Ana içeriğe atla

Biyoplastikleri Parlak Bir Gelecek mi Bekliyor?


Biyoplastik pazarını büyütmek adına engeller nedir ve bu engelleri nasıl aşabiliriz?


Avrupa biyoplastik pazarı hızlı bir şekilde genişlemeye devam ediyor. 2008 ve 2013 yılları arasında yıllık %20'lik büyüme hızıyla genişledi ve 2013 itibariyle 485milyon Euro'luk bir seviyeye ulaştı. Bu yukarı trendin 2030 yılına kadar korunması ve en mütevazi tahminlerde dahi Avrupa'daki biyoplastik talebinin 5.2-6.7 milyar Euro seviyelerine çıkması öngörülüyor. Doğru teşviklerin varlığında bu rakamlar dahi aşılabilir.

Son zamanlarda ortaya çıkarılan bazı politikalar Avrupa birliğinde (AB) biyoplastik pazarının gelişmesi konusunda önemli bir kıvılcım oldu. Bu durum hem ilginin artması hem de talebin patlaması şeklinde gerçekleşti. Bu görüşülen teklifler arasında, AB atık hedefleri (1) atık geri dönüşümünü ve tekrar kullanımını politikanın ve AR-GE ajandasının tepesine yerleştirmekle beraber, çöp birikim riskini azaltma arzusuyla birlikte de AB ve bazı üye eyaletlerin plastik torbalara vergi ve ya yasak teklifi getirilmesi sonucu ortaya çıktı (2,3,4). Bununla ilişkili olarak, AB Adalet Kurumu kısa bir süre önce Yunanistan'ı çöp döküm kanunu ihlal ederek çevreyi tehlikeye soktuğundan dolayı mahkum etti (5).

PLA ve ya PHA'dan üretilen gibi bazı biyoplastikler evsel çöplerin biyobozunur kısımlarıyla birlikte endüstriyel kompostlama tesislerinde kompost haline getirilebilmekteler. PLA'yı geri dönüştürme konusunda metodlar geliştirilme aşamasında. Bio PE ve PET gibi diğer biyoplastikler ise fosil kaynak bazlı eşdeğerleriyle kimyasal olarak aynı olduklarından dolayı aynı şekilde geri dönüştürülebilir ve aynı atık havuzuna girebilirler. Bu sebeple biyoplastikler komisyonun yayınladığı döngüsel ekonomi paketine (6) uyum sağlamaktadırlar. Bu paket tekrar kullanım ve geri dönüşümü bir norm olarak belirlerken malzemeleri olabildiğince uzun bir şekilde kullanılabilir tutmayı amaçlamaktadır. İster karides kabuğundan (7), atıksudan (8) ya da domatez kabuğundan olsun (9) biyoplastikler ambalaj, sağlık ürünleri, tarım, otomotiv ve tüketici ürünleri gibi birçok sektörde kullanım alanı bulabilirler. Özellikli polimerler ve ambalaj uygulamaları gelecekte öngörülen büyümede en büyük potansiyeli oluşturuyorlar.

Biyobazlı plastiklerin pazarda daha fazla yer almasını tetikleyen nedenler arasında: artan ve sürekli değişkenliği artan petrol fiyatları, malzemenin karbon nötral olması sayesinde oluşan karbondioksit emisyonlarının azaltılma potansiyeli, kaynakların verimli kullanılması ve AB atık hedeflerine potansiyel katkıları sayılabilir. Ek olarak her geçen gün daha fazla tüketici biyobazlı ve biyobozunur malzemelere karşı pozitif bir tavır gösteriyor. Fakat bütün bu tüketicilerin isteklerinin markaların ve ya firmaların Kurumsal Sosyal Sorumluluk çerçevesinde bu malzemeleri kullanmalarını etkileyip etkilemeyeceğini tespit etmek oldukça zor. Sebepler ne olursa olsun, biyoplastik pazarı 2030 yılına ve hatta ötesine kadar şimdiki gonca halinden çiçek haline gelmesi ve yayılması bekleniyor.

Avrupa'da biyoplastiklerin önündeki bariyerleri yıkmak


Zoe B firmasının PHA kumsal oyuncakları
Peki bu hedefe ulaşılmasını ve hatta aşılmasını nasıl sağlayabiliriz. Aşağıda belirtilen fikirler Çerçeve Projesi (FP7) kapsamında bütçelendirilen ve PLA ve PHA'yı ana odak noktası haline getiren BIO-TIC projesi kapsamında sunulmaktadır (10).

Biyobazlı ve biyobozunur plastiklerin önündeki en büyük engel fiyat rekabeti ve performans etrafında dolanıyor.

Ekonomik olarak canlı olabilme prosesi göreceli olarak uzun ve karmaşık olabilir, bu sebeple örneğin PLA gibi yeni polimerler 1940-50 senelerinde geliştirilmiş olmasına rağmen, önemli ölçüdeki pazar payına ancak önümüzdeki senelerde ulaşabilecekler. Fakat uygun bir çerçeve dahilinde, ticari boyuttaki bir üretim  aynı anda ekonomik ölçeğin sağlanmasıyla da desteklenebilir.  Bu bağlamda, fiyat rekabeti engelini aşabilmek için, hükümet desteği yoluyla geçici bir pazar yaratmak biyoplastik endüstrisi için oldukça faydalı olacaktır. Bu tür çözümler arasında biyobazlı plastiklerin geliştirilmesi adına yatırım teşvikleri ve vergi avantajları sağlamak ve ya Amerika'da olduğu gibi biyo tercih programları uygulamak bulunuyor. Aynı kapsamda biyobazlı ürünler için AB Lead Market Initiative de yenilenebilir hammaddelerden yapılan ürünlerin pazarlarını genişletmek amacıyla bazı tavsiyelerde bulundu. Sonuç olarak yasaklar ve ya yasakç engellemeler yerine pozitif regulasyonların tüketicileri de aynı yöne çekmek adına en etkili metod olduğu düşünülüyor. Bu tür politikaların değer zincirinin marka sahipleri, üreticiler, satıcılar ve üreticiler dahil bütün halkalarını kapsaması gerekiyor. Yine de marka sahiplerinin bu erken aşamada henüz fiyat rekabetini yakalayamamış olan biyoplastikleri üretimlerine entegre edip, fiyat farkını absorbe ederek biyoplastiklere pazar payı yaratma konusunda önemli bir gücü bulunuyor. Coca-Cola firmasının PlantBottle örneğinde olduğu gibi.

Supla PLA elektronik ürünü kılıfı

AB'de biyoplastiklerin yüksek ölçekli geliştirilmesi konusundaki ikinci büyük sorun ise, petrol bazlı alternatifleriyle karşılaştırıldıkları zaman performans ve özellikleri konusundaki yetersizlik algısı. Bu konuda biyoplastiklerin pozitif bir çevre sağlanması konusunda gerekliliğinin tüketici ve son kullanıcı tarafından farkındalığı oldukça önem teşkil ediyor. Bu sayede ısrarcı politikalar ve teknolojinin geliştirilmesi konusunda bazı ince ayarlar yapılabilir.

Biyoplastiklerin Avrupa'da parlak bir geleceği bulunuyor. Sadece bizi petrol kaynaklarına bağlı olmaktan kurtarmayacak aynı zamanda biyobozunurluk ve/veya geri dönüştürülebilirlik özellikleri sayesinde döngüsel ekonomiye yönlenme konusunda yardımcı olacak. Bunlara rağmen biyoplastiklerden alınacak tam anlamıyla verimlilik ancak fiyat-rekabetini ortadan kaldırmak ve tüketici algısı ve farkındalığı gibi sorunlara cevap vermekle mümkün olacaktır.

Kaynaklar:
1- Proposal for a DIRECTIVE OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL amending Directives 2008/98/EC on waste, 94/62/EC on packaging waste, 1999/31/EC on the landfill waste, 2000/53/EC on end-of-life vehicles, 2006/66/EC on batteries and accumulators and waste batteries and accumulators, and 2012/19/EU on waste electrical and electronic equipment (2014)
2- LE Goff F., Portugal plans environmental tax reform ENDS Europe
3- Bulleid R., Council could back plastic bag reduction target, ENDS Europe
4- Le Goff F., France to ban single-use plastic bags from 2016, ENDS Europe
5- Court of Justice of the European Union, PRESS RELEASE No 104/14, C-600/12 Commission v Greece
6- Communicatiın from the Commission to the European Parliament, The Council, The European Economic and Social Committee and The Committee of the Regions, Towards a circular economy: A zero waste program for Europe (2014)
7- Thielen M., Bioplastic from shrimp shell, Bioplastics Magazine vol9 no 3, p.31
8- Johnson R., Prague Post.com, available at http://www.praguepost.com/technology/40774-pilot-project-turns-wastewater-to-bioplastic.htm
9- European bioplastics News bulletin 03/2014 available at http://en.european-bioplastics.org/blog/2014/06/24/briefs-2/

10- 7th Framework Programme for Research and Technological Development (European Commission)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir. Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte. İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve

Biyopolimerlere Giriş.. Biyopolimer Nedir, Çeşitleri, Farkları

Biyopolimerler canlı organizmalar tarafından üretilen polimerlerdir. Selüloz, nişasta, kitin, proteinler, peptidler, DNA ve RNA biyopolimerlere örnek olarak gösterilebilir. Sayılan bu biyopolimerler sırasıyla şeker, amino asit ve nükleotid adı verilen monomerlerden oluşmaktadır (Mohanty ve ark., 2005). Selüloz Dünya’da hem en çok bulunan biyopolimer hem de organik bileşiktir. Bitkilerin yaklaşık %33’lük bir kısmını selüloz oluşturmaktadır. Pamuğun selüloz içeriği %90 iken, ağaçların %50’sini selüloz oluşturmaktadır (Klemm ve ark., 2004). Bazı biyopolimerler biyolojik olarak yıkılabilirler. Bu da mikroorganizmalar tarafından karbondioksit ve suya yıkılabildikleri anlamına gelir. Ek olarak biyoyıkılabilir biyopolimelerin bir kısmı kompost edilebilir. Bu da endüstriyel kompostlama prosesiyle altı ay içerisinde %90’ına kadar yıkılabilmeleri anlamına gelmektedir. Bu özelliğe sahip olan biyopolimerler Avrupa Standardı EN 13432 (2000)’e göre kompostlanabilir sembolü

Hollandalı Attero Organik Atıktan Biyoplastik Üretmeyi Hedefliyor

Hollandalı atık arıtma şirketi Attero; bitki, meyve ve bahçe atığından plastik üretebileceği bir işletmenin temellerini atmaya çalışıyor. Yerel medya kurumlarına göre şirket Venlo ana merkezinde biyoplastik üretim denemelerine başlamış durumda. Attero 2014 yılı itibariyle pilot tesisini çalıştırmayı planlarken, ticari üretime de önümüzdeki 3-4 sene içerisinde geçmeyi planlıyor. Attero'da 800 kişi çalışıyor ve 2012 yılında 325 milyon EUR'luk iş hacmine sahipti. 2012 yılında 685bin ton organik atığı işleyen şirket, ülkenin 15 bölgesinde biyogaz üretimi gerçekleştirirken, Hollanda'nın ev atıklarının %40'ını da arıtıyor.  Proje geliştiricisi, Olaf Fennis, firmanın finansal desteği Hollanda hükümeti tarafından alacağını ve bu destek sayesinde üretim fiyatı ile pazar fiyatı arasındaki farkın finansmanının sağlanacağı belirtiyor.