Ana içeriğe atla

Havalı Fren ve Kablo Sistemlerinde Biyopolyamid Uygulamaları

Kampaund üretim sanatı üretici için malzemenin işlenmesini kolay hale getirirken, teknik özelliklere de tamamen uyumlu bir polimer üretimini gerektirir. Ticari araçlarda kullanılan havalı fren grubu aksamları da bu bağlamda tipik zor uygulamalardan biridir.

Havalı fren grupları geleneksel olarak DIN 74324 standardına uygun bir şekilde (havalı fren sistemleri için polyamid bağlantılar standardı) PA12 gibi uzun zincirli polyamid malzemelerinden yapılmaktadır. Bu tür polyamidler uygulamanın gereksinimlerini, özellikle de kurulum metodu açısından, en iyi şekilde karşılarlar. Yüzlerce metrelik kablolar yerleştirilirken, polyamid malzemesinin eğilip bükülebilme potansiyeli çok önemlidir. Aynı zamanda ne kadar hassas yerleştirileceği de oldukça önem taşır. Bu uygulamaya destek olması için basınçlı hava frenlerinde çekme esnekliğinin 450-600 MPa arasında olması gerekmektedir. İşte bu noktada da PA1010 malzemesi devreye girer.

Bu uygulamada da daha önce debriyaj uygulamasında bahsedildiği gibi patlamadaki çevresel gerilme teknik özellikler arasında oldukça önemlidir. Ekstrüzyonla çekilmiş tüplerin performansı özellikle 80C üzerindeki sıcaklıklarda düşmektedir. PA1010-PHLY polimerinde ise bu değer rehber değerlerin üzerindedir ve 100C'nin üzerindeki sıcaklıklar içinse PA12'den de daha yüksektir.

Farklı polyamid kampaundlarından yapılmış havalı fren hortumlarında çevresel gerilme değerlerinin karşılaştırılması (1mm duvar kalınlığı, 8mm çaplı hortum)

Havalı frenlerdeki bir diğer önemli gereksinim ise aşınma direncidir. Hortumlar yığın halinde yerleştirildiğinden ve aracın hareketi sırasında birbirlerine sürtünebileceğinden dolayı bu özellik öne çıkar. Aşınma özelliği farklı senaryolarda ve hortumun (40mm uzunlık, 12mm çap) farklı kesitlerini 1kg ağırlıkla ve 160mm/s hızla birbirine sürterek test edilmiştir. PA1010-PHLY'den yapılan bağlantı elemanları, katman kalınlığından 300bin döngü sonrasında dahi herhangi bir kayıp yaşamamıştır. Bu da biyopolyamid malzemesinin yüksek basınç altında dahi kararlı kalabildiğini göstermektedir. Bu malzeme hali hazırda ticari olarak tedarik de edilebilmektedir.

Diğer Kablo sistemleri

Otomobiller en çeşitli iklim koşulları ve farklı bölgelerde bulunuyorlar ve bu sebeple bu farklı koşullara da dayanmak zorundalar. Bu durum polimerlerden yapılan şasi kabloları için de geçerli. Örneğin kablolar çinko klorüre (ZnCl2) en az 200 saat dayanmaları gerekir. Bir diğer deyişle kışın yollara dökülen tuzlara dayanıklı olmalıdır (SAE J844 standardına göre). PA1010 ve PA1012 sadece çinko klorüre değil, aynı zamanda etanol, pil asidi ve petrole karşı da dayanıklıdır. Bu özellikleriyle biyopolyamidler, yakıt hatları ve özellikle de dizel hatları için idealdirler.

Kaynak: Kunstoffe international 3/2012, author; Benjamin Brehmer

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir.

Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte.

İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve ami…

Poliüretan Polimeri Nedir- Kullanım Alanları- Biyobazlı Poliüretanlar

Blogumuzda Poliüretan dosyasını da açıyoruz. İlk defa 75 sene önce Almanya'da bir laboratuvarda sentezlenen bu polimerin geçmişten günümüze olan macerasını size anlatıyoruz.
Bu yazımızda size geçmişten günümüze ve biyopolimerlere ulaşan serüvende poliüretanların tarihi, nasıl üretildiği, yapısı ve kullanım alanlarına dair bilgileri vereceğiz. Son olarak yeni teknoloji ile birlikte son yıllarda poliüretan üretiminde kullanılan petrol bazlı kimyasalların nasıl ve hangi yenilenebilir kaynaklarla üretildikleri yani Biyobazlı Poliüretanlar hakkında bilgiler de vereceğiz.
2012 yılında poliüretan endüstrisi, ilk olarak Leverkusen şehrinde bu çok yönlü malzemenin ilk formunun oluşturulmasının üzerinden 75 yıl geçmesini kutladı. İlk olarak Otto Bayer tarafından 1937 yılında yapılan araştırmalar, elyaf olarak örülmek amaçlı yapışkan bir reçineydi. Amaç Amerika'da üretilen naylon elyaflar ile rekabet edebilmekti. Araştırma 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle dursa da, 1945 yılından …