Ana içeriğe atla

Organik Atıkların Ayrı Toplanmasının Faydaları

Ocak 2015 itibariyle, Almanya'da organik atıkların ayrı toplanması zorunlu hale geldi. Bu durumun uygulamaya geçirilmesi ise henüz yavaş bir şekilde ilerliyor ve bütün belediyeler biyoatıkların toplanması ile ilgili düzenli bir plan belirlemiş durumda değil. Kompostlanabilir ürünlerden sorumlu Alman Kurumu olan 'Verbund kompostierbare Produkte e.V' bu sebepten dolayı belediyelere biyoatıkların ayrı toplanması yönünde düzenlemeler ve evlerde organik atıkların toplanabilmesi için kompostlanabilir biyoatık torbaları sağlanmasının desteklemesi için de çağrı yaptı. Alman Organik Atık regulasyonuna göre bu tip torbaların kullanılmasına izin verilirken, birçok atık firması ve belediyeler bu çözümleri kabul etmek konusunda tereddütlü davranıyor.

İtalya'nın ikinci büyük şehri olan Milano'da yürütülmekte olan 'Milano Recycle City' (Milano geri dönüşüm şehri) adlı projede de organik atıkların toplanması konusunda kompostlanabilir biyoatık torbalarının kullanılmasının yararları açık bir şekilde gösterildi. Milano'daki ev sakinlerinin daha temiz, hijyenik ve kolay bir şekilde organik mutfak atıklarını bertaraf etmelerinin dışında, projenin ilk 18 aylık süresi boyunca ayrı toplanan biyoatık miktarı da önemli ölçüde artmış oldu. 

Organik atık kolunun kontaminasyon oranı dramatik olarak azaltılırken, diğer atık kolları da daha temiz hale geldi. En önemlisi, atık alanlarından önemli miktarda organik atık doğru geri kazanım yöntemlerine yönlendirilerek, kaynaklanması muhtemel sera gazı emisyonlarının da önüne geçildi. Proje bütün beklentileri de aşarak, 2015 yılında %53.5'lik bir oranda ayrıştırılmış atık toplama oranına ulaşılmasını sağladı ve bunun önekli bir bölümü gıda atıklarından geldi.

Kompostlanabilir plastik biyoatık torbalarının kullanılmasının bir başka süpriz yan etkisi daha oldu: organik atıkları nemli tutarak (kağıt torbalarla karşılaştırıldığında, genelde bu tip torbalar içindeki ürünlerin kurumasına neden oluyor) atıktaki kalorifik değerin korunmasını ve özellikle de anaerobik bozunma (anaerobic digestion/AD) sırasında biyogaz üretimi için daha yüksek verimlere ulaşılmasını sağlıyor.

Birçok uzman tarafından AD ve kompostlamanın birbirleriyle entegre edilmesi en uygun yol olarak görülüyor. Scula Agraria adlı İtalyan firmasından Alberto Confalonieri de Kopenhag'da düzenlenen Plastik ve Biyoatık Konferansın'da bu konuya değindi. Biyoatık ilk olarak AD'ye uğratılarak biyogaz üretimi sağlanıyor. Geri kalan atık ise endüstriyel kompost tesisine trasfer edilerek, değerli bir kompost haline getiriliyor ve gübre ve ya toprak iyileştirici olarak yeni bitkilerin gıda, yem ve malzeme gibi kullanım alanlarında kullanılmak üzere yetiştirilmesinde katkı sağlıyorlar.


Atıkların ayrı toplanma sistemleri ile ilgili 28 Avrupa ülkesinde BiPRO tarafından yapılan ve Avrupa komisyonu tarafından da denetlenen ve yakın zamanda yayınlanan rapora göre, 28 üye ülke arasında biyoatıkların toplanması ile ilgili kullanılan yöntemler önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Fakat aynı zamanda rapor organik atıkların ayrı toplanmasının toplamda ayrı toplanan kuru atık miktarını arttırdığı ve bu sayede de geri dönüşüm hedeflerini de yükselttiğini gösteriyor. Bu durum da hem verimli teknik bir atık yönetim altyapısı hem de biyoatıkların zorunlu bir şekilde ayrı toplanmasının Avrupa Atık Direktifi tarafından konulan geri dönüşüm hedeflerine ulaşma konusunda önemini ortaya koyuyor. Ayrı toplanan organik atıkların hacmi ne kadar yüksek olursa, bu atıkları verimli bir şekilde geri kazanma konusunda sistemlerin geliştirilmesi konusundaki teşvik o kadar yüksek olur ve bu sayede en iyi ekonomik ve çevresel sonuçlar elde edilebilir.

Kompostlanabilir plastik biyoatık torbaları üretimi için uygun olan FKuR firmasının geliştirdiği Bioflex grubu malzemeleri Kumru Kimya şirketinden tedarik edebilirsiniz.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Kendi Biyoplastiğinizi Nasıl Üretebilirsiniz

Biyoplastiklerin en güzel tarafı tamamiyle petrolden bağımsız kaynaklardan üretilebilmeleridir. Buna ek olarak elinizde petrol dahi olsa normal plastik hammaddelerini üretebilmeniz için çok yüksek ısılara çıkabilecek teknolojik aletlere ve damıtma aletlerine ihtiyacınız vardır. Fakat biyoplastik tamamiyle evde bulunabilen basit maddeler ile üretilebilmektedir. Greenplastics.net sitesinin desteğiyle hazırlanan ve 2008 yılında hazırlanmış olan 'Kendi biyoplastiğinizi yapın' adlı youtube videosu zamanında pek rağbet görmemiş olsa da son dönemdeki bazı haberler sonrasında tekrar gündeme getirilmesinde yarar olacağını düşünüyorum. Aşağıda İngilizce olarak seyredebileceğiniz videoyu anlayamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse; öncelikle gerekli malzemeler açıklanıyor, bir ısıtıcı, bir tencere, su, nişasta, gliserin ve sirke. Son olarak da üretilen biyoplastiği yayıp kurutmak için düz bir yüzey ve aluminyum folyo da gerekmekte. İşin biraz kimyasına inilirse; nişasta amiloz ve

Biyopolimerlere Giriş.. Biyopolimer Nedir, Çeşitleri, Farkları

Biyopolimerler canlı organizmalar tarafından üretilen polimerlerdir. Selüloz, nişasta, kitin, proteinler, peptidler, DNA ve RNA biyopolimerlere örnek olarak gösterilebilir. Sayılan bu biyopolimerler sırasıyla şeker, amino asit ve nükleotid adı verilen monomerlerden oluşmaktadır (Mohanty ve ark., 2005). Selüloz Dünya’da hem en çok bulunan biyopolimer hem de organik bileşiktir. Bitkilerin yaklaşık %33’lük bir kısmını selüloz oluşturmaktadır. Pamuğun selüloz içeriği %90 iken, ağaçların %50’sini selüloz oluşturmaktadır (Klemm ve ark., 2004). Bazı biyopolimerler biyolojik olarak yıkılabilirler. Bu da mikroorganizmalar tarafından karbondioksit ve suya yıkılabildikleri anlamına gelir. Ek olarak biyoyıkılabilir biyopolimelerin bir kısmı kompost edilebilir. Bu da endüstriyel kompostlama prosesiyle altı ay içerisinde %90’ına kadar yıkılabilmeleri anlamına gelmektedir. Bu özelliğe sahip olan biyopolimerler Avrupa Standardı EN 13432 (2000)’e göre kompostlanabilir sembolü

Hollandalı Attero Organik Atıktan Biyoplastik Üretmeyi Hedefliyor

Hollandalı atık arıtma şirketi Attero; bitki, meyve ve bahçe atığından plastik üretebileceği bir işletmenin temellerini atmaya çalışıyor. Yerel medya kurumlarına göre şirket Venlo ana merkezinde biyoplastik üretim denemelerine başlamış durumda. Attero 2014 yılı itibariyle pilot tesisini çalıştırmayı planlarken, ticari üretime de önümüzdeki 3-4 sene içerisinde geçmeyi planlıyor. Attero'da 800 kişi çalışıyor ve 2012 yılında 325 milyon EUR'luk iş hacmine sahipti. 2012 yılında 685bin ton organik atığı işleyen şirket, ülkenin 15 bölgesinde biyogaz üretimi gerçekleştirirken, Hollanda'nın ev atıklarının %40'ını da arıtıyor.  Proje geliştiricisi, Olaf Fennis, firmanın finansal desteği Hollanda hükümeti tarafından alacağını ve bu destek sayesinde üretim fiyatı ile pazar fiyatı arasındaki farkın finansmanının sağlanacağı belirtiyor.