Ana içeriğe atla

Helmut Lingemann 8.Küresel Biyoplastik Ödülünün Sahibi Oldu

Berlin'de 8.si düzenlenen Avrupa Biyoplastik Konferansında gelenek bozulmadı ve ilk gün Küresel Biyoplastik Ödülünün 2013'teki sahibinin duyurulması ile sona erdi. Sürpriz bir şekilde, kazanan genellikle biyoplastiklere aşina olmayan bir endüstriden geldi. Helmut Lingemann GmbH & Co.KG, adlı yalıtkan cam endüstrisi için alüminyum profil üretme konusunda özelleşmiş olan firma ödülün sahibi oldu. Ödül firmanın Nirotex Evo adını verdiği ve biyoplastikten üretilen çift ve üçlü yalıtkan cam üniteleri için geliştirdiği yeni aralık sistemi için sunuldu.

Bioplastics Magazine adına ödülü sunan Michael Thielen; ödül modern ısı yalıtım teknolojisi modern malzemeler ile birleşince ne olacağının sonucu dedi. Aynı zamanda bu uygulamanın yüksek hacimlerde biyoplastik kullanım potansiyeli yaratacağını belirtti. Aynı zamanda ürünün konferansın bu seneki sloganı olan, Avrupa için Biyo-esaslı bir gelecek yaratmak ile uyuştuğunu da belirtti. 

Helmut Lingemann adına ödülü kabul eden Wolfgang Bauer ise, ödülün firmaları için bir onur olduğunu belirterek, bu özel ürünün fikrini gerçeğe dönüştürmek için çalışan herkese de şükranlarını iletti.

Ödül için yarışan firmalardan ikisi aynı puanla ikinci sırayı elde ettiler. Bu firmalar Kuender & Co. ve SUPLA Material Technology Co adlı dünyanın ilk biyoplastik dokunmatik ekranını üreten firma ve Pharmafilter adlı hastane ve bakım evleri gibi yerler için tamamen yeni bir atık yönetim sistemi öneren Hollanda firmalarıydı.

5 jüriden oluşan uluslararası panel Helmut Lingemann'ı kazanan olarak seçmelerinin sebebi olarak jürilerden biri, firmanın sınırları aşan düşünme tarzından etkilenmelerini gösterdi. Geleneksel yoldan gidip uygulamalarında konvansiyonel plastiği seçebilirlerdi fakat tamamen ve gerçekten yenilikçi olmayı tercih ettiler.

Firmanın yenilikçi Nirotec Evo ürünü, paslanmaz çelik folyodan üretilen ve çeşitli katlılar ile modifiye edilmiş PLA bazlı biyopolimer ile birleştirilmiş bir sıcak kenar profil (warm-edge profile). Sıcak kenar aralıkları yoğunlaşan su probleminin azaltılmasını önemli ölçüde azaltan bir sistem.  Bu problem oda içindeki cam kenarının dışarıdaki hava sıcaklığının altına düştüğü zaman oluşuyor. Bu sistemin kullanılması ile pencerenin ısı yalıtım değerleri geliştirilmiş oluyor.

Helmut Lingemann daha önce bu sistemleri sadece paslanmaz çelik kullanarak üretmişti. Başka bir malzeme kullanılmasına karar verilmesi ile birlike 4 yıllık bir test ve geliştirme süreci devam etti.


Kullanılan malzeme hem yüksek güç ve yapısal destek sağlarken, düşük ısı yalıtkanlğı, elektrostatik yüksüzlüğü ve optimum adhezyon karakteri ile bütün gereksinimleri sağlarken, biyopolimer olması da buzlanmayı tamamiyle önlüyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir. Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte. İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve

Biyopolimerlere Giriş.. Biyopolimer Nedir, Çeşitleri, Farkları

Biyopolimerler canlı organizmalar tarafından üretilen polimerlerdir. Selüloz, nişasta, kitin, proteinler, peptidler, DNA ve RNA biyopolimerlere örnek olarak gösterilebilir. Sayılan bu biyopolimerler sırasıyla şeker, amino asit ve nükleotid adı verilen monomerlerden oluşmaktadır (Mohanty ve ark., 2005). Selüloz Dünya’da hem en çok bulunan biyopolimer hem de organik bileşiktir. Bitkilerin yaklaşık %33’lük bir kısmını selüloz oluşturmaktadır. Pamuğun selüloz içeriği %90 iken, ağaçların %50’sini selüloz oluşturmaktadır (Klemm ve ark., 2004). Bazı biyopolimerler biyolojik olarak yıkılabilirler. Bu da mikroorganizmalar tarafından karbondioksit ve suya yıkılabildikleri anlamına gelir. Ek olarak biyoyıkılabilir biyopolimelerin bir kısmı kompost edilebilir. Bu da endüstriyel kompostlama prosesiyle altı ay içerisinde %90’ına kadar yıkılabilmeleri anlamına gelmektedir. Bu özelliğe sahip olan biyopolimerler Avrupa Standardı EN 13432 (2000)’e göre kompostlanabilir sembolü

Hollandalı Attero Organik Atıktan Biyoplastik Üretmeyi Hedefliyor

Hollandalı atık arıtma şirketi Attero; bitki, meyve ve bahçe atığından plastik üretebileceği bir işletmenin temellerini atmaya çalışıyor. Yerel medya kurumlarına göre şirket Venlo ana merkezinde biyoplastik üretim denemelerine başlamış durumda. Attero 2014 yılı itibariyle pilot tesisini çalıştırmayı planlarken, ticari üretime de önümüzdeki 3-4 sene içerisinde geçmeyi planlıyor. Attero'da 800 kişi çalışıyor ve 2012 yılında 325 milyon EUR'luk iş hacmine sahipti. 2012 yılında 685bin ton organik atığı işleyen şirket, ülkenin 15 bölgesinde biyogaz üretimi gerçekleştirirken, Hollanda'nın ev atıklarının %40'ını da arıtıyor.  Proje geliştiricisi, Olaf Fennis, firmanın finansal desteği Hollanda hükümeti tarafından alacağını ve bu destek sayesinde üretim fiyatı ile pazar fiyatı arasındaki farkın finansmanının sağlanacağı belirtiyor.