Ana içeriğe atla

Soma'dan Şık ve Sürdürülebilir Su Filtresi

Amerika'nın San Francisco kentinde faaliyet gösteren Soma firması 'dünyanın en güzel su filtresi' şeklinde sundukları ürünlerini piyasaya sürmekten dolayı oldukça gururlular. Filtre şekil ve fonksiyonu bir araya getirirken, susuz müşterilerine de en güzel tada sahip suyu vaadediyor.

Soma sözcüsü ürünün olabildiğince sürdürülebilir olduğunu belirtiyor. Filtre özgün ve kullanıcı dostu ve aktif kömür kullanan ticari alternatiflerinin aksine, karbon-aktif hindistan cevizi kabuğu kulanıyor. Filtrenin etrafı ise bitki bazlı malzeme olan Alman FKuR firması tarafından geliştirilmiş Bio-Flex ile korunuyor.

Soma filtresinde kullanılan Bio-Flex malzemesi özel olarak enjeksiyon kalıplama uygulamaları için geliştirilmiş. Bio-Flex türü PS (polistiren) ile karşılaştırılabilecek düzeyde mükemmel akışkanlık ve mekanik özelliklerine sahip. Malzeme biyobozunur ve yüksek yüzde oranında yenilenebilir hammadde içeren bir malzeme kullanmak isteyenler için mükemmel bir seçim olarak göze çarpıyor.

Filtrenin tasarımı da oldukça yenilikçi. Altta bulunan koruma bölgesi dökmeden direk olarak filtreden suyun dökülmesini sağlıyor ve iç tasarım da filtrenin kolayca değiştirilebilmesine olanak sağlıyor.

Su uzmanı olan David Beeman filtreyi tasarladı. Aşağıda izleyebileceğiniz Youtube videosunda da neden hindistan cevizi karbonunun çok sağlıklı olduğunu anlatıyor. İddiasına göre kendi tasarladığı filtreden daha iyi bir filtre olamaz.

Soma aynı zamanda cam saati şeklindeki karaflarının da camdan olması sayesinde hem tadın korunacağını hem de sağlık açısından plastiğin BPA kimyasalları riskini bertaraf edeceklerini belirtiyor.

Teknoloji, tasarım, sağlık ve hayırseverliği buluşturan bu proje ile Soma insanların su içme şeklini değiştirecek özgün bir ürün ortaya çıkarmış oldu.

FKuR Bio-Flex grubu biyoplastik polimerlerini Türkiye'de üreticiler Kumru Kimya firmasından tedarik edebilirler.

Not: Yazı yayına girdiğinde YouTube Türkiye'de yasaklı olduğundan, aşağıdaki videoyu görüntülemek için DNS değişikliği ve ya VPN kullanımı gerekmektedir.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir.

Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte.

İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve ami…

Poliüretan Polimeri Nedir- Kullanım Alanları- Biyobazlı Poliüretanlar

Blogumuzda Poliüretan dosyasını da açıyoruz. İlk defa 75 sene önce Almanya'da bir laboratuvarda sentezlenen bu polimerin geçmişten günümüze olan macerasını size anlatıyoruz.
Bu yazımızda size geçmişten günümüze ve biyopolimerlere ulaşan serüvende poliüretanların tarihi, nasıl üretildiği, yapısı ve kullanım alanlarına dair bilgileri vereceğiz. Son olarak yeni teknoloji ile birlikte son yıllarda poliüretan üretiminde kullanılan petrol bazlı kimyasalların nasıl ve hangi yenilenebilir kaynaklarla üretildikleri yani Biyobazlı Poliüretanlar hakkında bilgiler de vereceğiz.
2012 yılında poliüretan endüstrisi, ilk olarak Leverkusen şehrinde bu çok yönlü malzemenin ilk formunun oluşturulmasının üzerinden 75 yıl geçmesini kutladı. İlk olarak Otto Bayer tarafından 1937 yılında yapılan araştırmalar, elyaf olarak örülmek amaçlı yapışkan bir reçineydi. Amaç Amerika'da üretilen naylon elyaflar ile rekabet edebilmekti. Araştırma 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle dursa da, 1945 yılından …