25 Nisan 2014 Cuma

Biyobozunur - Kompostlanabilir Plastikler: Ömrünü Tamamlama ve Geri Dönüşüm

Aşağıdaki açık mektup Michigan State University'den Ramani Narayan ve Belçika'daki Organic Waste Systems kurumundan Bruno De Wilde tarafından hazırlandı. Mektup European Bioplastics, European Plastic Converters, Plastic Recyclers Europe ve SPI Bioplastics Council'e hitaben oluşturuldu.

Biyobozunur- kompostlanabilir plastiklerin rolleri ve değerleri hakkında bazı karmaşıklıklar ve yanlış algılar bulunuyor. Biz de araştırmacılar olarak ve biyoplastik uzayında düşünce liderleri ve standard yazıcıları olarak, biyobozunur-kompostlanabilir plastikler için bilimsel bir değer önerisi kaydı sunmak istiyoruz. 

Plastikler özellikle de plastik ambalajlar koruma, performans, hafiflik, enerjinin korunması ve maliyet açısından bir çok değer sağlarlar. Plastiklerin özellikle de ambalajlarda sürekli kullanılmasından oluşan endişe onların ömürlerinin sonunda, 'yaşam döngüsü sonunda' atık kollarına girdikleri zaman başlarına ne geleceğidir. Bu sebeple plastik endüstrisinin, plastik atıklarının güvenli ve verimli bir şekilde işlenmesi açısından, çevreye karşı sorumlu ve bilimsel geçerliliği olan yaşam döngü sonu stratejilerini desteklemesi ve teşvik etmesi gerekmektedir. Herkesin kabul edeceği gibi plastiklerin yaşam döngü sonlarıyla ilgili birçok yaklaşım ve teknoloji olabilir. Açıktır ki, geri dönüşüm de plastiklerin yaşam döngüsü sonu stratejisi için önemli bir stratejidir ve giderek de büyüyen bir stratejidir. Geri dönüşümde dahi teknolojinin alt kolları bulunmaktadır; mekanik geri dönüşüm (aynı ve ya farklı ürün için) ve kimyasal geri dönüşüm (polimeri tekrar monomer formuna geri döndürmek). Biyobozunurluk (doğal biyolojik geri dönüşümün bir formu) ise kompost tesisleri, anaerobik arıtma ve toprak gibi atık yönetim sistemleri ile uyum halindedir ve tek kullanımlık ambalajlar ve yemek servis ekipmanları vb. gibi seçilmiş bazı ürünler için çevresel olarak sorumlu ve verimli bir hayat döngü sonu stratejisi sunmaktadır. Örneğin; kompostlanabilir bir alışveriş poşeti tüketiciye hem satın aldığı eşyaları taşımak ve korumak için yarar sağlarken aynı zamanda, evin içinde, kompostlanabilir biyoatıkları kompostlama tesisleri ve anaerobik arıtma için toplama görevi görmektedir. Bu sayede döngünün kapanması sağlanır ve kompostlanabilir plastikler güvenli ve verimli bir şekilde çevreden mikrobiyal metabolizmalar tarafından bertaraf edilir. 

Gerçek biyobozunur-kompostlanabilir plastikler yaşam döngüsü sonu açısından ve geleneksel plastik geri dönüşümünü tamamlaması açısından önemli bir plastik alt grubudur. Yani günümüzde gerçekleştirilen geri dönüşüm çabalarının yerine geçmekten öte, kompost/anaerobik sistemlerle entegre halinde olan plastiklerin bir alt grubu için tamamlayıcılık sağlamaktadır. Bu sayede pazarda teklif edilen plastik malzemelerin çeşitleri de armakta ve plastik sektörünün canlılığına da katkı sağlamaktadır. Toparlamak gerekirse, gerçek biyobozunur plastikler konvansiyonel plastikler ile rekabet halinde değildir, ki konvansiyonel plastikler uzun ömürlü uygulamalar ve mekanik geri dönüşüm için daha uygunken, biyobozunur plastikleri kullanmak kısa ömürlü ve gıda atığı, toprakla temas ve nem gibi koşullar içeren ve mekanik geri dönüşümün daha zor olduğu uygulamalar için daha mantıklıdır.

Biyobozunur-kompostlanabilir reçine sınıfı, kendilerine göre daha dominant ve geleneksel polietilen (PE), polipropilen (PP) ve polietilen terefitalat (PET) gibi plastik reçinelerinden ayrı ve çok farklı bir gruptur. Biyobozunur- kompostlanabilir reçineler, daha önceki paragraflarda da tartışıldığı üzere kompost/anaerobik atık yönetimiyle yaşam döngüsü sonuna entegre olmakta ve özel pazar uygulamalarını hedeflemektedir.  Yaşam döngüsü sonu seçeneği açısından kompostlama/anaerobik arıtma ve ya toprakta biyobozunurluk ile ilişkili olduğundan, tekrar kullanılabilir alışveriş torbaları için tipik minimum kalınlık gereksinimi olan rakamlar (50 mikron gibi) verimli ve tamamen biyobozunurluğun gerçekleşmesi (mikrobiyal metabolizma ile atıldığı çevreden tamamiyle yok olması) için bu malzemelere uygulanmaması gerekir.

Malesef piyasada çok çelişkili ve kanıtlanmamış, PE, PP, PS ve PET reçinelerini hangi ortama atılırsa atılsın 9 aydan 2 yıla kadar bir sürede tamamiyle biyobozunur ve ya oxo-biyobozunur yaptığını iddia eden katkılar bulunuyor. Plastics Europe tarafından son dönemde yapılan çalışmalarda bu iddialara tutarlı bilimsel bir kanıt sağlanamadı. Farklı ülkelerdeki, Yeni Zelanda, Avustralya, İtalya ve ABD gibi, birçok mahkeme ve düzenleme ajansları bu yanıltıcı ve yanlış iddiaların sahibi firmalara karşı harekete geçmiş durumda. Daha da önemlisi Avrupa Geri Dönüşümcüler birliği ve ABD'deki karşılığı olan birlik bu oxo ve organik katkı bazlı PE, PP ve PET reçinelerinin geri dönüşüm sürecine olumsuz etkisinin bulunduğuna işaret ettiler. Tekrar üzerinde durulması gerekir ki, gerçek biyobozunur-kompostlanabilir reçineler açık bir şekilde bu oxo ve ya organik katkılı PE, PP ve PET reçinelerinden farklılık göstermekte ve yine açık bir şekilde kompostlanabilirlik ve anaerobik arıtma ve toprak uygulamaları için yararlı yaşam döngüsü sonu alternatifleri sunmaktadır.

Biyobozunur plastik endüstrisi çok çalışarak biyobozunurluğun hedef kompost, anaerobik arıtma, toprak gibi ortamlarında test edilmesi için bazı uluslararası konsensus standartlar geliştirdiler. Benzer şekilde kompost ortamında bulunan biyobozunur plastikler ve biyolojik geri dönüşümdeki ambalajlar için özellikler geliştirdiler. Bilimsel standartlar ve bağımsız kurumların sertifikaları, biyobozunur ürünlerin tanınması, test edilmesi ve performanslarının transparan olarak onaylanması açısından elzem kaynaklardır.

Kompostlama için uygun olan plastikler ve ambalajlar için standart tanımlama girişimleri 1990'lı yılların başına dayanmaktadır. Bu yıllarda Amerika'nın Institute for Standards Research (ISR, ASTM'nin araştırma kolu) ve Avrupa'da ORCA (Organic Reclamation and Composting Association) temel ve öncü çalışmalara başladı. Resmi standart özellikleri ise kısa bir süre sonra geliştirildi. ASTM D6400 (Standard Specification for Compostable Plastics- Kompostlanabilir Plastikler için Standart Özellikler) 1999 yılında yayımlandı. Bu yayını bir sene sonrası EN 13432 (Packaging Requirements for packaging recoverable through composting and biodegradation. Test scheme and evaluation criteria for the final acceptance of packaging) standardı izledi. Günümüzde iki uluslararası standart bulunuyor: ISO 17088  Specifications for compostable plastics ve ISO 18606 Packaging and the environment -- Organic recycling. Bu standarttaki tanımlamalar temel olarak aynı test yaklaşımını (ve sonuç gereksinimlerini) uyguluyor: 180 gün içinde %90 biyobozunurluğun gösterilmesi, 90 gün içinde %90 bütünlük kaybının gösterilmesi ve ortaya çıkan kompostta (gübrede) olası negatif etkilerin (ekotoksikoloji ve metal içeriği testleri) gösterilmesi.

Biyobozunurluk ev kompostunda, toprakta, tatlı suda ve deniz suyunda da tanımlandı ve bunun sonucunda birçok farklı test metodu şu anda literatürde bulunabiliyor. Araştırmalar halen devam ediyor ve yeni standart oluşturma projeleri de hızlı bir şekilde geliştiriliyor.

Sonuç olarak, kompostlanabilir plastikler organik atıklarla birlikte kompost tesislerinde tatmin edici bir şekilde kompostlanabilmeleri sayesinde, an itibariyle bazı ticari uygulamalarda (gıda atık torbası, alışveriş torbası, yemek servis ekipmanı, tek kullanımlık çatal-bıçaklar ve ambalaj) kullanılmaktalar. Toprakta biyobozunur plastikler de biyobozunurluğun temel gereklilik olduğu tarımsal malç filmler ve ceset torbaları gibi uygulama alanlarına sahipler. Gerçek biyobozunur ve kompostlanabilir plastikler uzun yıllardır, atık yönetimi ve minimizasyonu sistemleriyle uyumlu bir şekilde çalışıyorlar.

Standardizasyon bu yenilikçi ürünlerin geliştirilmesi ve kabul görmesi konusunda çok önemli bir rol oynadı. Biyobozunurluk, yenilenebilir malzemelerin varlığı ve çevresel etki herhangi bir işaret olmadan tüketiciler tarafından fark edilemeyecek özellikler. Biyobozunurluk iddialarının sağlanması için tekrar üretilebilir test metodları ve standardizasyon geçerli test metodlarını ve gereksinimleri ortaya çıkardı. Sonuç olarak tüketicilerin tercihlerini buna göre yapabilecekler. Aynı zamanda bu pazarda bulanan şirketler de sağlık ve güvenlik gereksinimleri ve çevre bilinciyle hareket ederek bu konuya destek olmalıdır.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder