantısında, yenilenebilir kaynaklardan en azından kısmi olarak üretilen PE, PP, PA ve PET gibi konvansiyonel plastikler hakkında da bilgiler sunulacak. Ek olarak, farklı biyoreçinelerin kombinasyonları ile gelen yenilikçi imkanlar da ortaya konulacak. Örneğin, biyolaminatlar yaratmak için bir malzeme bariyer katmanını oluştururken diğeri ise iyi baskı yüzeyi ve koruma sağlamakta. Daha önemlisi, biyobozunur ve kompostlanabilir ambalaj malzemeleriyle yaratılan seçenekler incelenecek ve bir sunum özel olarak atık sistemleri ve biyobozunur yemek servisi ekipmanları ile ilgili olacak.

İkinci toplantının odağında ise PLA olacak. PLA geleceğin en büyük plastik kalemi olacağı düşünülüyor. Üçüncü ve son sabah ise uzun ömürlü malzemeler ve biyoplastikler konusuna ayrılacak. Mühendislik biyoplastikleri de hali hazırda programa katılanlar için hangi noktada olunduğu konusunun aydınlatılacağı konular arasında yer alıyor.

Son birkaç yıldır, biyobazlı polyamid malzemelerinin özellikle inşaat uygulamasında kullanıldığına şahit olunuyor. Bir sunum da bu bağlamda biyopolikarbonat reçinesini anlatacak, bu malzeme bitki bazlı izosorbide'den üretiliyor. Bu sayede çok tartışılan endüstriyel malzeme Bisphenol-A tamamiyle kullanım dışı kalıyor.

K 2013'te biyoplastik endüstrisi gerçekten güçlü bir şekilde gelecek, yeni ürünler ve teknolojiler gösterimde olacak. Yapılacak olan kahvaltılarda da, katılımcılar bu ürünler ve gelişmeler hakkında daha fazla bilgi alabilecek.

Thielen son olarak; umuyorum ki bu çalışmalar ile insanlar hali hazırda yapılanları ve daha neler yapılabileceğinin daha çok farkında olabilecekler, diyor.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder